‘Zırzırı’nın Biri’

Çürük demiş bize ‘zırzırının biri’.
Söğüşçüler’ini de çağırsaydı ya! Onlar da deseydi ağzı dolu höykürerek, gülerek, çıldırarak. Hemi de Angara parklarında çimlerin içinde bozuk para arayarak. Olma mı?


Genelde gece eğlencesinden dönerken paçacıya uğrar çürük – söğüş yer bizim ekabirler. Daha gençler şırdan, mumbar, kırkkat, kokoreç seçimine gider. Büyük saat de 24 saat ciğer, dalak, böbrek, daş*ak var. Ağzının tadını bilene.


Sürtük demiş bize ‘zırzırının biri’.

Zırhlıbaşlılar’ını da çağırsaydı ya! Onlar da deseydi ağzı dolu höykürerek, gülerek, çıldırarak. Hemi de Angara parklarında çimlerin içinde birbirinin üzerinden atlayarak. Olma mı?

Çocukken park oyunlarından birdirbir, uzun eşek, güreş tutmak güzel oyunlardı bizim için. Rakibin üzerinden atlamak değil de rakibi çökertmekti önemli olan. Hoyda bre!


Şimdi hazra-yı dimen zib-i ser-i rağbettir.

Kaldı Vehbi gibi pamal ü muhakkar sünbül.
Sünbülzade Vehbi

Ter-damen olanlar bizi alüde sanır lik

Bizi mail-i bus-i leb-i cam ü kef-i destiz.
Bağdatlı Ruhi

Saltanat sürtük’e kandan gelen hazinedir

Zamana her yandan sürtüne kerkine gelir.
Adanalı Bahattin

Ben küfürbaz değilim. İlham perilerim sürtük.

Can Yücel.

Buraya kadar Mutfak ve Zooloji esprisi yeter.

Sayın Cumhurbaşkanımız grup toplantısında ‘içindeki acıların dip yerinden’ Muhalefete, Gezicilere, vesselam canını sıkan herkese Çürük demiş, Sürtük demiş. Demiş de demiş.

Parkta, pazarda, yolda gezicilere sordum sözlerini. Herkes taahhütlü olarak iade yerinde duruyor. Üstüne üstlük ‘tabanım böyle düşünüyor demez mi?’ Demek ki tabanların duygusu da karşılıklı yerde duruyor! İster inan, ister inanma. Yersen, çürük var, kaç porsiyon olsun!

Böyle sözleri çocuk ya da aklını zay etmiş yaşlı söylediğinde elbette güleriz. Sonra da söyleyen çocuğa böyle sözlerin kaka olduğunu, ağzına kaka bulaştırmamasını söyleriz. O da bir daha söylemez.

Biraz da vizyona bakalım. Tırsıtılmış ve Yandaş Kemik Medyası söylenenleri görmedi. Cesur Medya yapılmaması gereken yerden gelen hakareti sağır sultana bile duyurdu. Helal olsun!

Cumhurbaşkanı Milletin dışarıda temsilcisi, içeride ise eşitlikçisidir. Anayasanın ve kanunların koruyucusu ve denetleyicisidir. Adaletin ve Huzurun bozulduğu yeri gösterendir. Ulusal Ahlakın temsilcisidir. Danışman ordusuyla ülkenin kandırılamayanıdır. Sözün özü bu!

Bütün ekran yorumcuları ‘söz belanın başından geldi’ kıvamında ya ‘ben bu sözleri söyleyemem’ ya da ‘ahlak kerterizinde’ dolanıyorlar. Sen eğlen de yüreğim sen eğlen!

Sabır ve Hoşgörü Peygamberlik zanaatıdır derler. Becerebilmek herkese harç değildir. Dünyaya duygu ile sarılmak ise hiç değildir. Ve bütün peygamberlerin kendine has üretime dayalı bir mesleği vardır.
Osmanlıya bakınca da padişahların baş’lık dışında yine mesleklerinin olduğunu görürüz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın öncesinde de böyle sözlerini görmüştük.
Camide içki içtiler, görüntüyü göstereceğim, dedi. Hala görüntü yok!
Başörtülü bacımın üzerine işediler, görüntüyü göstereceğim, dedi. Hala görüntü yok!
Görüntüleri izledim diyen İbibiklerden hala tık yok!
Sayın Bahçeli ile kankalık öncesi birbirlerine ettikleri sözler, milletin anılarında bütün cıvıklığını hala koruyor.
Mesele, olmasaydı iyi olurdu değil, hiç olmaması gereken davranışlar bunlar.
Sayın Ahmet Necdet Sezer’in ağırlığından gelen saygınlığı milletin yüreğinde sıcacık durur.

Sayın Cumhurbaşkanımız Dünya Tütünsüz Günü’nde seçilmiş gençleri toplamış ‘içkiye sigaraya durmadan zam yapıyoruz. Aç – susuz duruyorlar ama içkisiz, sigarasız durmuyorlar’ dedi. Seçilmiş gençler ‘eyvallah baba’ edasında okeyledi. Gülünç bir durumdu, güldüm!

Anlayışın seviyesi çıpa altı. Önemli olan o insanları aç susuz bırakıp merdiven altına yönlendirmek değil, varlık içinde kaliteye yönlendirmektir. Her şey gelir meselesi! Ülkeden, gelir dağılımının bozukluğundan haberi yok. Çevresi ve kendine ulaşanların tamamı gelirin zirvesi! Sözünü ettikleri ise düşük gelirin dibi!

Yahu bu ‘adam’ hiç mi tersgörü yapmaz! Bu kadar mı unuttu geldiği yerleri!

Sayın Cumhurbaşkanımız Sayıştay’ın yıldönümündeki konuşmasında ‘Sayıştay’ın icracı kurumlardaki denetiminin sadece açık arama veya ceza penceresinden bakarak yapmaması gerektiğini düşünüyorum. Doğru olan yaklaşımın iş ve işlerin hukuka uygunluğunu kolaylaştırıcı, yardım edici, yol gösterici bir anlayışla denetim faaliyetlerinin yürütülmesinin doğru olduğuna inanıyorum,’ dedi.

Sayıştay ne iş yapar; Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.

Sayıştay anayasal hak olarak ‘kuruşun kayıp – zay olduğu yerleri belirlemek ve ortaya koymak için’ kurulmuş bir kurumdur. Ceza penceresinden değil de yardımcı olmak, kolaylaştırıcı olmak penceresinden bakın demek, Rahmani değildir.

Mayıs geçti, Haziran geldi. Haziran bize geldi, ama Cumhur İttifakına hançer olup girdi gibi. Bu gün 4 Haziran bitti. Buğday taban fiyatı için hükümette hala ses yok.

Bekliyoruz! Ekmek 5 lira mı olacak, 10 lira mı olacak?

Piyasanın karar için taban fiyatı bilmesi gerek. Yalnızca ekmek olsa iyi! Geride bir sürü buğday ürünü de bekliyor hükümetin taban fiyatını.

Sevgili Okur; Kötü niyetli için söylenen güzel bir söz vardır; Cehennemin yolu iyi niyet taşları ile döşenir, diye. Doğrudur! Demokrasilerde iktidar olmak için yarışanların hepsi azığındaki iyi niyet sözlerini kullanır.

İktidar olup rahat döneme geçince çeyiz’inde sakladığı şeyler ortaya saçılır. Millet merakla bakar saçılanlara. Çoğunluğu kötü ise sandıkta gönderir ‘zillet’i başından. İyi ise bir süre daha kalsın der.

TÜİK sepet hırsızı. Enflasyon Çıyanı! Durmadan sabit gelirlinin ve bütün milletin cebinden – yaşamından çalıyor. Unutma! Sandık Zamanı bütün ümitlerini ve güzel isteklerini yüreğine katarak düşmelisin yola. Unutturma!

Bahattin Avcu

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun