Ülkemizin Sorunlarına ve Ülkemizi İlgilendiren Küresel Sorunlara Yorumlarım

Yazımı çok önem verdiğim 2 ilke ile yazıyorum;

Birinci ilkem; ülkemizin ulusal çıkarlarının Avrasya’da olduğu gerçeğidir!

İkinci ilkem ise; Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “YURTA BARIŞ ve DÜNYADA BARIŞ” sözlerinin ışığıdır.

Dünyamızda savaş lobilerine, savaşa ve savaş manevralarına trilyonlarca dolar harcayan ABD+NATO+AB ülkelerinin savaş kışkırtıcılığına şiddetle karşıyım.

Önce ülkemizi ilgilendiren konulardan söz edeceğim.


Basında çıkan haberlere bir göz atalım.

a) Miçtotakis, Türkiye’yi suçladı ve ayakta alkışlandı.

b) Almanya Başbakanı Selânik’e gidiyor ve orada şu şekilde konuşma cüretinde bulunabiliyor. AB üyesi bir ülkenin egemenliğinin tartışmaya açılması kabul edilemez.” Yunanistan’ın savunma bakanı özetle; Türk Silahlı Kuvvetlerini tehdit etme cüretini gösteriyor. Tabii ki ABD ve bazı AB ülkelerinin desteği ile!!!

c) Akdeniz de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile askeri tatbikat yapıyorlar; bu ve benzeri nedenler ile çıkaracağım sonuç şu: Türkiye’nin Avrupa’dan ve batıdan kovulduğunu gözlüyorum!

Türkiye gibi jeopolitiği çok önemli, olan bir ülkeyi yok saymanın bedelini en çok Yunanistan ödeyecek, ancak şu uyarımı da yapmak isterim; 6’lı masanın 10 ilkesinin sonunda şu satırlara dikkatinizi çekmek istiyorum. “Türkiye’nin AB perspektifine odaklanarak(!!!) demokratik dünyanın saygın bir üyesi olmayı hedefliyoruz.”

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, İstanbul Sözleşmesini Parlementoya sunarak “Kadınlarımıza sahip çıkmalıyız.” dedi. Benim en çok merak ettiğim konu şu ülkemizde çok tartışmalı olan bu sözleşmeden Sayın Cumhurbaşkanının bir kararı ile çıkmıştık, oysa her zaman Zelnskiy’i destekleyen Sayın Cumhurbaşkanımızın tepkisi ne olacak?

Diyanet akademisi kurulur iken, bu kuruluşa destek veren iktidar partileri dışında; 22 CHP, 14 İYİ Parti destekledi;

HDP ise tarafsız kaldı! Eğer muhalefet desteklemeseydi, iktidar partisinin bu yasayı çıkaramayacaktı.

Bu akademinin görevleri arasında ilkokul ve orta okullarda görevleri var. Akademidekilerin askerlikten muaf tutulması gibi uygulamalar da var. Yani Ata’mızın 100 yıl önce kendisine teklif edilen imamların askerlikten muaf olmasını talep edenler verdiği kararlı sonucun öcü mü alınıyor diye düşünüyorum ve son günlerde Laik düzene yapılan, Atamızın resimlerine saygısızlıkların artmasının bu yasanın çıkması ile ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?

Ben tam 55 yıl bu partide siyaset yaptım, Manisa’da bugün partimi tanıyamıyorum.

Bu günlerde mevcut siyasi partilerin Laikliği koruyabileceğine inanmıyorum ve o nedenle henüz siyasi parti olmasa bile, ülkemizde LAİKLİKliğe ancak KEMALİZM ile ulaşabiliriz.

Diyanet akademisinin kuruluşuna oy verenler halktan özür dilemeyecek mi? Her zaman ilkelerden söz ediyorlar, hatadan dönmek de bir uygarlık ilkesidir.

Bir kamuoyu araştırmasındaki çarpıcı sonuçlar;

CHP seçmeninin % 95 ev satışı ile vatandaşlık verilmesine karşı ev satışı ile vatandaşlık verilmesine karşı olan MHP seçmeninin % 87’si, AKP’nin ise % 80’i karşı. Bu araştırma gösteriyor ki hiçbir konuda uzlaşamayan iktidar ve muhalefet arasındaki uyum seçmenlerine de yansıdığını gösteriyor. Ayrıca Dr. Nedim Türkmen’in bir araştırma sonucu; bugüne kadar satılan vatandaşlık sayısı 25.969 şu anlarda vatandaşlık almanın karşılığı 500.000 dolar.

Benim görüşüm ise;

Geçtiğimiz günlerde her cuma günleri saat 9:00’da ulusal kanalda “Çılgın Türkler” dizisinde ülkemizin var olma savaşı olan Sakarya Savaşı vardı. Rahmetli Turgut Özakman‘ın özetlediği bu savaşta, kendimi bir anda savaşın ortasında hissettim. 22 gün ve gece süren bu savaşta Mustafa Kemal’in savaş stratejilerini hayranlıkla izledim ve tek bir özelliği olan mangal dağındaki Türk subay ve erlerinin olağanüstü çabaları sonucunda savaş kazanıldı.

Tam bağımsız Türkiye’nin önü açıldı, o savaşta gördüğüm fedakarlık karşısında gözlerim yaşardı ve zaman anladım ki biz Türkler o yiğitlere layık olabilir miydik? Ve yine anladım ki o günkü Türklerin vatandaşlığı hiçbir parasal değerle ölçülemez.

Moskova, yeni bir G8 önerisi getiriyor;

Rusya parlamentosu Duma’nın başkanı Volodin “Rusya’ya yapılan yaptırımlara katılmayan Çin, Hindistan, Endonezya, Brezilya, Meksika, İran ve Türkiye ben bu öneriyi önemsiyorum.”

Katılıyorum ancak ülkemizdeki siyasi partilerde böyle bir irade var mıdır? Bu konuda şimdilik pek iyimser değilim.

Venezüella;

ABD’nin saldırılarına direnen bir ülkenin başkanının gelir gelmez; Atatürk’ün Anıtkabrini ziyaretini önemsiyorum.

Kazakistan’dan bir haber;

Kazakistan halkı anayasa değişikliğine % 77 oranında evet dedi, alınan kararlar ise;

  • Cumhurbaşkanının yanı sıra üst düzey yargıçlar ve güvenlik görevlileri partilere üye olamayacak.
  • Kazakistan’ın yer altı kaynakları “devlete aittir” ifadesi “halka aittir” diye değişti.
  • Cumhur başbakanının yakın akrabaları üst düzey göreve getirilmeyecek.
  • Yetkileri arttırılan meclis bütçeyi de denetleyecek.
  • Ülkeyi 28 yıl yöneten Nursultan Nazarbayev’in milli lider statüsü kaldırıldı.
  • Türkiye dışişleri bakanlığı genel olarak anayasa reformunu desteklediğini ifade etti.

Not: Son zamanlarda, pek çok yazar bu ülkedeki tahıl üretimi konusunu gündemine getiriyorlar; ben senelerdir bu konuda yazıyorum, umarım artık fiilen etkimizi de görürüz.

Orhan Ayber

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun