Ulan(!) 2 Kilo Et Kaç Para Biliyor Musun?

Ak Partinin özgül ağırlığı olmayan ve Cumhurbaşkanının Danışmanlığını da yapan Bülent Arınç Kanal 42’nin programında aynen böyle dedi. Vallahi! Sonrasında Meclis Başkanı’nın da hesap hatasını kulağına sokarcasına söyleyerek Cumhur İttifakına nasıl bir bataklıkta dolandığını da söyledi.

Ve kanal 42 yayınladığı bu videosunu kaldırdı. Şimdi izlenemiyor! Ne güzel. Özgünlüğün olmayınca esen yelde savrulup gidiyorsun.

İster inan, ister inanma!

Ak Parti, Mhp, yani Cumhur İttifakı Millet’in gözünde bitmiş. Papağanları her gün Cnn ve Habertürk’te cik cik’lese ne yazar.

Cumhurbaşkanının yardımcısı 6’lı masanın 7. ayağı PKK diyor. Önce bir dönsün aynaya baksın! Orada mutlaka terörist başının gönderdiği mektubu hazmeden memurun suretini görecektir.

BBP Genel Başkanı Destici, kankası Bahçeli gibi, bizim adayımız Erdoğan’dır dedi. Lokma güzel, afiyet olsun, helal olsun, geze geze kasaba gidip bir kuzu kestirsin. Ne de olsa hakkı!

Yahu hele biraz sabredin. Önce ‘Adam’ çıksın bir adayım desin. Sonra ortaya çıkarsınız. Yoksa arka planda başka planlar mı var? Hem güleriz, hem öyle planları da bozarız biz!

Geçen gün Mehmet Sevigen’i Cnn’de izledim. Geçmişte bakanlık yaptığını da belirtti. O da adaylık için Gül’ün yanında yönünde dolanmış, anlaşılan bu. CHP’nin, Millet İttifakı’nın adayı kim, çıksın ortaya diyor. İyi ki de partiden atılmış, sana verilen emekler haram olsun dedim. Hem de içim dolu dolu!

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal Millet İttifakı’nın adayı için belirlenen kırmızıçizgiden birini söyledi. Halk Tv’de program yapan Levent Gültekin ortaya atıldı, çırpınmaya başladı ‘olmaz bu, olamaz, Gül olsun’ anlamında feveranla birlikte tehdit savuracak oldu. Sonra sus pus oldu. Çöktü yerine!

Söz başına doğru geri dönersek!

Sayın Erdoğan ‘Ben ekonomistim’ dedi, ‘Kitap yazdım’ dedi. Çevremdeki Ak Partili dostlara ‘Erdoğan’ın kitabını okudunuz mu’ diye sordum. Bir tane okudum diyene rastlamadım. Pazarda, markette karşılaştıklarıma da Sayın Erdoğan’ın ekonomistliğini sordum. Olumlu bir yanıt almadım.

Emine Hanım da kitap yazdığını söyledi, basım – tanıtım için bakanlık bütçesi kullanıldı. Çevremde sordum, okuyan olmamış.

Damat bey de kitap yazdığını söyledi. Ahmet Hakan ‘su gibi’ okumuş! Fikirlerini, önerilerini de beğenmiş. Ama ben çevrede okuyan kişi görmedim. Hem de ciltsiz, 288 sayfa. Fiyat 49.50.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati çıktı yabancı sermayeye ‘biz can, mal, ırz, inanç güvencesini veren bir ülkeyiz. Hem arkamızda Erdoğan var. Sorun olursa hemen çözeriz’ dedi yahu. Batıya mı dedi, Afrika’ya mı, Ortadoğu’ya mı, Asya’ya mı bilemedim. Sözün özü Demokrasiye yatkın değil.

Geçen Pazar günü İbrahim Lüle ağabey ile semt pazarına gittik. Cumhur İttifakının zorunlu kabul edenlerinin dışında hiç birinin kabul etmediği enflasyon ve zamlar almış başını gitmiş. 250 lira bitti, Pazar arabam dolmadı. İstediklerimin hepsini alamadım. Onları da alacak olsam rahat bir 100 lira daha giderdi.

Pazarcılar önceden Erdoğan’cı olurlardı. Şimdiyse çoğunluğu Erdoğan’a söylenen müşterilere hak veriyorlar.

Sevgili Okur; hepimizin kendimize göre sorumluluklarımız var. Kimimiz çocukları okutacağız, kimimiz evlendireceğiz, kimimiz büyüteceğiz. Her şeye kavuşmak imkansız hale geldi. Azınlığın tuzu kuru, çoğunluğun geçimi dar. Ülke Ak Parti politikalarından dolayı yoksullaşmış. Çaresizler Allah’a, şükür’e, hükümetten gelecek yardıma sığınmış. Dert bir değil, elvan elvan. Erdoğan’ı temsil edenlerin umuru değil! Çoklu maaş sistemi millete göre değil.

Eskiden zam gelince yapana söylenirdik. Şimdi üreticinin çektiği, nakliyecinin çektiği, herkesin üzerindeki vergi yükü herkesin malumu! Ne bakkalı suçluyoruz, ne marketi. Önüne gelen hükümete düzüyor en içten düzgülerini.

Erdoğan’ın Özal’dan ne farkı var! Bir malın fiyatı üç gün sonrasına aynı kalmıyor. Erdoğan’ın Çiller’den ne farkı var! Hükümetin her yanı uğursuzun, hırsızın, baronun resimleri ile dolu. Hükümetin durumu 80’lerden de, 90’lardan da kötü duruma geldi. Söylersen hükümet alınıyor, söylemezsen içine batıyor.

Yazılı ve görsel basın seçim havasına girildiğinin açık kanıtı. Sandık meydana gelince, içinin bütün güzellikleri ve umutları ile sandığa gitmen dileğiyle. Unutma, unutturma! Bu ülke bizim.

Bahattin Avcu

Not: Fotoğraf Bursada Bugün sayfasından alıntıdır.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun