Üç Küresel Güce Karşı Tutumlarımız Nasıl Olmalı?

Öncelikle, tüm dostlarımın ve yazılarımı paylaşarak daha çok okunmama sebep olan kardeşlerimin yeni yıllarını içtenlikle kutlarım. Türk milletinin dünya barışında etkili olmasını ümit ediyorum ve ülkemizde, dünyada barış hakim olsun dileğimle. Dış politikamızda onurlu bir ülkeye yakışır gelişmeleri siyasi önderlerden umutla beklerken, ülkemizin çıkarlarının da sonuna kadar savunulduğuna şahit olalım istiyorum. Ancak, umudumuzu yitirmeden aydınlık yarınlara ulaşabileceğimizi unutmayalım.

Bu yazımda detaylıca dünyamızdaki üç küresel güç dosyasını iletmeden, şu küçük Arap ülkelerinden sözde Türk dostu olarak bilinen Katar‘a bakalım…

Ki bu ülke dünyanın en fazla doğal gazı olan (doğal gaz zenginliğinin sınırsız olan bu ülke), ülkemizin sorunlu olduğu Güney Kıbrıs devleti ile bir anlaşma yapıyor ve bu anlaşmayla; ABD merkezli Exxon mobil şirketi ile Akdeniz’de doğal gaz arıyor!!!

Bu küçücük ülke ABD’den habersiz hiçbir şey yapamaz (Türk dostluğu ise bir palavradan ibarettir!) ve yine basından
aldığım habere göre; bu ülke savaş uçaklarını Türkiye’de kullanmak için hazırlayacakmış!!! Bu küçük Arap ülkeleri acaba hangi ülke ile savaşmayı düşünüyorlar ki? Anlaşılan o ki ABD, bunlara benden şu kadar
silah almak zorundasın diyerek bu ülkelere silah satmak için baskı yapıyor olmalı ki satıyor!

Küresel güçlerin dosyalarını iletmeden siz değerli okurlarımızın, bu dosyalarla birlikte ülkemizin ulusal çıkarlarını aramaya gayret ettiğim hususları dikkatle değerlendirmenizi rica ederim.

ABD+NATO dosyası

ABD+NATO dosyası olarak değerlendirdim çünkü unutmayınız ki NATO şu anda ABD’nin modası geçmiş bir gücü olduğu gerçektir.

ABD sınırımızda pkk/ ypg ile ortak tatbikat yapıyor!

Yunanistan ile sınırımızın yanında Savunma Anlaşması (Dedeağaç’ta) yaparak çok miktarda silah desteği verebiliyor!

Geçtiğimiz günlerde ABD sahil güvenliği ile Yunanistan sahil güvenliği ortak anlaşma kapsamında Ege’deki bize ait adalarda bile Türk balıkçılarını ABD ve Yunan devriyeleri kovalayacak!

ABD’nin sözde özgürlükler raporunda Türkiye’ye çok ağır eleştiriler var!

Sonuç; Türkiye’mizin uluslararası çıkarı adına ABD’den herhangi bir beklentimiz olmamalıdır!…

RUSYA / PUTİN dosyası

Astana’da yapılan toplantıda Putin Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlı olma koşulu ve Türk askerlerinin Suriye’den ayrılacağı sözüne; Dış işleri bakanımız itiraz etti ve Suriye hükümetinin hiçbir zaman kabul etmeyeceği koşulları ileri sürdü! Örneğin özgür bir seçim gibi (Suriye’nin devlet yapısını bilenler böyle bir şartın kabul edilmeyeceğini bilmeleri gerekir ki daha fazla ayrıntıya girmiyorum.) 
Bu tür durumlarda Rusya lideri Putin’in tepkilerini farklı gösteren bir lider olduğunu biliyoruz!

Kremlin: Putin ve Mısırlı mevkidaşı Sisi, iki ülke arasındaki işbirliğini görüştü. Bu telefon görüşmesinde şu anlaşmalar yapıldı; bir nükleer santral yapılması, Süveyş Kanalı’nın yanında Rus sanayi bölgesi yapılması ve Mısır’ın Haziran 2022’de düzenlenecek olan St Petersburg uluslararası ekonomik forumuna Putin katılma sözü verdi. (Bu haberi sputniknews haberden okudum.)

Putin bu kararı ile gerek Akdeniz’de gerek ise Afrika’ya ulaşmak için Mısır’dan yararlanma fırsatı olduğunu düşünüyorum.

ÇİN ve SURİYE dosyası

Çin devleti adına Çin dış işleri bakanı Wang Yi’nin Suriye’yi ziyaretinde, Çin devletinin yaşadığımız çağdaki dünyanın en büyük ve en görkemli projesi olan “bir kuşak bir yol” adına yapıldığını vurguladı ve Suriye’nin yeniden yapılanmasını sağlayacaklarına söz verdi ayrıca; Suriye devletinin toprak bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığı konularında güvence verdi… Çin devleti aslında Suriye’yi Afrika’ya atlama basamağı olarak görüyor.
     
Son günlerde başta Mısır olmak üzere pek çok ülke Suriye ile ilişkilerini derinleştirdi ve hemen hepsi Suriye’de büyük elçiliklerini açtılar. Bu arada Suriye lideri Esad ABD dahil pek çok ülkede yayınlanan News Week dergisine kapak konusu oldu başlık ise Esad için “Geri döndü”!…
 
Önerim; ABD’nin Çin devletinin ayrılmaz parçası olan Tayvan üzerinde oynadığı oyunlara karşın Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyabilir mi? Neden olmasın!
       
Zaten ne Katar, ne Arap emirlikleri, ne Pakistan, ne İslam işbirliği teşkilatının ülkeleri, ne de Azerbaycan; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyamaz! Bunu yapacak tek ülke Çin devletidir, ancak basit ve ilkel çıkarlar nedeni ile birkaç ucuzun alkış arzusu yüzünden keşke, Çin devletini karşımıza almasaydık!
 
Sonuç: artık Çin devleti yüksek teknolojisi ile kendisine yeni bir yol buldu, Suriye üzerinden Afrika zenginliklerine ulaşacak…
 
Not: Bu yazı Uluslararası İlişkilerimize Yorumlarım ve Önerilerim başlığındaki yazımın devamıdır, daha önce ilettiğim mesajları okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun