Türkiye Cumhuriyeti Bayrağımız!

Yer Çanakkale, Türk Ordusu Mustafa Kemal önderliğinde;

İngiltere İmparatorluğu’na bağlı Anzak yani Avustralya + Yeni Zelanda ordusu ile çarpışmaktadır. Mustafa Kemal askerlerine “Size vatan için ölmeyi emrediyorum!” der.

Kahraman Mehmetçik hiç tereddüt etmeden emri uygular, savaşın adı Anafartalar Savaşı olarak tarihe geçer ve bu savaş aynı zamanda ilerde büyük bir tarih yazacaktır… Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıkmasıdır da…

 

Teslim Olmayan Bayrak!

Yer Avustralya Savaş Müzesi, burada 57. Alay’ımızın Şanlı Bayrağı vardır, bu bayrak teslim olmayan bayrak olarak tanıtılır; alayın son eri ölene kadar bayrağını teslim etmez, ancak son erde vurulur ve son er bayrağı yere düşürmez ve bir ağaca asar!!!

İşte o günden beri tüm dünyada, savaş müzesinde teslim olmayan ve yere düşmeyen bayrak olarak anılır.

Türk ordusu için bayrak, en kutsalıdır ve onu taşıyan asker için en onurlu görevdir.

 

Büyük önderimiz Mustafa Kemal’in diğer milletlerin bayraklarına saygısı;

Kurtuluş savaşımız artık bitmiştir, Kahraman ordumuz İzmir’e girmiştir (Yer şimdi Karşıyaka nikah salonunun karşısı).

Yunan Kralı I. Aleksander’ın İzmir’i işgal eden ordularını yüreklendirmek için İzmir’e geldikten sonra, kendisine tahsis edilen bir villaya yerleşir ve o binaya girer iken yere serilen Türk bayrağını çiğneyerek içeri girer, İzmir halkı bu davranışa çok içerler.

Mustafa Kemal de aynı binaya girerken yerde bir Yunan bayrağı vardır; Atamız, ”derhal bu bayrağı kaldırın” der ve sözlerini “Yunan Kralı’nın yaptığını ben yapmam, BAYRAK KUTSALDIR!” diyerek tamamlar!!!

Yunan ordusu İzmir’i işgal ettikten sonra Türk halkına son derece acımasız davrandı. Örneğin, evlerinde Türk bayrağı bulunduranlar infaz edildiler…

Şimdi ben bu yazımda gerek İzmir’in İşgali gerekse İzmir’in Kurtuluşu ile ilgili en güzel yazıları paylaşan ve yine bu konuda pek çok kitap yazmış arkadaşım Yaşar Aksoy‘un anılarına yer vermek isterim.

Yunan ordusu Polatlı’ya kadar gitse bile İzmirliler hiçbir zaman bir gün Türk ordusunun İzmir’i kurtaracağından umutlarını kaybetmemişlerdir, neticede Yunan ordusu yenilmiş çekilirken bütün geçtikleri köyleri kasabaları ve şehirleri yakmışlardır!!!

Ve nihayet 9 Eylül’den bir gün önce ordumuz İzmir’in sınırlarına ulaşmıştır. Ordumuzu karşılamak için tüm şehirde lambalar yanmaktadır, her evde o güne kadar kız çocuklarına kırmızı eteklik diken İzmirliler Gazi’miz Mustafa Kemal’in ordusunu karşılamak için kırmızı etekliklerden bayrak yapmaktalardır; fakat Karşıyaka’daki bir aile de kırmızı eteklik kumaş yoktur evin kızı “ben bu sorunu çözerim” der ve elini keserek beyaz patiskayı kırmızıya boyar ve bir bayrak da onlar yapar (bildiğim kadarı ile bu bayrak Sayın Yaşar Aksoy’dadır).

9 Eylül günü Muzaffer Türk ordusu İzmir’e girdiğinde Binlerce Bayrak ile karşılanır, hatta Hükümet binasına önce bu bayraklardan birisi asılır, daha sonra alay gelince alayın bayrağı asılır.

İzmir’in Kurtuluşu ile ilgili bilgi almak isteyenlerin 9 Eylül günü pek çok yerde konferans verecek olan Sayın Yaşar Aksoy’un (ki pek çok kitabı vardır son kitabı Gavur Mümin gibi) kendisi ile iletişim kurabilirler. 

Şanlı Bayrağımız ile ilgili tarihi anılarımızdan ilettim, artık yazıma bayrağımızın önemi, bayrağımıza yapılan saygısızlıklar ve bayrağımız için alınan yeni yasaları belirterek yazıma devam edeceğim.

 

***

Bayrak!

Kurtuluş Savaşı’mız çok çetin bir tarihe sahip, amacı düşmanları ülkemizden kovup, bağımsız yaşamaktı. Bu bayrağı kolay kazanmadı Atalarımız!

Türkiye Cumhuriyeti’ni diğer ülkelerde temsil eden, varlığıyla bağımsızlığımızı ve vatanımızda toprak bütünlüğümüzü simgeleyen Bayrağımız Ay Yıldız‘ımız. Her bakışımızda farklı tarihi duyguları yaşatan ve duygulandıran en değerli kutsaliyetlerimizden. Birlik ve beraberliğimizi de sembolize eder. 

Milli Bayramlarımızdan rahatsız olup türlü bahaneler ile eskisi gibi kutlanmasına hasret kaldığımız bu günlerde, eskisi kadar çocuklarımız ellerinde bayraklarla şanlı kutlamalarda bulunamıyor.

Ayrıca ülkemizde yapılan en büyük siyasi hatalardan birisi, etnik kimliklerin farklı olduğu bölgelerde Türklük baskısı yaparak, bayrağımızın bazı insanları kışkırtmak için alet olarak kullanılması çok üzücü. Ki bu siyaseti yapanların Türk olduğuna inanmam mümkün değil, onlar yerli millici adıyla ülkeye zarar verenler.

Haberlerde, sosyal medyalarda en çok bayrağımızın şehitlerimiz üzerinde tabutlardan yavrularımızı sararken görürüz. Artık, yanlış politikalardan çok şehit veren ülke olmak istemiyorum ve karşılığında başarısızlık uğruna olduğunu görmek istemiyorum. Milli kurtuluş günlerimizdeki gibi hasret kaldığımız ülke başarılarındaki kutlamalarda ve tarihi coşkularımızda bayrağımızı çokça görmek istiyorum.

Bayrağımıza yapılan saygısızlıklar arşa uzandı. Bu bize neyi düşündürmeli ileteyim; vatanımıza, milletimize, bağımsızlığımıza ve tarihimize saygısızlıklarını arttırıp cüretlerini arttırarak bizi yok etmeyi amaçladıklarını ilan etmeyi hatta karşımızda birlik olmayı amaçladıklarını da gösterir. En önemli bazı olayları sizin için gündeme getiriyorum.

“Asrın liderimizin “tıpkı kuvayı milliye gibi” dediği arkadaşlar, teşekkür mahiyetinde Türk Bayrağı’nı yaktı… Bu arkadaşları tebrik mahiyetinde o direğe oturtacak bir hükümetimiz olsun isterdim”
Yılmaz Özdil

Bir bez parçası gibi ayak altına alınıp, üzerinde namaz kılmak, indirmek, yakmak vs… Her türlü saygısızlığın affı olamaz! Bayrak bilincini topluma yeniden iletmek gerek.

Mülteciler bayrağımıza defalarca saygısızlıkta bulunduktan sonra kendi ülke bayraklarını dalgalandırmak istemiş, dinciler ise şehit atalarımızın kanından oluşan bayrağımızı çok kez yok sayıp Hilafet türündeki bayrakları dalgalandırmak istemiştir. Hem nedir bayrağımızı ayaklar altına alıp namaz kılmak! Bayrağımızın yani ülkemizin cenazesini kılarcasına ve sanki biz yaşamıyoruz! Bu kadarına cüreti nasıl aldıklarına da dikkat etmek gerek!

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır ve bu ülke yani bizim ülkemiz; vatanı ve bayrağı için en fazla kan döken ulustur…

Bu yazım umarım toplumda farkındalığın artmasına sebep olur.  Al Yıldız‘ımıza düşmanlarımızın karşısında sahip çıkalım ve hep birlikte yapılan tüm saygısızlıkları kabul görmeyelim. Bayrağımız düşerse yenilmiş olacağımızı unutmayalım.

Yaşamımın sonuna dek Cumhuriyet’e olan borcumu ödemeye devam edeceğim, umarım neslimin ardından da siz gençlerin de aynı kutsal görevi devralırsınız. Çünkü benden önce nasıl dalgalandıysa bayrağımız, benden sonra da ilelebet dalgalanmalı! Asil kanınıza güveniyorum.

 

Türk Bayrağı Tüzüğü

Adnan Menderes’in Mustafa Kemal Atatürk için çıkarttırdığı hakaret kanunu gibi, Türk Bayrağımız için yapılan kanunlar aynı benzer sonuçlara ulaştı. Adnan Menderes’in arzusunda kutsaliyeti kanuna çevirerek kutsaliyeti hedef almakla ve ülke kurucumuzu hedef göstermekte çok başarılı olmuştu. Aynı şeyi 1985’te Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığında, Turgut Özal’ın Başbakanlık makamında iken; 25 Ocak 1985 tarih ve 85/9034 numaralı “Türk Bayrağı Tüzüğü” ile de benzer sonuçlar oldu, bayrağımıza saygısızlıklar arttı!

“Kanuna göre, Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmî yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara, kürsülere örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez. Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz. Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.”

Okuyunca doğru yaptıklarını zannedebilirsiniz, fakat size ilettiğim alıntıyı dikkatle tekrar okumanız arzu ediyorum. Neden bayrağımızdan rahatsız olup, ülkemizde bayrağımızın yaygın kullanımına engel olmuşlardır?

Hakareti veya bayrağa saygısızlık cümlelerinde ise kanunun, en başta ilettiğim gibi kutsal olan bir şeyi kanunsal olarak ispatlayarak, hedef gösterme bulunmaktadır. Sizlere Türk Bayrağı (Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı Kanunu değil!) Kanunu‘nun son halini ileterek sizleri düşünmeye davet ederek, ayrıca yasaların saygısızlıklar ile paralel geliştiğini de irdelemenizi arzu ederken, burada yazıma son veriyorum. Lütfen dikkatle okuyunuz.

TÜRK BAYRAĞI KANUNU

 

          Kanun Numarası            : 2893

          Kabul Tarihi                   : 22/9/1983

          Yayımlandığı R. Gazete  : Tarih   : 24/9/1983      Sayı  : 18171

          Yayımlandığı Düstur      : Tertip  : 5    Cilt : 22   Sayfa : 599

                                                                                

           Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı” nın kanunlara

                           göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.

                                                                              

             Amaç

             Madde 1 – Bu Kanunun amacı Türk Bayrağının şekli, yapımı ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir.

             Bayrağın Şekli ve Yapımı

             Madde 2 – Türk Bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak kaydıyla beyaz ay – yıldızlı albayraktır.

             Bayrak ile özel bayrakların (sembolik bayrak, özel işaret, flama, flandra ve fors) standartları, hangi kumaş ve maddelerden yapılacağı yönetmelikte gösterilir. (1)

             Bayrağın Çekilmesi ve İndirilmesi

             Madde 3 – Bayrak, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yurt dışı temsilciliklerine ve kamu kuruluşlarıyla gerçek ve tüzelkişilerin deniz vasıtalarına çekilir. Yurt içinde ve yurt dışında yetkililerin araçlarına takılır.

             Bayrak çekilirken ve indirilirken tören yapılır. Bayrak törenlerinin gereken biçimde yapılmasından o mahaldeki yetkili amirler sorumludur.

             (Değişik : 14/7/1999 – 4409/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında Türk Bayrağı sürekli çekili kalır.

             (Değişik : 14/7/1999 – 4409/1 md.) Bayrağın; nerelerde daimi olarak çekilmeyeceği, hangi kapalı yerlere konulacağı, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağı, kamu kurum ve kuruluşlarından başka yerlerde ne zaman ve nasıl çekileceği, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı yüzer birliklerinde ve Türk Bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanları ile Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törene ilişkin hususlar, yönetmelikte gösterilir. (1)(2)

             Bayrağın Yarıya Çekilmesi

             Madde 4 – Türk Bayrağı, yas alameti olarak 10 KASIM’da yarıya çekilir. Yas alameti olmak üzere Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanı Cumhurbaşkanlığınca ilan edilir. (3)

–––––––––––––––

(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükte” ibareleri “yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 49 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Türk Silahlı Kuvvetleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile Sahil Güvenlik Komutanlığı” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

(3) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakanlıkça” ibaresi “Cumhurbaşkanlığınca” şeklinde değiştirilmiştir.

 

 

5994

 

             Bayrağın Selamlanması

             Madde 5 – Çekilmesi ve indirilmesi esnasında veya tören geçişlerinde Bayrak, cephe alınarak selamlanır.

             Bayrağın Örtülebileceği Yerler (1)

             Madde 6 – Türk Bayrağı, Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin ve yönetmelikte belirlenecek asker ve sivil kişilerin cenaze törenlerinde bunların tabutlarına, açılış törenlerinde ATATÜRK heykellerine veya resmi yemin törenlerinde masalara örtülebilir.

             Ayrıca milli orf ve adetler göz önünde tutularak Bayrağın diğer kullanılma şekil ve yeri yönetmelikte gösterilir.

             Yasaklar (2)

             Madde 7 – Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya uniforma şeklinde giyilemez.

             Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve yönetmelikte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz. (2)

             Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.

             Bu Kanuna ve yönetmeliğe aykırı fiiller yetkililerce derhal önlenir ve gerekli soruşturma yapılır. (2)

Cezalar

             Madde 8 – (Değişik: 23/1/2008-5728/421 md.)

Bu Kanuna ve çıkarılacak yönetmeliğe aykırı olarak Bayrak yapmak, satmak ve kullanmak yasaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan Bayraklar o mahallin yetkili amirlerince toplatılır. (3)

Bu Kanun hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde mahalli mülki amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca idarî para ceza verilir.

             Yönetmelik (4)

             Madde 9 – Bu Kanunun ilgili maddelerinde yönetmelikte düzenleneceği belirtilen hususlar ile kanunun uygulanmasına ilişkin diğer esaslar, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir

             Yürürlükten kaldırılan kanun:

             Madde 10 – 29 Mayıs 1936 Tarih ve 2994 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

             Yürürlük

             Madde 11 – Bu Kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.

             Yürütme

             Madde 12 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

–––––––––––––––

(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “tüzükte” ibareleri “yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “tüzükte” ibaresi “yönetmelikte” ve dördüncü fıkrasında yer alan “tüzüğe” ibaresi “yönetmeliğe” şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ “tüzüğe” ibaresi “yönetmeliğe” şeklinde değiştirilmiştir.

(4) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 82 nci maddesiyle, bu maddenin başlığı “ Tüzük” iken“Yönetmelik” şeklinde, birinci fıkrasında yer alan “tüzükte” ibaresi “yönetmelikte” şeklinde ve “bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.

 

5994-1

 

 

 

 

Not: Bayrak genişliği ne olursa olsun (G) emsali değişmez.

5994-2/6020-2

 

2893  SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA

ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN İPTAL KARARLARININ

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE

 

 

Değiştiren Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası

2893 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen maddeleri

Yürürlüğe Giriş  Tarihi

4409

18/7/1999

5728

8

8/2/2008

KHK/680

3

6/1/2017

7072

3

8/3/2018

KHK/700

2, 3, 4, 6, 7, 8, 9

24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)

Kaynak; https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2893&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5#:~:text=T%C3%BCrk%20Bayra%C4%9F%C4%B1na%20s%C3%B6zle%2C%20yaz%C4%B1%20veya,%C3%B6nlenir%20ve%20gerekli%20soru%C5%9Fturma%20yap%C4%B1l%C4%B1r.

Orhan Ayber

Rumeli Ateşler İçinde, Makedonya Yanıyor!…

Parola Budur

Cumhuriyetin Çocukları Dalavere Nedir, Bilmez!

 

 

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun