Mudanya Ateşkes Antlaşması, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, Ütopya Aydınlanma Toplantısı, Sayın Meral Akşener’in Konuşması, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ABD Gezisi…

Cumhuriyet tarihimizin en anlamlı günü; Mudanya Ateşkes Antlaşması… Tarih, 11 Ekim 1922 (bundan yüz yıl önce).

Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal’in yüksek irade ve kararlılığı ile çok güvendiği İsmet İnönü’nün temsil ettiği Mudanya’daki görüşmelerde savaş sona ermiştir.

Bu konuda Cumhuriyet gazetesindeki iki yazarın yazılarını önermek isterim.

a) Sayın Prof. Dr. Mustafa Özyurt’un makalesi (Silahlara Veda 100 Yaşında).
b) Doç. Dr. Hüner Tuncer’in makalesi (Mudanya Ateşkes Antlaşması).

Beni üzen ise göz gezdirdiğim pek çok gazetede ülkemiz için çok önemli bu tarihi konuya ilgi duymamaları!!!

Bu gün 11 Ekim dünya kız çocukları günü;

Bu özel günde çok güzel, çok anlamlı yazılar yazmak isterdim ki bazı kafaların kız çocuklarımıza bakışını biliyoruz. Bu nedenle kız çocuklarına kem gözle bakanları kınamak ile yetiniyorum… Kızlarımız okumalı ve çalışmalıdır.

Ütopya aydınlanma toplantısı

7-10 Ekim tarihleri arasında Karaburun’da her yıl yapılan Ütopya aydınlanma toplantısına katıldım. Çok değerli kardeşim Sayın Enis Musluoğlu ve eşinin ev sahipliğinde düzenlenen Emperyalizm karşıtlığı temalı toplantılardı.

Toplantıya pek çok aydınımız katıldı; isimlerini saymak istemiyorum, çünkü anımsamadığım dostlar olabilir ise gerçekten çok üzülürüm.

Benim bu toplantıda yaptığım konuşma Antarktika (Güney Kutup) ile ilgili tezlerimdi. Antarktika; üzerinde Emperyalizmin kan dökmediği bir kıtadır! Bu kıtada büyük ya da küçük ülke yoktur. Dünyanın ortak malıdır; güneş veya gezegenler gibi…

Bu kültür dünyamızın geleceğine örnek olacaktır!!! Bir süre sonra iklim krizi ve aşırı hava olayları tüm dünyamızı tehdit etmeye başladığında bu kıtanın kurallarına gereksinim duyacağız.

Sayın Meral Akşener’in konuşması

5 Ekim günü İyi parti genel başkanı Sayın Meral Akşener TBMM de çok talihsiz bir konuşma yaptı. Bu konuşmayı yazmam ve ne yazık ki katılanların kendisini ayakta alkışlamalarını eleştirmem sonucu bana çok saldıracaklarını biliyorum. Ancak bu konuşmanın ülkemize çok zararları olacağını da biliyorum; bu nedenle ülkemin ulusal çıkarları için bu yazıyı yazmalıyım.

Sayın Meral Akşener konuşmasında Ayastefanos anıtından söz ediyor. Bu anıt son Osmanlı Rus savaşında İstanbul’un kenar mahallelerine kadar gelen Rus ordularının kaybettiği 5 bin askerin anısı için (padişahın izni ile) barış anlaşması içinde yer alan bir madde ile yapıldı.

Kısa bir süre sonra bu anıt Enver Bey (daha sonra Enver Paşa olacak) tarafından yıkılarak yok edildi ve bu yıkım filme alındı. Bu konuyu Akşener neden, niçin gündemine aldı hiç anlamadım.

Benim tahminim sanırım Meral Hanım Ülkücü geçmişini hatırladı (!!!) Manisa’da siyasi yaşamım boyunca tek duyduğumuz slogan “Komünistler Moskova’ya” sözleri idi… Oysa bizler sadece CHP üyeleriydik, tam 53 arkadaşımızı; aydınımızı katlettiler!!! O günlerde ülkemizde sosyalist veya komünist olmak için mangal gibi yürek taşımak gerekirdi.

Peki, bu Rusya düşmanlığını anladım. O zaman bulunduğumuz yüzyılda Rusya Türkiye ilişkilerinden söz edelim.

a) Türkiye Kurtuluş savaşı günleri; artık ülkemizin başında Gazi Mustafa Kemal var. Türkiye antiemperyal bir savaş yaptığı için Rusya’nın tamamen karşılıksız olarak ülkemize yaptığı yardımlar; 39.000 tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 147.000 top mermisi, 2 avcı botu. Ayrıca doğu sınırımızda Rus ordusunun bıraktığı silahlar, fişek fabrikası için teçhizat, 200 kilo külçe altın ve 10 milyon altın ruble. Bütün bu yardımlar karşılıksız olarak verilmiştir… Bu yardımlar Karadeniz’den İnebolu’dan ülkemize gelmiştir ve kağnılarla cepheye kahraman Türk kadınları tarafından taşınmışlardır. O kadınlarımızın öyküsü ise bir destandır…
b) Artık ülkemiz kurtulmuş ve tam bağımsız bir devlet olmuştur, fakat kalkınmamız için önemli tesislere ihtiyacımız vardır. Rus devleti ile yapılan anlaşmayla İskenderun demir çelik, Seydişehir alüminyum fabrikası, Aliağa petrol rafinerisi, Oymapınar barajı ve daha pek çok tesis… Bunların karşılığını ürettiğimiz ürünlerle ödedik.

Meral Hanım sizin düşman olarak tanımladığınız ve gurubunuzun da ayakta alkışladığı Rusya gerçeği bu; şimdi isterseniz beni eleştirin. Siz daha önceleri de Çin devletini Sincang Uygurları için (bir alkış uğruna) hedef almıştınız. Türkiye’yi Avrasya’dan uzaklaştırıp ABD + NATO + AB’ye teslim etmek mi istiyorsunuz?

Sayın Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisi

İcazet almak için gitmiyorum dediniz; oysa yurt dışına yaptığınız bu ilk ziyaret ile yeriniz belli oldu zaten beraber gittiğiniz ekip fiilen ABD’nin yanında olduğunu defalarca beyan etti.

Kısa bir süre önc;e Kaliforniya eyaletinin 25 Nisanı Ermeni soykırımının yıl dönümü olarak kabul etmesini nasıl değerlendireceksiniz?

ABD’nin Yunanistan’daki üsleri konusunda her hangi bir itirazınız olacak mı?

ABD’deki bilim insanlarını ziyaret ediyorsunuz ancak, şu anda ABD’nin silikon vadisinde 3.000 Türk bilim insanı var; bunları ülkemize kazandırmayı düşünüyor musunuz? Oradaki Türkler ABD Emperyalizmine hizmet etmiyorlar mı?

Not: Gerek Çin, gerekse Hindistan silikon vadisinde çalışan bilim insanlarını kendi ülkelerine getirerek bilimde büyük devrim yaptılar. Şu anda Çin devleti bilim ve araştırmada ABD’yi geçmiş durumda.

Son sözlerim Türkiye tümden Atlantik, ABD’ye teslim olmuş gibi ne yazık ki!!!!

Bir zamanlar ülkemizde başbakanlık yapmış olan Davutoğlu “Değerli yalnızlık” demişti. Doğal olarak yalnızlığın değerlisi olmaz. Son zamanlarda bölgemizde bu siyasetten geri dönmek için gerek Mısır, İsrail gerekse Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye ve Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi düzeltmek için çok gayret sarf ettik. Çok kutuplu dünyada kaybettiğimiz Avrasya’yı bir daha kolay kazanamayız.

Rusya Ukrayna savaşı Rusya’nın ele geçirdiği bölgeleri ABD, NATO ve bazı AB ülkeleri başta İngiltere ve bazı AB ülkeleri kabul etmeyeceklerini dünyaya ilan ettiler. Türkiye de tanımayacağını İbrahim Kalın da (ki bundan Sayın Cumhurbaşkanımızın da mutlaka haberi vardır.) Sadece yeni alınan bölgeleri değil Kırım’ın da ilhakını tanımayacağını açıkladı.

Türkiye şu anda Rusya’nın dünyadaki yalnızlığını istismar etmesinin bedelini sonraları çok ağır ödeyebilir. Uluslararası ilişkiler hata kaldırmaz, diyerek yazımızı sonlandıralım.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun