Küfür, Çaresizliğini Sesli Haykırmaktır!

Görmüyor musun elim kolum bağlı hiçbir şey yapamıyorum, demektir küfür.

Neden Türk etimolojisinde, kadın alım-satımı ile ilgili cümleler olmadığını hiç düşündünüz mü? Ya da Doğanın cinsiyeti var mıdır?

Kurulan cümleleri hayal gücümüzle birleştirip, çeşitli anlamlar çıkarmak insana has bir özellik.

Olmayanı olmuş gibi hayal edip, kızıyoruz, sinirleniyoruz ve hatta hırslanıp, ciddiye alıp cevap vermeye çalışıyoruz. Değmez!

Oysa söz, sahibinin hayal gücü kadardır. Karşısındaki insanı yani seni bağlamaz, etkilemez, değiştirmez. Sen niye kızıyorsun ki küfür duyduğunda? Olmayanı oldurma gücü kime ait?

Çocukken ağzımızdan kötü söz çıktığı zaman, ağzımızın kirlendiğine inanırdık. Ağzımızı su ile yıkamamız öğretildi bize… Temiz çocuklardık. Kulaklarımız henüz bu kadar kirlenmemişti ve tabi dilimiz de…

Ayrıca cinsel eylemler tarafların birbirini mutlu etmesi için olan, zevk verici davranışlardır. Yaşamın devamı için kutsalda denebilir. Bu konunun nefret söylemleri ile nasıl bir ilişkisi olabilir? Kötülükten zevk alıyorsanız aşk ile yapılan eylemlerden de kötülük beklersiniz.

Adaletin olmadığı yerde ya küfür edersin ya da Tanrıdan medet umup dua, beddua gibi rahatlatıcı cümleler kurarsın. Çünkü çaresizsindir.

Küfürler, beddualar çözümsüzlüğün tutamağıdır.

İlk küfür nerede ne zaman kim tarafından icat edildi? Kim bu küfürleri ciddiye alıp karşı savunmaya geçti, çok merak ediyorum doğrusu. Doğana doğurana evrene canlıya cansıza saygısı olmayan kişinin ağzından çıkan sözleri ciddiye almak ve buna kızmak çokta sağlıklı  bir ruh hali değil sanırım.

Kötü konuşmaların diğerini sarstığını ya da cinsiyetçi konuşmaların insanı sinirlendirdiği toplumsal öğretilerimizin içerisine nasıl yerleşti?

Yabancı kaynaklar, küfrün bize Eski Yunan ve Antik Roma dönemlerinden kaldığını söylüyor. Mirasa bak!!!

Bu bilgi bana çok mantıklı geldi, zira Zeus gibi baş Tanrısı çapkın, işi gücü alavere dalavere olan bir Tanrının yarattığı toplumun, kadınını aşağılayıcı sözlerde bulunmasından doğal ne olabilir ki.

Sürekli eşini aldatmak için fırsatlar kollayan bir Tanrı topluma hangi konularda örnek olacak?

Mitolojiler toplumun aynası ise Tanrıların yansıması sayılabiliriz.

Türk inanışında Zeus’a karşılık gelen Ülgen iyilik eşitli ve saire derken, Zeus’un kimin eli kimin cebinde ilişkiler yaşıyor olması şaşırtıcı. Bana Tanrını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!

Zeus, Erlik Han gibi bir kötülük Tanrısının yapacağı işleri yapıyor, desek Erlik Han ile ilgili kadın hikayeleri hiç duymadım, en fazla hastalıklı hayvanları kurban ederek onu mutlu edersiniz zira kendisi bundan hoşlanıyor ayrıca daha fazlası varsa da bu benim cehaletimden kaynaklıdır. Bilmiyorum.

Hem Zeus’un hem de Erlik Han’ın simgesinin boğa olması da manidar! Sanki biri diğerinin zıttı olmak için yaratılmış iki toplum.

Mevzu küfür olunca hep kadın üzerinden gidilmesinin sebebi muhtemeldir ki kadını değersiz görmekten kaynaklanır.

Türk tarihi ilgili baktığım birkaç yerde küfür içerikli bir kaynak bulamadım. (Var mı yok mu bilemiyorum!? Varsa lütfen yazımın altında paylaşın. Ben gerçekten bulamadım).

Tengri inancına göre bütün ruhlar eşittir! Ruhlar kadın erkek taş toprak hayvan ve saire diye ayrılmaz. Bütün varlıkların bir ruhu vardır ve hepsine saygı duyulur.

Eşitlik kültürünün olduğu bir ortamda insanların kendilerini diğer canlılardan farklı görmemesi, hayvanları aşağılık görmemesinden kaynaklı, küfür ve hakaret aracı olarak kullanacağını zannetmiyorum.

Aşağılık maymun, hayvandan bile aşağılık, öküz, ayı gibi günümüzde karşısındakini küçük gördüğünü simgeleyen bu cümleler, hayvanları kendi ile eşit gören Türk kültürü ile bağdaşmaz. Bunlar da olsa olsa başka toplumların ürünüdür.

Kadını kendi ile eşit gören bir toplumun küfür kültürüne bulaşması ne zaman ve nerede başladı?

Üstelik hem cinslerimi ağza alınmayacak küfürler ederken görmek, duymak beni ayrıca hayretler içinde bırakıyor. Anlam veremiyorum. Bu nasıl kendini bilmemezliktir.

Farkındasızlığının, farkında olmayana eril bakış açısına destek verdiği nasıl anlatılır?

Üstelik bunu ‘’güçlü kadın olma’’ maskesi altında yabancı filmlerde, dizilerde önümüze sunuyorlar. Üzücü…

Erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ve Tanrıdan sonra en zeki kendini gördüğü bir dünyada nasıl oluyor da kadınlar bu aşağılama kültürüne dahil olabiliyorlar?

Siz bari küfürleriniz de seçici olun… Küfretmeyin demiyorum, çaresiz olduğunuz noktada enerjinizi atacağınız bir yer bulmak istiyorsanız ya beddua edin ya da küfredin.

Tamam ama kadın bedenini ve zihnini hor görmeyi erkekte bile hoş karşılayamazken, her gün kadının öldürüldüğü bir coğrafyada buna kadınların da eşlik etmesi anlaşılamaz.

Hedefinizi doğru seçin!

Ayrıca kadının, bir erkeğin uzvundan yaratıldığına inanan erkek! Kendine ait olan bir parçayı küfürlerine dahil ediyorsa bu da kendine yapılmış bir hakaret sayılmaz mı? Dünya yuvarlak ve her şey dönüyor dolaşıyor sana dokunuyor.

O, sürtünme eyleminden yola çıkarak değişik cümleler kurdu. Topluma hitapların etkisine bakacak olursak, küfür taraftarları ve hakaretlerin ağırlığını kaldıramayan bizler ayrı ayrı yorumlarda bulunuyoruz. Her küfürde kaseti başa sarıyoruz. Tıkanasıca kulaklarım bunu da duydu, ağzı büzülesiceler, gün güneş yüzü görmeyesiceler…

Daha neler göreceğiz kim bilir…

İnsanın insanı aşağıladığı bir toplumda huzur nasıl yakalanabilir?

Mümkünse içeriği ”kadın” üzerinden ya da ”hayvanlar” üzerinden olmasın. Çok zor durumda kalırsanız, konuya babalarınızı dahil edin. Ağızlarınızı ve bilinç altınızı buna alıştırın…

Sonuçta hiç birimiz saf kan ırk değiliz. Atalarınızdan ister Yunan, ister Mısır, isterseniz de Türk kültürünü kendinize miras seçin. Bu sizin seçiminiz. Yalnız gelecek nesillere bir iyilik yapmak istiyorsanız. Onlara kendi tercihlerinizi dayatmayın.

Dilek

Türk Kadını

 

Arabzon

Malediktoloji: Bilimin Hizmetinde Küfür

Hallac

2 thoughts on “Küfür, Çaresizliğini Sesli Haykırmaktır!

  1. Ama bilim insanları küfür etmenin psikolojiyi rahatlattığını kanıtladı, kadınlara yönelik aşağılama diye biz kadınlar rahatlamayalim mı? erkekler mi rahatlasin sadece?

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun