Çığlığıma, Çığlık Ol!…

Bu duyduğunuz kurt uluması, kartal çığlığı

Rüzgarların uğultusu, suyun çağıltısı değil.

Bu umursamazlığa, ihanete, düzenbazlığa ve nemelazımcılığa isyan eden

Karanlığın ve korkunun krallığına boyun eğmemeyi yeminli,

Onurlu ömürlere, bedenlere, yürek ve ruhlara dil olan…

Lal’lığa isyanlıkla, sessizlerin sesine,

Çığlık çığlık çoğalan öfkelere ses olan,

Yüreğimin ve onurlu ömrümün çığlığı…

Zincirlenmelere ve boyun eğmelere katlanamayan,

Ödünsüz ruhumun isyanıdır, isyanı…

Kulak vermeseniz ve hatta yok sayıp,

O sağır olasıca duyarken duymazlığa soyunan kulaklarınızı tıkasanız da

Semanın ve evrenin bağrında çınlayarak, çoğalacak sesidir…

Fabrikadan, tarladan, dokuma tezgahlarından, aş’dan, işten…

Özcesi insana ve hayata dair emek ve ekmek kavgasından…

Onur ve varlık-yokluk…

 

Olmak ya da olmamak kavgasından yükselen ruhumun çağıldayışı,

Yüreğimin gök gürültüsü ve şimşek olup çakışının sesidir.

Daha ne kadar susacak, görmezden, duymazdan, bilmezden gelecek?

Daha ne kadar kafanızı kuma sokacak,

Deve kuşluğunda işinize gelince kuş?…

İşinize gelince deve oluşunuz ve üç maymunu oynayışınıza isyanın dillenişi ve sesidir!…

Bebekler ırzına geçilirken onları paraya tahvil eden ne idüğü belirsizlere;

Gerçekleri, ters-düz etmeye yeltenen ucube üç kağıtçılara;

Gerçeği çamurla sıvamaya yeltenerek,

Erkin ve egemenlerin kuyrukçuluğuna soyunarak,

İnsan onuruna, emeğine ve sınıfına,

Hatta;

Bizzat kendine ihanete soyunan düzenbaz dümbüklere isyanın sesidir…

 

Memleketi babasının çiftliği görüp, emekçi halkı yok sayıp;

Tavşana kaç, tazıya tutlarda egemenlere hizmet;

Yurda ve insanıma ihanette,

Kardeşi, kardeşe kırdırıp, kıydıranların;

İnsanına, halkına ve ülkeme kıyanlara isyandır…

 

Ateş düştüğü yeri yakar, gerçeğiyle…

 

Yürekleri ve haneleri can acısıyla yanıp kavrulanların sesine kulak tıkayan iblisler güruhu entrikacıların,

Arsız arsız, pişkin pişkin sırıtışlarla göz göre göre…

Barışa, insana, sevgiye ve emeğe, cana, onura kıyanların sesidir;

Ben zamana ve mekana sınırlı ve bağlı kalmayan özgür ruhumun,

Dizginlenemeyen yüreğimin sesiyle haykırıyorum,

Bu duyduğunuz kurt ulumalarına,

Çakal bağırışlarına inat ve onları yenmecesine,

Onurla ve inançla bilenen haykırışım ve yüreğimin dillenişidir!

 

Dilime, dil…

Yüreğime yoldaş, inancıma paydaş olacak kadar yürekliysen;

Sesime ses, kavgama yürek, inancıma inanç kat…

Gel çoğalsın, yürek haykırışımız…

Yurdun afakını saran kara bulutlar;

Halka kurulan esaret kumpasları ve düzenbazlıklar;

Hileler, hurdalar, oyunlar bozulup yerle yeksan olsun…

 

Yüreklerimizin sesi, ülkemin dağ doruklarında yankılansın…

 

Bu duyduğun kartal çığlığı değil…

 

Bu onurlu yurtsever yüreğin haykırışı, dillenişi…

 

Susturulamaz, engellenemez kurtuluşa inancın, haykırışın çığlığıdır…

 

Karanlığı aydınlıkta boğan onurun çığlığıdır…

 

Gel can, gel yoldaş çığlığında, çoğaltalım çığlıklarımızı

 

Çığlıklarımız kaplasın arşı, korkudan tir tir titresin cümle hain iblisler…

 

Sen sesime ses; yüreğime yoldaş, kavgama paydaş…

 

Çığlığıma, çığlık ol kardaş!…

Çığlığıma, çığlık ol kardaş!…

 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

 

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun