16 Ekim Dünya Gıda Günü, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü, Çin Komünist Partisi

16 Ekim Dünya Gıda Günü

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) bu günü dünya gıda günü olarak kabul ediyor. Ancak FAO bugün için acı tabloyu da hatırlatıyor. “Dünya nüfusunun %40’ı olan 3,1 milyar insan sağlıklı olarak beslenemiyor. Ayrıca 828 milyon insan açlıkla karşı karşıya.”

BM Genel Sekreteri Antonio Gutterres’de dünyanın “eşi görülmemiş bir küresel açlık kriziyle karşı karşıyayız.” dedi.

Dünya gıda programına göre son iki yılda dünya genelinde gıda erişiminde sıkıntı çeken insanların sayısı iki kat artarak 276 milyona ulaştı ve devamında “2023 daha kötü olabilir.” dendi.

Şu anda dünyada iklim krizi ve onun sonucu aşırı hava olayları nedeni ile Avrupa’nın tamamında kuraklık sunucu çok sıkı tedbirlere tanık oluyoruz ki insanların banyo yapmasına bile sınır getiriyorlar. Gıdaya ulaşıma gelirsek, tüm dünya ülkeleri gıda satışlarını engelliyorlar. Yani açıkça gelecekte dünyamızı büyük bir gıda krizi ve kontrol alınamayacak göçlere tanık olacağız.

Ülkemiz için neler yapabiliriz:

1) Şimdilik doğa ülkemize yağmur konusunda daha cömert davranıyor. Ülkemiz önemli ölçüde yağmur alıyor. Fakat buna fazla güvenemeyiz. İstanbul su ve kanalizasyon idaresi (İSKİ) Barajlardaki doluluk oranının hızla düştüğünü ifade etti. İşte bu haberlerden sonra sözü Su Politikaları Derneği Başkanı Sayın Dursun Yıldız’ın önerilerine bırakalım.

a) Vatandaşların evde su aparatlarını tasarruflu aparatlarla değiştirmeli.

b) Tarımda modern sulama teolojilerine geçiş daha fazla teşvik edilmelidir.

c) Sanayi kuruluşlarında ve organize sanayi bölgelerinde atık suyun arıtılarak kullanılması teşvik edilmeli.

d) Suyu kirletenler ve yeraltı suyunu aşırı çekenler teknolojik olanaklarla belirlenmeli ve su kullanım hakları kısıtlanmalı.

Bu konularda benimde ilave önerilerim var:

a) İstanbul’daki aşırı nüfus nedeniyle bu kent hem susuzluk hem de gıda krizini aşırı ölçüde hissedecektir.

b) İstanbul’da yaşayan yabancılar kendi ülkelerine gitmeleri sağlanmalıdır.

c) Kaç dolara olursa olsun Türk vatandaşlığını almaları kesin olarak önlenmeli ve bu paralarını iade ederek ülkelerine geri gönderilmeli (ki burada vatandaşlık alınan paraların büyük çoğunluğunun, Uyuşturucu parası olduğu iddialarını da dikkate almalıyız.) Burada uyuşturucu alışkanlığının 13 yaşına kadar düştüğünü biliyoruz. Bu konu ayrı bir yazı konusu olmalı. Ben Türk vatandaşlığının hiçbir para karşılığı satılamayacağına inanıyorum.

d) Ülkemizde gıda krizine karşın Türk köylü ve üreticileri sınırsız miktarda desteklenmeli. Büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Köylü milletin efendisi” sözüne dönülmeli. Ziraat Bankası genel merkezini İstanbul’dan Konya’ya taşımalı.

Ülkemizdeki siyasi partilerin ABD sevdası

Geçtiğimiz günlerde Sayın Kılıçdaroğlu “ABD gezisinde icazet almaya gitmedim.” demişti! Ancak orada bilimi, bilimin önemini keşfetti, bu da iyi bir gelişme. 

Her ne kadar Diyanet akademisini destekleme gafletinden sonra büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bilime verdiği olağanüstü desteği bilinir iken, şu söz de ona aittir “Benim görüşlerim bilim ile çelişir ise bilimi önemseyin.” Bu nedenle Sayın Kılıçdaroğlu’nun çok geç de olsa bilimi keşfetmesini önemsemek istiyorum.

Şimdi ABD seyahati sırası altılı masanın diğer partisi İyi Parti görevlilerinde, İyi Parti genel başkan yardımcısı Büyükelçi Sayın Ahmet Erozan ve yardımcısı Mehmet Ali Karamemiş ziyaretleri öncesi Türk ABD arasındaki sıkıntı yaratan 13 başlık tespit etmişler. Ben bir kısmını belirledim. Mesela ABD’nin Türkiye’yi soykırımcı ilan etmesi, Güneydoğudaki PKK / YPG’ye destek vermesi ve Yunanistan’a yüz milyonlarca dolarlık destek vermesi, Güney Kıbrıs devletine silah ambargosunu kaldırması gibi sorunlar çözecekler!!! Ve en sonunda iktidara geldiklerinde ABD ile sağlıklı ilişkiler kuracaklarmış.

17 Ekim dünya yoksullukla mücadele günü:

17 Ekim günü kutlanan dünya yoksullukla mücadele gününde (DYMG) bu yıl ana teması herkes için “sosyal adalet, barış ve gezegen için işbirlikleri” olarak belirlendi. Bugün dünyada 1,3 milyar kişi yoksulluk sınırında yaşamaya çalışıyor. Bu konulara ülkemiz dâhil ayrıntılı olarak yazacağım.

Bu konuda en önemli neden ise gelir dağıtımındaki adaletsizliktir. Önceki yazılarımda ülkemiz siyasi partilerinin ABD+NATO+AB’ye olan emperyal düzene bağlılıklarını, beklentileri yazmıştım oysa dünya artık tek kutuplu bir dünya değil. Avrasya’da bir başka dünyaya götürmek istiyorum sizleri.

Çin komünist partisinin 20. Genel Kurulu:

16 Ekim’de Çin komünist partisinin 20. Genel Kurulu yapılıyor. Ülkemizdeki siyasi partilerin aklı batıda, yani Atlantik cephesinde olsa da hem ABD’nin hem AB’nin gözü, kulağı Çin Komünist partisinin kongresinde olacağına eminim.

Çin Devlet Başkanı yaptığı konuşmada “Çin insanlık için ortak bir geleceği inşa etmek hedefine emin adımlarla ilerleyecektir.” Konuşmasında en çok alkış alan sözleri ise Tayvan’ın Çin’in ulusal bütünlüğünün bir parçası olduğunu ifade ettiği sözler oldu.

Kongreye ÇKP’nin 96 milyon üyesini temsilen 2296 delege katılıyor sanırım dört gün sürecek. ABD’nin otokratik dediği bu ülkede kongrede üçte biri işçilerden oluşan tüm delegelerin tüm Çin toplumunun sesini duyurması otokrasi olarak nitelendirilir mi?

Bizim ülkede kurultaylar bir kaç saatte biter ve sadece genel başkanların konuşma hakları vardır! Çin devletinin yüzyılımızın en büyük projesi olan “Bir kuşak bir yol” için pek çok Afrika, Güney Amerika ve Avrupa ülkeleri de ilgi duyuyorlar.

Önümüzdeki yazımda bu kongreyi tüm safhalarını sizlere sunmaya çalışacağım.

Orhan Ayber

Türkiye, BRICS’e Katılır Mı?

NATO Toplantısındaki Alınan Kararlar, Türkiye için Büyük Risk arz ediyor!

Ülkemizin Sorunlarına ve Ülkemizi İlgilendiren Küresel Sorunlara Yorumlarım

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun