Vahdettin, İngilizlerden Sığınma Talep Etti

Anlı Şanlı Osmanlı’nın sultanı Vahdettin, bir an önce İstanbul’dan kaçmayı kafasına koymuştu. Bunu ancak İngilizlerin yardımıyla yapabileceğine inanmıştı. Bu isteğini birkaç kez sözlü olarak İşgal Kuvvetleri Kumandanı General Harington’a bildirmişti.
Sultan Vahdettin’in isteğini Londra’ya bildiren Harington, Vahdettin’den yazılı bir başvuru vermesini istiyordu.
Vahdettin, başvuruyu yazdı.
Vahdettin’in İstanbul’dan ayrılma talebini İngilizlere sabık kayınbiraderi Zeki Bey götürdü.
Fahri Yaver Zeki Bey, İngiliz İşgal Kuvvetleri Kumandanı General Harington’a gitti, padişah tarafından geldiğini ve hükümdarın “hayatını tehlikede gördüğü için İstanbul’dan derhal bir başka yere götürülmeyi istediğini” söyledi. General Harington, İstanbul’daki Yüksek Komisyoner Vekili Neville Henderson’u hemen konudan haberdar etti. İngilizler Zeki Bey’i pek tanımıyorlardı ve emin olabilmek için hükümdarın talebini, doktoru Reşat Paşa’dan soruşturmaya karar verdiler.

İngiliz Yüksek Komisyonerliği baş tercüman vekili Matthews aynı gün Reşat Paşa’yı gördü. Paşa, Vahdettin’in pek telaşlı olduğunu ve İstanbul’dan uzaklaşmak istediğini doğruladı. Harrington bunun üzerine Matthews ile teğmen Kendall’ı Zeki Bey’le görüşmek üzere Yıldız Sarayı’na yolladı.
İki İngiliz, 15 Kasım 1922 akşamı saat 20.00 sıralarında Galatasaray ile Taksim arasında Ford marka bir taksi kiraladılar. Hava yağışlıydı, sokaklarda pek kalabalık yoktu ve taksi pek dikkat çekmedi. Sarayın etrafı da ıssızdı. Zeki Bey hizmetçilere gelenlerin yabancı gazeteciler olduğunu söylemişti.
İngilizler şüphe çekmeden Zeki Bey’i buldular. General Harington’un ‘Hükümdarı hemen aynı gece, birkaç saat içinde kaçırabilecekleri’ mesajı Zeki Bey’e iletildi. Zeki Bey, Halife’nin İstanbul’dan en kısa zamanda gitmeyi istediğini ama Cuma sabahını tercih ettiğini söyledi.
General Harington’un bir de isteği vardı: O zamana kadar sözlü olan talep yazılı şekilde yapılmalıydı.
Sultan Vahdettin, istenen yazıyı bir gün sonra, 16 Kasım 1922’de yine Zeki Bey aracılığıyla gönderdi. Mektup, General Herington’a hitaben bizzat Vahdettin tarafından kaleme alınmıştı.
Vahdettin’in bu mektubu İngiliz Devlet Arşivlerine şöyle girdi:



“To: His Ecellency, General Harington,
C-in-C. Of the Forces of Ocupation, in Constantinople

Sir,

Considering my life in danger in Constantinople, I take refuge with the British Government, and request my transfer as soon as possible from Constaninople to another place.

November 16th, 1922
Mehmed Vehideddin,
Caliph of the Mussulmans”

Şimdi bu tarihi mektubun Türkçesini okuyalım:

“İstanbul’daki İşgal Orduları Başkumandanı
General Haringon Cenaplarına;

İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden İngiltere devlet-i fehimânesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahal-i âhere naklimi talep ederim efendim.

16 Kasım 1922
Müslümanların Halifesi
Mehmed Vahideddin”



Değerli Dostlar,
Düşünün.

Tüm Anadolu işgal edilmiş.
Yunanlar yalnız İzmir’e çıkmakla kalmamış, tüm Ege Bölgesi’ne ve Marmara Bölgesi’ne yayılmış. İtalyanlar Kuşadası ve Antalya’ya çıkmışlar. Fransızlar Adana, Mersin, Urfa, Mardin ve Antep’i ele geçirmiş.
İngiliz, Fransız ve Yunan savaş gemileri Çanakkale’yi geçip Dolmabahçe Saray’nın önüne demir atmışlar.
İngiliz, Fransız, İtalyan askerler İstanbul sokaklarında cirit atıyor.
Halk korku içinde…

İşte bu koşullarda Anlı Şanlı Osmanlı Padişahı Vahdettin, yalvar yakar İngilizlerden sığınma talep ediyor, kurtarın beni diyor, alıp beni güvenli yere götürün, diyor.
Yorum sizin…



Yılmaz Dikbaş
17 Ekim 2022, Pazartesi
0532 233 31 52

Vahdettin, Devlet Belgelerini Yaktı!

“Türk Tarihi’nin Hakkından Nasıl Geleceğiz, Tatlım?”

Agamemnon, Helenin Çocukları

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun