Uluslararası Son Gelişmeler, Amasya Genelgesi ve Kabotaj Bayramı

Uluslararası Gelişmeler

1- Madrid’te yapılan NATO toplantısında,

Finlandiya ve İsveç’in üzerindeki veto son anda Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimi ile kalktı. Ancak alınan kararlardaki şu cümleler çok önemli; Bugün Denizcilik ve Kabotaj Bayramı; Lozan’da kazanılmış bir haktır.

“Türkiye limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşıması, kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri Türk vatandaşları ve TÜRK BAYRAĞI taşıyan gemiler ile yapılır.” teşekkürler büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK…

Yüce Türk milleti Denizcilik ve Kabotaj Bayramı‘mız kutlu olsun!!!

2- Çin’deki gelişmeler, St. Petersburg ekonomi forumu;

Ülkemiz basını sağcısı, solcusu ile yandaşı, yandaş olmayanı ile batıdaki gelişmelere kilitlenmiş iken Avrasya’da Çin + Rusya’da çok önemli gelişmeler oluyor. Bu forum 15/18 haziran tarihlerinde yapılıyor. BRİCS Zirvesi sırasındaki gelişmelerden söz etmeliyim. Çin lideri Xi Jinping “Yaptırımlar bumerang gibi uygulayanları vurur.” dedi. Putin ise, Yeni bir ödeme sistemi geliştirilmesi gereğinden söz etti.

3- ABD + NATO savaş kartlarını Uzak Doğu’ya taşır iken, sonunda elinde tek kalan dolar saltanatını kaybedecek gibi.

4- Küresel ısınmadaki son durumlar;

Dünyamız küresel bir savaş için trilyonlarca dolar harcarken, şu anda küresel ısınma çok sinsi bir tehlike insanlığı tehdit ediyor. Küresel ısınma ve aşırı hava olayları sadece basında çıkan yazıların başlıklarından seçtiklerim; Dünya kavruluyor / Avrupa ve ABD’yi sıcak hava dalgası vurdu / Termometreler rekor seviyeleri gösterdi, bir çok kentte turuncu alarm verildi / Fransa 41 derece ile kırmızı alarm verdi / İspanya 46 derece tarihinin en sıcak günü / Bütün Avrupa ülkeleri ve ABD su tasarrufu yapılması gerektiğini ilan etti!!!

100 yılın en büyük felaketi, Bangladeş ve Hindistan’da sellerden pek çok kent sular altında kaldı.

Ülkemizde de aşırı yağışlar nedeni ile yaşamını yitiren insanlarımız var.

Bugün elimdeki iklim değişikliği ve aşırı hava olayları için topladığım arşivimin bir bölümünden söz ediyorum. İklim değişikliği ve aşırı hava olayları her yıl artarak devam edecek. Bu kez açlık ve küresel göçler birlikte geliyor. Önümüzdeki yazımda Anadolu’muz için çözüm önerilerimden söz etmek istiyorum ve Su Uzmanı Sayın Dursun Yıldız’ın önerilerini paylaşmak istiyorum…

Amasya Genelgesi

Şanlı tarihimizin en onurlu günlerinden biri…

Amasya Tamiminin 103. yılı…

Amasya Genelgesi; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan bağımsızlık savaşı koşullarındayız!!! O günlerde Ülkemiz her tarafı işgal altında düzenli bir ordumuz yoktu ve bazı isyanlar vardı. İstanbul’daki hükümet kendi derdine düşmüş, İngiltere’nin donattığı Yunan ordusu ise Anadolu’ya doğru yola çıkmış, Polatlı’ya kadar gelmiş. Tüm emperyalist ülkeler ülkemize karşı cephe almıştı.

İşte bu koşullarda Samsun’dan sonra Havza’ya gelen Gazi Kemal Paşa Amasya müftüsü Hacı Tevfik Efendi’ye bir telgraf gönderir cevabında müftü efendi “Amasya halkı vatan, din ve devlet için mücadele edenleri bağrına basmaktan onur duyar.” demiştir. Çok önemli bir not: Kurtuluş Savaşımız boyunca kahraman müftülerimizin büyük katkıları olmuştur.

12 Haziran günü Gazi Mustafa Kemal Paşa Amasya’ya geliyor. Paşamızı karşılayanların başında Amasya müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi var ve paşamızı şu sözlerle karşılıyor:

“Paşam bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun.”

Amasya tamiminde MUSTAFA KEMAL özetle; “Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir.” der ve şu çok anlamlı sözlerle sürdürür konuşmasını:

MİLLETİN İSTİKLALİNİ YİNE MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR.
(22 Haziran 1919)

Bu sözleri zor şartlar altında kalan tüm ülkeler için geçerlidir… Sayın paşam sana söz veriyoruz, bugün de eğer ülkemiz bir kez daha aynı duruma düşerse; soylu Türk ulusu verdiğin bu görevi koşullar ne olursa olsun yerine getirecektir.

Sizlere geçen yıl yazdığım yazımı ileterek yazımı sonlandırıyorum.

Kabotaj Bayramı

Türkiye’mizin büyük atası Mustafa Kemal Atatürk ün TÜRK ulusuna en büyük armağanlarından biridir… Bu kanunla Türkiye limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşımacılığı, kılavuzluk ve romörkaj hizmetleri sadece Türk vatandaşları tarafından ve Türk bayrağı taşıyan gemilerle yapılacak. (Daha önce bu hizmetleri yabancılar yapardı.)

Ayrıca dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri tüm hizmetleri sadece Türk yurttaşları yapabilecektir.

Not; Sadece yabancı gemilere Türk limanları ile yabancı limanlardan insan ve mal taşınması hakkı verildi ancak, Türk limanlarına yanaştığında Türk bayrağı taşıması koşuluyla.

Bu gerçek milli projeyi Türk ulusuna armağan eden Büyük önderimizi saygı ile anıyorum ve yine tarihimizin büyük devrimcisi Mahmut Esat Bozkurt’un anısı önünde saygı ile eğiliyorum.

Burada Mahmut Esat’ın (sonradan Bozkurt soyadını Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal paşa vermiştir) bir anısından söz etmek isterim;

“O günler İzmir Limanı ile Bandırma limanı arasında Fransız ve Yunan bayrağı taşıyan vapurlar işlerdi. Hiç unutmam Hukuk Fakültesi dersleri başlayacaktı Messageries adlı geminin önünde geziniyorum. Bir ara gemiye çıkmakta olan iki Türk subayı gözüme ilişti biri karacı, diğeri denizci. O sırada güvertede kahvecilik yapan bir küstah Rum her iki subayın kılıçlarını alarak İstanbul a varınca geri vermek üzere kahve ocağına astı. Hemen yerimden fırladım bu küstahlığın hesabını sorduğumda ‘Bu vapur Fransız toprağı sayılır sizin zabitleriniz silah taşıyamaz’ yanıtını aldım kamarama kapandım, ağladım, ağladım ve söz verdim kendime Türk gençliğine böyle bir acıyı bir daha yaşatmayacağım…”

Ağustos 1926 tarihinde Türk gemisi Bozkurt ile Fransız gemisi Lotus Midilli adası açıklarında çarpışır ve 8 Türk gemicisi hayatlarını kaybederler… Fransız gemisinin kaptanı tutuklanır ancak, bu tutuklama kararına itiraz eder ve Lahey adalet divanına başvurulmasını talep eder.

Bundan sonrasını Mahmut Esad Bozkurt’tan dinleyelim: “Bir gün Atatürk ve İsmet İnönü beni huzurlarına davet ettiler. Ben dedim ki, paşam Lahey adalet divanına gidelim davamızı ben savunayım kaybedersem yurduma dönmem. Fakat kazanacağımdan eminim. Atatürk ün yanıtı ise ‘kazanacaksın şimdiden eminim. Kazanmasan da bu ülke seni bağrına basacaktır…’ oldu.”

Türkiye bu davayı kazanır ve Tarihe Lotus prensibi olarak geçer ve uluslararası kural haline gelir.

Atatürk’ümüzün Türk ulusuna emanet ettiği bu bayramdan sonra; ülkemizde denizcilikte çok başarılı, varlıklarından her zaman onur duyduğumuz insanlarımız yetişti.

Bu yazımda iki güzel insanımızdan daha söz edeyim;

Şahika Ercümen, derin dalmada dünya rekorunu halen elinde tutuyor..

Diğeri rahmetli Sadun Boro; tekneyle dünya etrafında eşiyle birlikte tam bir tur yaparak 2 yıl 10 ay sonra ülkemize dönüp bir kahraman olarak karşılandı...

1 Temmuz Kabotaj Bayramında, başta büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal ve Mahmut Esat Bozkurt’u rahmet ve saygı ile anıyorum…

Ve en acısı bu büyük devrimden sonra, Mersin ve İzmir limanlarının ‘uyuşturucu limanı’ olarak tanınmasının utancını yüreğimde hissediyorum.

Bu ülkeyi gençliğe emanet eden Atamıza söz veriyoruz: hak etmediğimiz bu utancı da belleklerden silip atacağız.

 

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun