Ülkemiz Savaşsız İşgal Ediliyor!

İran zirvesi;

Rusya adına Putin, İran adına İbrahim Reisi ve Türkiye adına Sayın Erdoğan’ın katıldığı zirve sona erdi. Ortak bildiride ise, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması konusunda tarafların hem fikir oldukları kararı çıktı. Böylece son zamanlarda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yapmayı planladığı harekat engellendi… Yapılan diğer anlaşmalarda daha çok ticaret ile ilgili konular üzerine.

Tahran zirvesi öncesi;

ABD Başkanı Biden Suudi Arabistan’a gitti, amacı Orta Doğu’yu kontrol etmek. Bu bölgeyi Rusya ve Çin’e kaptırmamak için (işin ilginç tarafı) Veliaht Prens bin Selman ile görüşmeme kararı almıştı. Ancak karşısında tek yetkili olarak bin Selman’ı buldu!!!

Türkiye konsolosluğunda yaptığı cinayeti hatırlatması karşısında; ABD’nin yaptığı (başta Irak olmak üzere) “cinayetlerin hatırlatılması” sonucunda susmak zorunda kaldı. ABD’nin tarih boyunca yaptığı cinayetleri o kadar çok ki dünyada hiçbir ülkeye demokrasi dersi veremez!!!

John Bolton’un kendi itirafı; “Türkiye’de 15 Temmuz darbesini biz yaptık!”

Eski ABD güvenlik danışmanı John Bolton‘un kendi itirafı “Türkiye’de 15 Temmuz darbesini biz yaptık!” dedi. 15 temmuz günü Büyükada’da bir otelde pek çok CIA ajanı ile birlikte destekledikleri “Yurtta Sulh” gurubunun kaybetmeye başlaması ve ordu içindeki Kemalist güçlerin kazanması sonucu olayları Fetö yaptı diyerek ortadan  kayboldular…

Sonuçta;

Kaybettiğimiz uçak, helikopter ve tank gibi yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık zararımız oldu; ben Amerika’dan bu zararı söke söke alacak bir irade bekliyorum. Ülkemde ayrıca çok nitelikli insan kaybımız oldu!!! Ve bunca zarara rağmen; gerek Halk Bankası davası ile gerekse şimdilerde, Sezgin Barak Korkmaz ile Türkiye’ye bedel ödetmeye çalışıyorlar.

İstanbul: Türk’lüğü de Türkçe’mizi de kaybettiğimiz talihsiz kentimiz!!!

Bilgin Gökberk‘in gözlemlerinden birkaç alıntı paylaşmak istiyorum. “Bir rezidansta 1+0 kiralık daire arıyorum. 17 emlakçıyı aradım 15 ev sahibi yabancı çıktı ve hiç birisi Türklere ev kiralamayacaklarını söyledi… Daha sonra İstanbul’da oturan arkadaşlarımı aradım, pek çok semtte Türkçe tabela bile olmadığını ve şehrin yarısının farklı ülkelerden gelenlerin işgalinde olduğunu öğrendim ve ne yazıktır ki ülkemizde 250 bin dolar veren yurttaş olabiliyor, üstelik akrabaları da yararlanabiliyor!!!”

Her zaman olduğu gibi en büyük şehrimizde kaybettiğimiz Türk dilinin erdemini anımsatmak için Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK‘ümüze başvuruyorum.

12 Temmuz 1932 günü Türk Dil Cemiyeti kuruldu ve Ata’mızın şu sözlerini belleklerinizde tutmaya çalışalım:

“Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir, dilin milli ve zengin olması; milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir.”

“Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.”

Ülkesinin bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. Ben şimdilik bu kadar ile yetineyim, ancak Muhalefet partilerine önerilerim var. İktidara gelir isek, 250 bin dolara ev sahibi olmayı yasaklayacağız; hatta tek bir yabancı tabela bile bırakmayacağız demenizi bekliyorum.

Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a yaptığı Barış Harekatı’nın 48. yılı.

Kahraman Türk ordusunu, Bülent Ecevit’i ve aynı iradeye olur veren liderleri rahmetle ve saygı ile anıyorum… Ancak bir başka Kahramanımız ise, Kıbrıs Türk Devleti‘nin kurucu lideri Rahmetli Rauf Denktaş‘ı rahmetle ve saygı ile anıyorum. Fakat o günlerden beri Sayın Rauf Denktaş’ın Anıt mezarının bile yapılmamasını üzüntü ile karşılıyorum. Bu konuda gelin iktidar ve Muhalefet beraber hareket edin.

Eski Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Mutlu (sanırım biraz da benim önerim ile) Karşıyaka’da bir parka Rauf Denktaş’ın ismini verdi. Ömrü boyunca; “Türkiye benim esas vatanımdır.” diyen bu büyük insana bir geminin ismini bile vermediler. Tunç Başkana buradan bir kez daha rica ediyorum, lütfen ilk alacağınız gemiye Rauf Denktaş adını verin ve geminin bir köşesinde özel eşyalarının yer alacağı küçük bir müze kurulsun.

Orhan Ayber

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun