Sürüldüklerimiz – Verev Düş(üş)ler (2)

kıyınçlandırılmıştır gece. kıyılmıştır gecenin içinde bir insan. ana ağıt yakar – baba çığlıklarıyla döver geceyi. eşin çocuklarıyla birlikte yarım kalır yaşamında bir şeyler. son hız giden aracın uzun farlarında can vermiştir bir kelebek. yanmıştır gece, renkleri geçmiştir sıcağına ve nedeni dağların soğuk sisidir, sürücüsü bilmez. sürdüğümüz – sürüldüğümüz – sözün kestirmesi sürüldüklerimizdir hepsi ve o hasta kızda saklıdır kalıtı. ah… teninden beni kovduğum! unutma bir öpücük borçlusun. evsince ve özlem karışımında doyumluk olsun.

Aynı düşlerin
Başka kıyısına demirlemişti dillerimiz
Ve soğuktu ve uzaktı -dil aramız-
Susmuştuk; ki doymadan dil dile

ön yargılara dayanan varsay’lar sessizliğe sürmüştü bizi… iç yanılgıları ise onları. biz ve onlar eksilen yıldızlardık. sürülmüştük üç – beş sözün sonucunda, kaynaşmalardan – paylaşımlardan. korkmadık ve çekinmedik yanlış anlaşılmalardan. yılma sevgili ve dost; eksiltenlerini de bulur bir gün insan ve mert olur yüreği. üzerine giderek yarım’ların ve keşfeder bütünü. sürülmek… ay; evrene düşen gözyaşım ve eksiye dönüştü yıldız hızında. geleneklerde döl tutar sürüldüklerimiz. hep kötü – eksik – yitik… ‘berdel’ sözcüğünü kırsam, kırılır m’ola acılar..!

sana dilimi verdim
sakla:
sakla ki anlayasın;
– dili dilime değecek dost bulsam
dünyaları verirdim ona –
sözünü ustanın
gün gelir
kıymet olur
kullanırsın.

her uçuruma savruluşta düşlere ağarım. düşler seni verir. ki başkasın orada sevgili ve dost. birinin sözü, birinin teni, birinin kokusu. birinin saçına asılıp sevilerde salladığım, birinin usunda kaldığım. birinde serinletirsin yaylak yel olup, birinde yakarsın ben Çukurova’nın kızıyım diyerek. toprağına tohum, göğüne bulut olduğum. sevi seslerin yayılır her yerime. ki çığlıklarımız ve fısıltılarımız, evrenin bilinmedik bir yerindeki birikintilikte toplanıyordur elbet. sürüldüklerimizin getirisi tek varsıllığıdır oranın. kitaplarda bildirilmişti bize… okumuştuk… bilerek unutmuştuk…

örselenmiş şeylere de bağlanır bu sevi
örsele örseleyebildiğin kadar beni
sözün düz yerinde
tersinden okunmaz adım

Bahattin Avcu

Sürüldüklerimiz – Verev Düş(üş)ler (1)

Sürüldüklerimiz – Verev Düş(üş)ler (3)

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun