Soğuk Yataklarda…

Yataklarda üşür, düşünce yalnızlığa ve terk edilmişliğe

İnsan bedeninin sıcaklığı, düşsel renk güzellikleri

Sarmaş-dolaşlıklarda yaşadıkları iç içelikler yok oldukça

Zerrelerine dek işler, yalnızlığın soğuğu

Kahır gecelerinde yatanını özlemek zor gelir, onlara da

Tıpkı, bana zor ve zul geldiği gibi…

 

Sevgi çiçek açardı, bir zamanlar yatağımda

Sevgilinin bedenine, kokusuna, teninin sıcaklığına benimkiler karışınca…

Oysa ya şimdi öyle mi?

İlelebet terk edeli sevgilimin, eşimin, can yoldaşımın bedeni

Beni ve paydaşlıklarda nice güzel birlikteliklere yelken açtığımız

Sarı sıcak hazlara ve mutluluklara mekan olup, kucak açan yatağımız

Sarar, sarmalardı bizi haz ve sıcaklıkla…

 

Can yoldaşım yelken açalı ölüm denen ummana,

Gönlüm, ruhum, bedenim misali…

 

Gecem, gündüzüm, anlarım ve yatağımda öksüz, boynu bükük kaldı

O gün- bu gündür,

Ben gibi

İçi ve ruhu üşüyen yatağımda,

O, eski büyülü ve albenili anları ve haz dolu zamanları

Sevgiyle bezeli anıları hasret ve elemle arar

Çoğalttığı yalnızlığın ağır kurşuni havasını solur oldu, için için tükenip

Elemlere teslim olmuşluğun naçarlığıyla,

Önce sıcaklığı yitti, sonra neşesi ve haz saçan büyülü hali…

 

Şimdilerde;

Bencileyin yalnızlığa yenileli

Gecem, yatağım ve ruhum azap içiyor, azap…

Zaman denen bu kara dehlizde, o malum günü beklemişlerle,

Göz yaşlarımızı kimselerin görüp bilmemişliğinde,

Hep içimize ata ata içimiz karardı içimiz, sonunda…

 

Huzursuzca dönenip durduğum taştan da sert ve soğuk gelen yatağımda

Uykusuz sabahları karşıladığım o, yorgun gecelerimde

Yalnızlığın soğuk koridorlarında tüneyerek günler ve yıllar geçireli,

Ben garip misali…

 

İliklerine dek ayaza kesen ve o eski sıcak günlere özlem çoğaltan,

Soğuk yataklarda uykusuz günlerde

Kahır dolu ömürle,

Azap çoğaltıp, gün tüketmek nasılda ağır ve kahredicidir bir bilseniz…

 

Soğuk yatak…

 

Darma-dağınıklıklarda çile çoğaltan ömür…

Yalnızlığın elem meyinde esrikleşen, beden ve gece;

Nasılda azabı içer bir bilseniz, sessizce…

 

Yalnızlığa teslimiyetin kahreden ezinçlerinde.

Dönüp baktığımda biçare gecenin içinde,

Hıçkırıklara gömülmüşlüğümde,

Elemime yoldaş, azaplarıma paydaş

Ömrüme sırdaş olur, soğuk yataklar…

 

Ben, o ve gece öksüz-yetim olmanın azabında

Ayaza keseriz, ayaza Temmuz sıcağında bile,

Böyleliğimde,

Uykusuz gecelerde ömür tüketirim, ömür…

 

Elemlerde tünediğim penceremde, uykusuz gecelerde…

İçin için içi üşüyen soğuk yatağın, perişanlığıma eşliğinde

Perişanlığıma eşliğinde!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun