Siyasetin Kuyruğu…

Bilim insanları Maymun ile İnsan arasında Kuyruksu bir örnek arayıp dururlar. Bulurlarsa maymunun sonradan insanlaştığını kanıtlayacaklar! Yol uzun, çetrefilli, milyon zamanlara dayanır kanıtlar! Ara ki bulasın. Hepsi saygı görüşümdedir.

İnce bir ironi ile; insanın maymunlaştığının kanıtı daha kolay be ya. Milyon yıllara da gerek yok! Söz ve davranış uyumuna bakınca anlıyorsun ne olduğunu.

Yılan gibi diyorsun.

Akrep gibi diyorsun.

Koyun gibi diyorsun.

Öküz gibi diyorsun.

Çakal gibi diyorsun.

Aslan gibi diyorsun.

Melek gibi diyorsun.

Ya da iştahına bakıp Maymun İştahlı diyorsun. Ne verirsen ağzına atıyor. Ne verirsen kabul ediyor. Vermesen de açıkta bulduklarını çalıyor. Gizlide olanları da bulup çalıyor. Evrenin Diyalektiğinde doğal adalet yapısı olan akarı da bozuyor. Bu O’nun doğası!

Bütün tek Tanrılı ve çok Tanrılı dinler ve evrensel öğretiler iyi davranışları önerirken kötü davranışları yasaklar.

Aklımdayken, Ak Partili Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’ya bir saplama yapayım. Esenler Otogarında bulunan ve Fallik Mimarı anlayışında yapılan Cumhuriyet Camiisini ne yapacaksın. Arada bir yüksekten çekilmiş görseline bakıp rahatlıyor musun? Adı Cumhuriyet değil de Osmanlı Camii olsa idi ne yapacaktın.

Adaleti ve vicdanı bozuk adam, yıktır ulan o camiyi! Öyle yapılar maketten öte gitmemeli! Böyle şeyler ders ve öğreti içinde olur. Böyle yapılar ne ülkeye yakışır ne de İslama.

Sözün altı doldu, şimdi üstüne gelelim.



Gezi Eylemi bu ülkenin güzel insanlarının Dünya tarihine attığı şık bir imzadır. Tıpkı Cumhuriyet Mitingleri gibi, Adalet Yürüyüşü gibi!

Bu ülke sağ siyasasının daha dünya tarihine attığı şık bir imza yoktur. Bu durumun eksikliği altında ezilen millet hükümete çoğunlukla sağ siyasayı getirir, gelenler ise yaşamın Nafile yerinde gezinip dururlar. Bir imzaya kalkıştılar ‘van münit’ dediler, sonrasında kıvrıla kıvrıla yuvasına geri çekildiler!

Mavi Marmara’nın acısı ve hüsranı hala içlerinde taze bir ateştir.

Takva Allah’tan korkmaktır, çekinmektir, günah olan şeylerden sakınmaktır.

Tüccar, kindar ve dindar söylem, algı, zihniyet ve öğretilerle hükümet olursan, önce adaleti bozarsın, sonra Bürokrasiyi, Liyakatli Hiyerarşik Akarı ve Kolluk Güçleri’nin görev akışını bozarsın. Biat eden yandaş Muhalif olan düşman olur. Tehey, teheey!

Yakışmayan insanlar bakan olur, Bozdağ bindallı olur. Kullanım miadı dolan af olur. Zaman geçer tekrar miat olur. Yetersiz insanlar Hakim olur, Savcı olur. Vesselam yalancı Adalet olur.

Şu an ülkede nereden baksan on beş – yirmi milyon insan cesaretle ‘her yer Taksim her yer Direniş’ der. Bu insanların Demokrasi Sevdasını birkaç kişiye bağlamak, körü körüne ya da kötü niyetle davranmaktan öte bir şey değildir. Kendini Soros ile buluşturan adama casus demek bize harç değil! Derdimiz Demokrasi, Adalet ve Eşitlik.

Bu tutumlar insana kuyruktur. Arkasından kıvranıp gider. Her şeyin sebebiyken sonuca Fetö Darbesi demek ve Mahkemeleri aynı zihniyetle sürdürmek kuyruğu isteyerek takmaktır.

Sosyal medyanın her yanı hükümetin kuyruğunu gösterenlerle dolu! İsim saymaya gerek yok. Hepsi terörist, hepsi günahkar! Dediklerine sorumlular sus pus! Çek Mastor çek, bir uzun hava çek.

Ülkeyi soyanlar yalnızca Sinek Beşlisi değilmiş. Bir sürü Maymun İştahlı varmış. Tüccar, kindar ve dindar Piramit temellerinden sarsılmaya başladı. Oruç tutanlarımızın sayısı namaz kılanlarımızın katları oldu.

Sevgili Okur; elbette hepimizin ömrünü, gönlünü bu kirli siyasa ve siyasetçiler yoruyor. Sorarım size, hükümetin hangi Bakanı, vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye Başkanı, İl – İlçe Başkanı sokakta – aramızda huzurla gezebiliyor, sohbet edebiliyor? Unutma, unutturma!

Demokratik akarda sandık ortaya gelince, bütün sevgilerinle, isteklerinle gitmen dileğiyle.

Bahattin Avcu

 Not: Yazılarımın tamamını okumak için bloğuma buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun