Şanghay İşbirliği Örgütü Toplantısı ve Avrasya cephesindeki gelişmeler…

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Toplantısı

Toplantıda Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye en üst düzeyde temsil ediliyor; sanırım iki ay kadar önceki yazımda Türkiye’nin ulusal çıkarlarının Avrasya’da olduğunu yazmıştım. Bugün de Özbekistan’ın Semerkant kentindeki zirvede Sayın Erdoğan hedeflerinin tam üyelik olduğunu ifade etti… Bu kararın (eğer geri adım atılmaz ise) ülkemiz için çok önemli olduğunu düşünüyorum!!!

Zirvede en önemli gelişme Rusya lideri Putin ile Çin liderinin her konuda uzlaşması bence.

Dünyamızın artık iki kutuplu olduğunu kabullenmemiz gerekir. Bir tarafta başta Çin, Rusya ve Hindistan’ın bulunduğu Avrasya bloku; diğer tarafta ise ABD’nin başını çektiği ve onun savaş makinesi NATO ve ABD’nin peşine takılan AB ülkeleri yani genel adıyla Atlantik bloku.

Şu anda en önemli soru: Türkiye hangi tarafa yakın duracak… En ufak bir hata ülkemizi uzun yıllar küresel bir yalnızlığa sürükler.

Benim gözlemlerimi sorarsanız ülkemiz Atlantik bloğuna daha yakın gibi görünüyor. (İzlediğim TV kanallarında böyle bir izlenim edindim…)

Acaba öyle mi; basında çıkan haberler ile yorumlayalım…

1) ABD, PKK / YPG ile sınırlarımızın yanında tatbikat yaptı ve terör örgütüne silahlı eğitim verdi.

2) ABD’nin çok ciddi silah yardımı yaptığı Yunanistan; NATO, AB, Birleşmiş Milletlere ülkemizi şikâyet etti. Türkiye’nin kınanmasını istedi; aksi halde ağır sonuçları olabilirmiş yani açıkça kendisini bu güçlerin yakını gibi gördüğünü ısrarla savunuyor.

3) ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 24 Nisan; Ermeni soykırımının yıldönümü olarak anılmasını ve 24 Nisan tarihinin tatil kabul edilmesini öngören bir yasa eyalet parlamentosundan geçti.

Dünyanın bugüne kadar en acımasız soykırım yapan ülkeleri… Amerika kıtasının yerlileri olan Kızılderilileri yok eden bir ülkenin bu kararını şiddetle kınıyorum. Ülkemizde gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri bu kararı kınamaya cesaret edemezlerse onları da şiddetle kınıyorum ve bugüne kadar 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan 25 ülke var hepsi 2004 /2016 tarihleri arasında…

Dünyanın en güvenilir İsviçre mahkemelerinde bu soykırım suçlamaları reddedildi. (Perinçek davası) Bu ülkelerin hepsi Avrupalı ülkeler. Bundan gerçek AB muhipleri ders alır mı? Sanmıyorum…

4) Bir ihanet de sözde son günlerde dost olduğumuz ABD’nin şımarttığı İsrail’den, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile anlaşarak Rumlara demir kubbe sattı. Tanesi 187 milyon dolardan hava savunma sistemi verecek.

5) Bizim ülkemizde bir atasözü vardır “Besle kargayı oysun gözünü” Türkiye sürekli (yıllardır) Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğunu söyledi ve bu yüzden Putin ile ilişkilerimizde sıkıntılı günler tanık olduk. İşte bu Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Türkiye’deki pek çok bankaya yaptırım uygulama kararı aldı. Ziraat bankası, İş Bankası, Anadolu Efes, Denizbank ve pek çok Türk iş insanlarına… Bir komedyenin dostluğundan bu kadar hayır gelir…

6) AB komisyonu başkanı Ursula Leyen, Avrupa’nın başarılı olacağını biliyorum dedi. Rusya’ya yaptırımların devamını talep ediyor ve bizim de Putin’e tavır almamızı bekliyor.

7) ABD temsilciler başkanı Pelosi şimdi de Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki son savaştan sonra Ermenistan’a destek vermeye gidiyor; yani Tayvan’a gidip Çin devletini kışkırtan Pelosi bu kez Kafkasya’da!!!

Bu konuda benim söyleyeceğim tek söz var. Azerbaycan lideri karşı hamleni yapmanı ve senin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımanı öneriyorum.

Ülkemiz Avrasya cephesinde yer aldıktan sonra iki kutuplu dünyada pek çok ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıyacaktır.

Avrasya cephesindeki gelişmeler;

1) Adil bir dünyayı birlikte kuracağız. Doğu ekonomik forumunda (Rusya’nın en doğusundaki Viladivostok kentinde yapıldı) Rusya devlet başkanı Putin “ABD hegemonyası ve dolar saltanatının çöküşü tersine çevrilemez” dedi ve devamında çok kutuplu dünyayı inşa için gelişen ülkeleri birlikte çalışmaya davet etti.

2) Asya liderleri Semerkant’ta Çin Devlet Başkanı ile Putin yaptıkları toplantıda “Adil, demokratik ve çok kutuplu bir dünya düzenini savunuyoruz” dediler.

3) “Şangay ruhu dünyayı fethediyor” gibi başlıklar taşıyor ve bu Şanghay işbirliğinin adil ve demokratik gibi söylemlere bazı eleştirilerim olacak:

Önce tam üyelik için davet edilen İran’da dün bir genç kadın sözde ahlak polisi(!!!) tarafından öldürüldü ve benzerlerine gözlemci ülke statüsündeki Afganistan’da kadınlara yapılan çağdışı davranışlara tanık oluyoruz.

Şanghay örgütünün dünyaca kabul görmesi için kadınlara özgürlük vermeyen ülkeleri örgüte almayın. Bahsettiğiniz demokrasinin de ahlaklı olmanın da temel kuralı budur. Kadınlara özgürlük tanımayan ülkeler için ülkemizin büyük devrimcisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kadınlar ile ilgili sözlerinden toplantınızın sonuç bildirisinde söz edin:

“Kadınlar, sizler başımızın üstünde taşınmaya layıksınız. Benim yaptığım bütün devrimlerimin en önemlisi kadın devrimiydi.”

Orhan Ayber

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun