RUŞEN HAKKI İle

Yazınımızdan büyük insanlar geçti. Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Enver Gökçe, Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Sait Faik, Ülkü Tamer, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Fakir Baykurt, Kemal Özer, Ahmet Uysal, Attila İlhan, Cemal Süreya, Aziz Nesin, Oğuz Atay… Bunlar aklıma bir çırpıda gelenler. Kuşkusuz liste uzayıp gider. Ama bu isimler arasında önemli biri daha var ki unutmaya gelmez. Ben zaten unutamam. Benim üzerimde büyük emeği var. Aramızda asla hiçlenmeyecek bir de dostluk…

Uzun zaman yaşadığım İzmit’te “Bu kentin yetiştirdiği en büyük değerlerimizden biri, kentimizin şiir çınarı” olarak tanımlanırdı. İtiraz etmiştim bir konuşmamda bu tanımlamanın bir bölümüne. Değerli olmasına değerli, kentin şiir çınarı olması da tamam ama, onu İzmit’in yetiştirdiği doğru değildi bana kalırsa. Tersine o İzmit’i yetiştirmiş, kentin güncesini tutmuş; yetmemiş ülkenin dört bir yanında yeşeren şiire, şairlere de şiir elini uzatmış, onları bilinir hale görünür hale getirmişti.

Yaşadığı işçi kenti İzmit’te; onu grev çadırlarında, direnişlerde, mitinglerde kaç kez gördüğümü tam olarak anımsamam güç. Yine onu herkesin sustuğu zamanlarda konuşurken kaç kez gördüğümü de. O yüzden ona karlı bir dağ, bir şiir üniversitesi demiştim. Bu değerlendirmemi bir şiire taşımış, onun 50. Sanat yılında şiirseverlerin huzurunda ve kendisinin yüzüne karşı taammüden okumuştum.

KYÖD (Kocaeli Yüksek Öğrenim Deneği) Sanat Grubu içinde yer aldığım sıralarda onun onuruna ülke çapında şiir ödülleri verilmesini önermiş, önerim kabul edildiğinde ise kendisine durumu açıklamıştım. Önce tepki göstermiş, zor bela ikna etmiştim kendisini. Ama bir koşulla: KYÖD Naci Girginsoy Öykü Ödülü, Cemal Turgay Fotoğraf Yarışması ve daha başkaları için ödüller devreye girecekti. Girdi de…

Diyeceğim güçlü şiirinin, başarılı öykü ve romancılığının, eşine kolay kolay kolay rastlanmayacak gazeteciliğinin yanında eşsiz bir kişiliğe de sahipti.

Ruşen Hakkı’yı erken kaybettik. Onu bugün düşündüğümde aklıma gelen şu: Pek az insan şiir, sanat, edebiyat ve toplumsal duyarlık ortamlarının yaratılmasında onun kadar çaba göstermiştir. Şimdilerde çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir insan örneğidir o.

Rıfat Sezeralp’ın büyük bir özenle hazırladığı Ruşen Hakkı İle adlı kitap, onu çeşitli yönleriyle görünür kılıyor ve tarihe kaydediyor. Kent ve ülke belleği için çok önemli bu. İzmit Belediyesi’nin kitabın basımını üstlenmesini çok önemsiyor ve yine İzmit Belediyesi öncülüğünde Ruşen Hakkı’yı da kapsayan Şiir ve Edebiyat Evi’nin açılışını bir gelecek müjdesi olarak değerlendiriyorum.

Ruşen Hakkı İle adlı kitapta bir şiir, bir düz yazı olmak üzere iki metinle yer almam benim için onur nişanı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Yazınımızın “Koca Çınarı” Ulu Şair Ruşen Hakkı şiir içinde uyusun.

Hayrettin Geçkin

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun