Pamuk Nene

Ona neden PAMUK NİNE dedikleri bilinmez,

Beyaz tenli, pembe yanaklı mavi gözlü olduğundan mı?

Yoksa yaşadığı mahallenin sakinleri, Bulgaristan göçmeni olan nineyepomak nine” demek yerine, pamuk nene” demeyi mi seçmiştir. Ne şekil de anıldığı önemli değil, önemli olan tüm mahallenin en sevilen ninesi oluşu.

Mübadele sonrası Türkiye’ye geldiklerinde, yine nedendir bilinmez diğer gelenler, yerleşmek için İzmir, Bursa gibi şehirleri seçerken bizim ninemiz ve eşi, aklı başında kimsenin yaşamak istemeyeceği, insanı kabus gibi basan bu iç Anadolu şehrini seçmişler ve asla pişman olmamışlar.

Pamuk nine denildiğine bakmayın, o mahallenin fahri doktoru

Çocuğuna nazar değen, elinde siğil çıkan, karnı ağrıyan, ayağı burkulan, boğazı ağrıyan, egzaması iyileşmeyen hatta çocuğu olmayan soluğu onun evinde alır (ayrıca doğan çocukların çoğunun ebesidir).

İnsanlar şifa bulmalı ki kapısı hiç kapanmaz, gelenlerden asla para almaz, hatta her gelene sorar “karnınız aç mı” diye, bazen de hazır yemek varsa sormadan hazırlar.

Memnun olanların getirdikleri hediyeleri (ki bunlar genelde yiyecek olur) mutlaka birileri ile paylaşır.

Sevgi ve merhamet sembolü bu kadın hayat da bir tek gelinini sevmez!…

Kendisi de dindar olmasına karşın, gelininin namaz sonrasında yüksek sesle ALLAH diyerek bağırmasına (bağırma Allah seni duyar) diyerek haşlar.

Pamuk nene doksan küsür yaşında, oruçlu iken namaz seccadesinin üzerinde öldü.

Ben de anıları çoktur merak ederseniz yazarım…

Nevin Aker

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun