Ölüyoruz…

İnsan soyu için ölüm sıradanlaştı. Sonunda başardık. Üzerine basılan bir karıncanın ölümü kadar, sinek ilacı ile öldürülen haşere kadar basitleştirdik ölümü!

Sayıyoruz madenden kaç ceset çıkardık, diye. Ceset!

Krallar için kölelerin koyundan farkı olmadığını zaten biliyorduk da biz köleler hangi ara değersizleştirdik kendimizi!?

Düşman ülkenin öldürülen askerini sayar gibi sayıyoruz vatanın hiç yoluna gitmiş canlarını.

Hayvan hakları dediklerinde komik oluyoruz. Daha yanındaki insanın yaşam hakkını koruyamamışken nasıl başaracaksın; dağı, taşı, ormanı, kuşu, böceği, ağacı korumayı.

Ülkedeki işçiye, kazazedeye, polise, askere, doktora ya da yurdum insanına kim sahip çıkacak…

Neyse biz geleneğimizi bozmayalım; işimiz gücümüz kuru gürültü çıkarmak, şuraya bir slogan bırakalım da gören, duyan insan sansın…

”Yaşam Hakkın Mücadele Gücün Kadardır!”

Dilek

 

Böyle Yönetilmeyi Hak Etmiyorum…

Küfür, Çaresizliğini Sesli Haykırmaktır!

Bilim İnsanlarımızın Öldürülmesi, Bilim Katilleri, Uluslararası Siyasi Cinayetler…

 

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun