Miyavlı İstila

Hayatının bir dönemini ebeveyn olan arkadaşların yanında gaz, çiş, mama muhabbeti dinleyerek geçirmiş ve bu sıkıcı sohbete ebeveyn olarak dahil olmayı tercih etmiş bir birey olarak şu an aynı sıkıntıyı kediler konusunda yaşıyorum.

Arkadaşım, komşum, eşim, dostum herkesin hayatını kediler ele geçirmiş durumda. Hiçbiri bu gerçeğin farkında değil.

Bu tam olarak bir miyavlı istila…

Evde kedim var, pencereyi açamam! Cümlesini duyunca ruhum daralıyor, nefessiz kaldığımı hissediyorum. Yaz kış evin içinde çiş kokusu da üzerine promosyon.

Evde kedim var, onu almam lazım, bunu almam lazım, şuraya gitmem lazım, buraya gitmem lazım!

Evde kedim var, tatile çıkamam… onu yapamam bunu yapamam… Bitmek bilmeyen konuşmalar…

Kedim onu yemez, kedim buraya çiş yapmaz, kedim düşer, kedim uçar, kedim hastalanır kedimin psikolojisi bozulur…

Yeter!!! Zihnim uyuşmaya başladı kedilerden. Kim demiş kediler stresi alır, anksiyetinize iyi gelir. Koca bir yalan!!!

Görmüyor musunuz kediler bizi ele geçiriyor, baya baya mülteci geldiler evde yönetimi ele geçirdiler…

Özgürlük meraklısı insanlarız güya!

Yanlış anlaşılmasın diye bu notu da düşmek zorundayım zira bizde düşünce özgürlüğü de net anlaşılamadığı için kedilerden nefret ettiğim gibi bir hava yaratılabilir. Kedileri sevmeyen bir insan da değilim. (Ayrıca sevmemekte suç değil, iç dünyamda ne yaşadığım kimseyi ilgilendirmez.)

En az çocuklar kadar kedileri ve diğer hayvanları severim. Sorun sevmek ya da sevmemek değil.

Onların bize muhtaçlığı kadar bizim onlara muhtaçlığımıza da inancım var.

Hatta, kucağıma bir kedi alıp saatlerce ayrılamamışlığım da çok olur.

İçimden bir ses ‘’hadi sende onlar gibi kediyi al ve eve götür, sevgisi buna değer’’ derken diğeri ise ‘’saçmalama evi ve hayatını hapishaneye çevirmenin hiçbir mantığı yok. Her aşk gibi bu da biter’’ diyorum ve kediyi sevme işlemim bittikten sonra özgür yaşamıma geri dönüyorum.

Aslında onu değil kendimi salıveriyorum.

Sokakta tanıştığın her yakışıklı ile evlenmeye kalkmadığın gibi bulduğun her kediyi de eve götürmeye çalışmanın bir alemi yok.

Bakalım kedi senin onu eve hapsetmeni istiyor mu!?

Bir varsayıma göre dünyanın en yaşlı hayvanları kedilermiş. Yani evrimsel süreçte özünü korumayı başaran.

Zannediyor musunuz ki bu kadar bilge bir hayvan sana iktidarını kaptırır. Kiminle muhatap olduğunun bilincine var. Kediler seni suya götürür, susuz getirir. Aklını başına al.

En zeki tür olduğumuz iddia etsek bile kediler tarafından kullanılmaya engel olamıyoruz.

İnsanlık kendini kurallara kaidelere sıkıştırıp kendi kendinin doğasını bozarken diğer taraftan kedilerin de doğasını bozmaya çalışıyor.

Yeni nesil sokak kedileri yemek artıkları yemiyor!? Fare, yılan gibi hayvanları da avlamıyor. Avlanma refleksleri gün geçtikçe azalan bu hayvanlar şu an savaş çıksa ilk evden atacağımız, ilk terk edeceğimiz canlılar.

Biliyorsun o bir şekilde dört ayağının üzerine düşer, sen kendi derdine yan.

Çok hayvan sever bir arkadaşım yurt dışına tatile gitmek için para biriktiriyorum bu sebepten mahallenin sokak kedilerine mama alamaz oldum, dedi…

Bu nasıl hayvan severlikse!? Basbayağı bencillik bu!

Yahu madem ilk onları terk edecektin ne diye hayvanı hazır mamaya alıştırıp doğasını bozdun? Senin anlık zevklerinin bedelini neden onlar ödesin?

Genelde doğada insanın ahmaklığının bedelini ilk diğer canlılar öder. Neyse ki kediler başının çaresine bir şekilde bakar. İnsana muhtaç olmamanın mağrurluğu, asaleti, gururu duruşuna yansımıştır. Gözlerinizin içine bakarak sizi sıcak sevgi dolu anlar yaşatırken canı istemediği an döner arkasını gider. İnsana hafif dozda zeigarnik etkisi bırakarak.

İşte bu sebepten bencil insanın hakkından ancak kediler gelir. Size hiçbir şey vaat etmeden elinizden bütün yaşamınızı alır ve sıkılırsa gider…

Dilek

Neden Kedi Sahiplenmeliyiz?

Tom ve Jerry Etkisi

Atatürk’ün Hayvan Sevgisi

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun