Melike Demirağ Hepimize Arkadaş

Melike Demirağ Olmak…

Yıllar geçse de üstünden milyonların kalbinin asla unutmayacağı ve çok sevilen sanata emekleriyle hafızamıza kazınan eserlerde yer alan, insanlığa ışık sunmak ve farkındalık yaşatmak isterken çabaları ile umudu her yere bir tohum gibi ekmeye çalışan, çok saygıdeğer Melike Demirağ‘a duygularımı yazacağım.

Klasik giyim tarzıyla, saçlarını doğal savuran görüntüsü bende; dayatılan modaya ayak uydurmak yerine, yüzündeki gülümseyen güzelliğiyle devrim yaratması imajını hissettiriyor.

Devrimcilik O’nun duruşu olmakla birlikte, yaşam özü de Devrimcilik olabilir. Türkiye başta olmak üzere, dünyadaki tüm ezilen toplulukların yenilikler ile ferah yaşama ulaşabileceklerine inancı asla eksilmiyor. Elbette, O da bizler gibi birçok olayı takip edip, birçok olayda O da yakınıyor tabii ki. Fakat, yakınmanın ötesine geçip farkındalıklar oluşturmaya da çalışıyor. Yaşamını daha değerli kılmaya çalışırken hala, geçmişteki büyük başarıları ise hafızalarımızda.

Nerde bir yara varsa, o yaranın yeri için seslendi. Nerde acı varsa, oraya ulaştı. Tabii ki ulaşabildiği ölçüde. Misal, vatandaşlıktan çıkarıldığı (Şanar Yurdatapan ile) dönemde, yine seslendi memleketine ve umut oldu güzelliklere, duygusal birlikteliğiyle…

Özgürlüğe, demokrasiye inancını hiç yitirmedi; ötekileştirmenin karşısında yer alırken, haksızlıklara karşın sessiz kalmadı. Hatta, Türk müziğinin hedef alınmaya başlandığı zamanlarda arabeske göndermeler yaparak farkındalık yaratmaya çalıştı. Korkmadan, çizgisini hiç kimseden sakınmadan, en yüce insan onuruyla dik yaşadı.

Tarihimizde güzel iz bırakmış mühendis dedesinden, ilk kadın spikerimiz anneannesinden, annesi şarkıcı Ruçhan’ımız, babası değerli yönetmenimizdir; özetle şunu iletmek istiyorum: Sevgili Melike Hanım’ın maddi beklenti ile sanatta yer aldığına kimse tanıklık edemez ve o ezilenler ezilmesin diye hala savaş veriyorsa, karşılık beklemeden yorulmasını çok taktir ediyor ve O’nun mucizevi bir ruh olduğuna inanıyorum.

Halk ile iletişime geçtiğinde samimi hitaplarda bulunuyor. Hep sıcak kanlı ve sevgi dolu.

Ali Korkmazgil, Pınar Alptekin gibi kayıpları ağır ve haksızlıkla öldürülen gençlerimizin haklarının arayışında yerini alıyor. Hasta çocukların ilaç arayışlarına destek olurken, paylaşımlarında en mühim haberleri de topluma iletmeye gayret ediyor. Orman yangınlarını iletmeye gayret ediyor. Haksızlıklara gelemiyor. Milli bayramlarda coşkuyu yaşatmaya da özen gösteriyor. Sosyal medya hesaplarında yazdıklarımın sözcüsü olmaya devam ediyor. Ezilenlerin ardından vazgeçmiyor sağ olsun. Bazen torunları ile sürpriz paylaşımlar yaparken bazen de sevdiği arkadaşlarının ölüm yıldönümlerini anarken görüyorum kendisini. Çok vefalı bir Arkadaş kendisi.

Bu ara Storyel’de kitap seslendirmelerinde emek veriyor. Kayıp Diva kitabı annesi Sayın Ruçhan Çamay‘ımız için yazılmıştı, çok yakın zamanda seslendirmeyi tamamladı. Eminim çok başarılı okumuştur ki muhakkak dinleyeceğim. Zaten, şiir okumakta da çok başarılıdır.

Haberleri çok sıkı takip ederken; çıktığı televizyon programlarında özellikle, insanımızın insanımıza kırılmasına hüznünü belirterek, halka farkındalık yaşatmaya çalışıyor. Yüreğinin güzel sesiyle topluma “Arkadaş”sı hali eksik olmasın.

Biyografisine bakınca, çok çabaladığını ve çabalarken de çok değerli sanatçılarımızla birlikte çalıştığına tanık oluyoruz. Kendisine kimler hangi konuda yardımcı olmuşsa, bir bir tüm güzellikleriyle anılarını aktarırken başlangıç dönemlerindeki ilk farkındalıklarını dahi anlatmaktan çekinmez ve hiçbir zaman kendisine yardımı dokunmuş insanların detaylarını atlayarak aktarmaz; kim hangi konuda nasıl etkilemiştir anlatır, hayranlıkla dinlerken güzel insanları O’nu adeta bulunduğu atmosferi betimlerken bulursunuz.

Twitter’dan bana tevazu gösterip cevaplarıyla zerafetini eksik etmediği için nezdinizde kendisine sonsuz teşekkürler ediyorum.

***

Ülkemizde öncü bireylerin torunu ve kızı olan sevgili sanatçımızın elbette genel kültürü başta ailesinden almıştı. Rahmetli dedesi devletin parasıyla Ankara Tren Gar’ını inşaa etmiş, beğenmeyince cebinden ödeyerek tekrar inşaa etmiş birisi. Ananesi ilk kadın spiker ki Türkçesi çok düzgün aydınlarımızdandı. Yetiştirdiği çok değerli sanatçımız Ruçhan Hanım’dan Melike Hanım’a gölgesi hala yaşıyor. Babası Turgut Bey ise Yeşilçam emektarlarından ki unutulmayacak eserlere imza atmış birisi. Amcası rahmetli Nuri Bey tüm zenginliğini ilk uçak fabrikasına adamış ve bu ülkede fedakarlığı unutulmayan bir insan yine. Biz ünlü akrabalarını tanıyoruz ki yalnız kendileri bilir, daha nice güzel insanlardan oluşuyordur aile bireyleri.

Yılmaz Güney, Tuncel Kurtiz, Tarık Akan, Atilla Özdemiroğlu ve eski eşi Şanar Yurdatapan ile çalışmış çok şanslı bir sanatçımızdır da. Oyunculuğu ve şarkıcılığıyla kendisine hayran bıraktı bizleri. Şanar Yurdapan geçmişten günümüze en değerli söz yazarlarımızdandır. Hayatı çok büyük bir biyografi. Yılmaz Güney’e ise kitaplar yazılsa az kalır. Bu ülkede anlaşılmamış ve hala anlaşılmasın diye savaşları; biyografilerinde manipüleler eksik olmuyor ve olmayacak gibi. Çünkü, anlaşılırsa eğer haksızlıklar ile nasıl savaşacağımızı öğreniriz. Kalp solda atar. Tuncel Kurtiz’in Ezel dizisi ile tanınmasını hala kabul edemiyorum. Oysa Ezel dizisinden çok önce asıl eserlerini tamamlamıştı. Tarık Akan, devrimin yakışıklı yüzü. Ölmeden önce son zamanlarında bir hayranı onu görüp onla konuşmak istediğinde ailesine; hala tanınıyorum diye mütevazılığından ödün vermeden sevinen güzel bir insandı. Atilla Özdemiroğlu, Şanar Bey ile ortak işlerde çok bulunmuş ve harika bir bestekarımızdı. Ve tüm dostlarını bizlere tanıtmaya devam ediyor. Şanar bey dışındaki aktardığım tüm güzel insanlar güzel atlarına binip gittiler. Şanar Bey’e ve Melike Hanım’a uzun sağlıklı ömürler olsun.

Fatoş Güney’in yazdığı kitabı da Storyel’de seslendirdi Arkadaş’ımız. Hala vefalı olması Çirkin Kral’ımıza sizce de örnek davranış sergilemiyor mu…

Yazdığım dostlukları en çok bilinen dostluklarıydı. Daha nice güzel insanlarla çalıştı. Hakkında yazmaya kalksam kitaplar yazılmayı da hak ediyor.

Ailesinden arkadaşlarına ne güzel insanlarla büyüdü ve ne kadar doğru yaşadı. Yaşamı boyunca hiçbir zaman maddi kaygı yaşamayacak kadar rahattı. Topluma duyarlılığı onu rahatsız eden yanıydı.

Nice konser turnelerinde bulundu, nice konserlerde nice güzel insanlarla birlikte sahneyi paylaştı. 

Hatta bazı şarkılı turnelerinde olaylar çıkaran kurbağalar eksik olmuyordu, yine de vazgeçmedi yolundan.

Siyasal fikirlerinden düşünce suçlusu O! Daha yaşanılabilinir bir dünya hayali var, olurunun peşinde de rüyalarını gerçekleştirme arzusunda. Umutlu olması da suç! Umutlar ölmez ki hangi güzel şey ölmüştür. Dahası barışçıl! Hayda bu kadar iyimserlik başına bela olacak! Barış nedir ya! Günümüzde kim barışçılsa cezasız bırakılmıyor! En büyük suçu iyilik! Kanatsız Meleğimizin iyi niyetinden, başına gelmeyecek zorlukları yaşadı. Sevmekten vazgeçmiyor. Tüm yaşamlara saygı duyuyor. Azimli de! Azmi hepimize örnek olsun dileğimle.

***

Babam bir Melike Demirağ hayranı olarak, ergenlik dönemimde hep O’na benzememi isterdi. “O’nun gibi hafif makyaj yapıp, O’nun gibi giyinmeni, O’nun gibi ağır ve bilgili davranış göstermeni istiyorum.” gibi nice cümleler kurardı. Ben de o dönemlerde çok sevilen Melike Hanım’a hayrandım. Ama, onun gibi olmanın zor olduğunu bilirdim.

Hayatta, mümkün olmayacak hiçbir şeyin olmadığına inanmış biriyim. Belki, fikirlerim değerli sanatçımızla aynı yolda ilerliyor; insanlığım konusunda son nefesime değin hep ilerleme kaydetmeye çalışacağımı da biliyorum; fakat O olmak, O’na benzemek benim için çok zor (Affet Baba!).

Sevgili Melike Hanım’ı çok taktir ediyorum, ki idol karakterlerimden birisidir. Başarılarına benzer başarıları imzalamak herkesin harcı değil. Ülkemizdeki kadınlara idol karakter olması ümidimle.

Çok değerli sanatçımıza başarılarının devamını diliyorum.

Not: Sevgili Melike Hanım’a sürçü lisan ettiysem af ola. Bir hayranı olarak hakkında yazmak zordu benim için. Nezdinizde varlığına çok sevindiğimi ve sağlıkla uzun bir ömür yaşamasını ümit ediyor ve en içten hürmet ve sevgilerimi iletiyorum. Meraklılarına biyografisini alıntılayarak yazıma devam ediyorum.

***

Melike Demirağ’ın Biyografisi

Melike Demirağ, 3 Haziran 1956 tarihinde İstanbul’da doğdu. Rüçhan Çamay ve Turgut Demirağ’ın kızıdır. 2003 yılında intihar eden oyuncu Muhteşem Demirağ ve Nevbahar Demirağ olmak üzere 2 kardeşi vardır. Ayrıca anneannesi Mebure Yapar, Türkiye’nin ilk kadın radyo spikerlerinden biridir.

Dedesi Naci Demirağ ve Dedesinin kardeşi Nuri Demirağ Türkiye’de demiryolu yapımını ilk gerçekleştiren mühendislerdir. Naci Demirağ Ankara garını devlet adına inşa ettirtmiş sonra beğenmemiş ve tekrar cebinden ödeyerek yeniden yapmış kişidir. Ayrıca büyük amcası Nuri Demirağ, Türkiye’deki ilk uçak fabrikasını kuran kişidir.
Üsküdar Türk Kız Koleji mezunu olan Melike Demirağ, ilk oyunculuk deneyimini 1971 yılında babası Turgut Demirağ’ın yazıp, yönettiği Üç Kızgın Cengaver filminde kazandı.
1974 yılında Şanar Yurdatapan’ın bestelediği ve Atilla Özdemiroğlu’nun düzenlemiş olduğu Arkadaş adlı şarkısı ile ilk 45’lik plağını çıkardı. Bu şarkı o dönemin en çok tutulan şarkılarında biri olup, halen birçok kişi tarafından dinlenmeye devam etmektedir. Aynı yıl Yılmaz Güney’in yazıp, yönettiği ve aynı zamanda başrolde oynadığı Arkadaş adlı filmde Melike karakterini canlandırdı.
Arkadaş filmi 32. Locarno Film Şenliği’nde En İyi Film seçilerek, Altın Leopar Ödülü’nü kazanırken Melike Demirağ ise En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Rebecca Horn ile paylaştı.
1970’li yıllarda birçok 45’lik plak çıkaran Melike Demirağ’ın birçok albümü de bulunmaktadır.
Melike Demirağ, Esmeray, Ertan Anapa, Funda Anapa, İskender Doğan ve Kerem Yılmazer ile birlikte kurdukları Grup Sekstet (Altılı) söylediği, ‘İnsanız Biz adlı şarkıları ile 1978 Eurovision Türkiye Finalleri’nde 2. oldu.
1978 yılında birinci olamadığı Eurovision elemelerinden sonra İzmir’de Ayşen Gruda’yı da aralarına alarak müziği güldürü ile birleştirerek yaptıkları şov programında Melike Demirağ ”Gel” isimli şarkıyı seslendirdi.
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında siyasi görüşlerinden dolayı Şanar Yurdatapan ile birlikte yurt dışına çıktılar. 1981 yılı Şubat ayında Genelkurmay Sıkıyönetim Askeri Hizmetler Koordinasyon Başkanlığı; Cem Karaca, Selda Bağcan ile Melike Demirağ ve Şanar Yurdatapan’ın 13 Mart 1981 tarihine kadar Türkiye’ye dönmezlerse vatandaşlıktan çıkarılacaklarını açıkladı. Ancak dönmedi.
Türki vatandaşlığından çıkarıldıktan sonra uzun yıllar Almanya, ABD, Rusya, Meksika ve Avustralya gibi birçok farklı ülkede yaşamını sürdüren Melike Demirağ, 1989 yılında Almanya’da olduğu dönemde İstanbul’da Olmak : Anadolu adlı bir müzik albümü çıkardı. 24 Aralık 1991 tarihinde ise Türkiye’ye döndü.
2001 yılında Şöhret Sandalı adlı filmde Ediz Hun, Ajda Pekkan, Halil Ergün, Banu Zorlu, Gökhan Arsoy ve Tomris Oğuzalp ile birlikte rol aldı.
2003 yılında Kadir İnanır ve Türkan Şoray’ın başrolde oynadığı Gönderilmemiş Mektuplar adlı sinema filminde Selma rolünü oynadı.
Kız kardeşi Nevbahar Demirağ, 2005 yılında Ali Koç ile evlendi.

Melike Demirağ, 2009 yılında Geri Dönüşüm adlı son albümünü çıkardı.

Melike Demirağ Evlilik
İlk evliliğini 1974 yılında müzisyen Şanar Yurdatapan ile yapan Melike Demirağ’ın Zeynep Ferah ve Can olmak üzere 2 çocuğu oldu.
İkinci evliliğini Sinan Çetin’in yeğeni yönetmen Orhan Çetin ile yaptı. Bu evliliğinden de Firuze adında bir kızı vardır. 2000 yılında boşandılar.
Albümleri
2009 Geri Dönüşüm
1997 Ruhlar Şehri
1994 Melike Demirağ 94 Yılında
1993 Kim Kime Dum Duma
1992 Merhaba Arkadaş
1991 Hariçten Gazel (Alışamadım)
1989 İstanbul’da Olmak: Anadolu
1982 Demir Parmaklıklar Arkasındaki Türkiye’den Özgürlük Şarkıları
1979 79 Yılında
1978 Yeter Artık
1977 Güneş Yine Doğacak
1977 Merhaba Arkadaş
45’lik Plakları
1977 İnsanız Biz / Vur Şu Sazın Tellerine
1977 Elele / Niçin
1977 Aşk Bestesi / Hani
1976 Ne Olmuş Sana / Pışşık
1975 Ninni / Ağlamak Ayıp Değil
1975 Hadi Canım Sen De / Merhaba
1974 Arkadaş / İsimsiz Kahramanlar
 
Filmografisi
2003 Gönderilmemiş Mektuplar
2001 Şöhret Sandalı
2001 Yedi Tepe İstanbul
1978 Sürü
1974 Arkadaş
1971 Üç Kızgın Cengaver

Not: Biyografisi birçok web sitede aynı satırlardan oluşuyor. Bu yüzden yeni bir biyografi yazmaya kalksaydım söylenmiş sözlerin farklı cümlelerini kurmak zorunda kalacaktım bu yüzden sizlere biyografisini alıntı yaptım.

***

Son Sözlerim;

İsterdim sanat eserleri üzerinde de yazmak, isterdim Berivan olmayı nasıl sevdiğini. Melike’yi oynarken neler hissettirmişti. Şarkılarındaki detayların günümüzde halen duygularımıza hitap etmesi. O’nu dinlerken nasıl coşkulandığımı vs. Hatta, şarkının biçiminden çok şarkı sözlerini önemsediğinden bahsetmişti. 

Dedim ya çok değerli sanatçımızı anlatmak zordu, ben insanlığını ve güncel yaşamındaki tanık olduğum hallerini iletmeyi seçtim. Çünkü, örnek alınası örnek davranışı çok. 

O’na ulaşmak isterseniz; tüm sosyal medyalarda hesapları var ve ismini arayarak hesaplarına ulaşabilir, takibe alabilirsiniz.

Yazımın topluma ışık olması dileğimle. Barışla kalalım.

“Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele”

(Altını çizerek yazıyorum; umarım sürçü lisan etmemişimdir. Çok Sevgili Melike Hanım’dan sürçü lisan ettiysem affola.)

Bir Hayran İlkay.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun