Karciğar Makamında Yağıyordu Kar!…

Yerini bırakmışlığıyla, kışa sonbahar

Dışarıda yağarken tüm güzelliğiyle

Haşmetli, kristal güzelliklerde kar;

Düşerken odaya ve ruha

Zaman dehlizinin köhne sokaklarından,

Geceyi, ruhu, gönlü esir almışlığında anılar…

 

Ömrün,

An olup, sükun sükun

An olup, çağıl çağıl akışlığında;

Yad bedesteninin esrarına bürünmüşlüğünde,

Dökülür, saf saf…

Sökün etmişliklerinde anılar,

Tarih ve ömür denilen yedieminin elindeki,

Anılar sandığının açılmışlığında,

Kah,

Lavanta kokululuğunda;

Kah,

Naftalinden yayılan, kesif bir geniz yakıcılığında;

Sergen olup dillenmişliğinde, onca anının

Sürülüp savrulmuşluğunda iken ruhlar, dünün rüzgarında…

 

Dillenir, gönül sazı

Şarkıların, terennüm terennüm nakaratlarında…

 

Sevgiye aralanan kanı çekilmiş dudaklara vurulmuşluğunda,

Bir renk cümbüşüyle, perde perde inerken gözlere anılar,

Dışarıda, gönülde ve ruhta;

Karcığar makamında, elif elif yağıyordu kar…

 

Ses ses,

Nota nota güzelliklerde,

Bir Saadettin KAYNAK eserinde,

Sevgili can Mustafa SAĞYAŞAR dillendirilmişliğinde,

”-Kara bulutları kaldır aradan…

Yar aman..”, derken;

Adeta,

Olursuzluklardan bezmişliği resmediyordu;

Mest etmişliğin kollarıyla sardığı benliklere,

Tercümanlığında gönüllere,

Dil olmuşluğunda yüreklere.

 

Dışarıda yağarken ılgıt ılgıt, elif elif kar;

Sarıyordu, anılarda hüznün rüzgarı…

 

Ruhu, efkar efkar!…

 

Yıllara direnen antika radyodan, dalga dalga yayılmışlığında,

Gönüllere sinmişliğinde, dillenirken şarkılar;

Karciğar makamında elif elif yağıyordu kar!…

Karciğar makamında elif elif yağıyordu kar!…

 

Mualla Sezgör YASSIBAŞ

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun