İzmir’in ve Ege’nin Kara Günü “15 Mayıs 1919”

15 mayıs 1919; İzmir’imizin (bana göre dünyanın en güzel şehri) başta İngilizler olmak üzere, Emperyalist güçlerin kışkırtmaları ile silahlandırdıkları Yunan ordusunca işgal edildiği gündür!!!

İzmir ile sınırlı değildir bu işgal, tüm Ege bölgemizdeki şehir, kasaba ve köylerimiz bedel ödemişlerdir.

Megola İdea dedikleri büyük Yunanistan hayali gerçekleşmeliydi ve böylece Osmanlı’nın tarihten sildiği Bizans İmparatorluğu tekrar kurulacaktı… Ancak bunun gerçekleşmesi için Ege bölgesindeki Türk çoğunluk katledilmeliydi!!! Bu kanlı işgal;
Türk halkına yapılan en acımasız en kanlı günleri yaşatmıştır ve bu istila Türk halkının kendisinden kat ve kat üstün Yunan ordusuna direnen milli güçlerimizin Ege efelerinin destansı mücadelesini yaratmıştır…
 1) Yunan işgaline karşı ilk direnişi örgütleyen ve başlatan Mustafa Necati (*) ve Vasıf Çınar.
İzmir Müdafaa temsilcisi Nurettin Paşa, Yunan ordusunun işgaline tüm gücü ile direniş kararı verince; Padişah kendisini görevden alır ve yerine daha önce emekli edilen Ali Nadir Paşa getirilir. İzmir valiliğine ise, Kambur İzzet Paşa getirilir. Bu arada sadece kendi koltuğunu düşünen Padişah: paşalara  Yunan ordularına direnmemelerini emreder!!!
2) İzmir işgali sırasında İzmir valilik binasına giren Yunanlı teğmen bir tartışma anında, Ali Nadir Paşanın suratına bir tokat atar; aslında bu tokat Padişahın suratında patlamıştır diyelim. Bu tokatın karşılığı 9 Eylül 1922’de verilmiştir!!!
Tüm Yunan ordusunun ve onu kışkırtan İngilizlerin, Türkiye için Sevr Anlaşmasını dayatan ABD başkanının suratında patlamıştır.
3) Yürekli bir Fedainin öyküsü; Hasan Tahsin (**).
15 Mayıs: Yunan ordusu karaya çıkınca, İzmir’de yaşayan Rumlar Yunan ordusunu coşku ile karşıladılar.
En önde bir efsun askeri bayrak taşımaktadır; Rumlar ise, arkasında coşku ile alkışlamaktalardır…
Hasan Tahsin vatani  görevini yerine getirmek için zamanın geldiğine karar verir ve hiç tereddüt etmeden silahını Yunan bayrağını taşıyan efsun askerine doğrultur!!! Alnından üç kurşun yiyen asker ölür ve Hasan Tahsin binlerce süngü darbesi ile ŞEHİT olur… TÜRK tarihinde altın harflerle görkemli yerini alır. İşte o kurşunun adı İLK KURŞUNDUR ve son kurşun da yine İzmir’de 9 Eylül 1922 yılında atılacaktır.

4) İzmir’in işgali tüm Anadolu’da çok büyük tepkilere neden oldu; ülkemizin her yanında protesto gösterileri yapıldı, bir başka şekilde ifade edersek; Tam Bağımsız Türkiye Bilincinin ve “Ya İstiklal Ya Ölüm” iradesinin  oluşmasında başlangıç oldu, kısaca; İzmir ve Ege bölgesi çektiği acıların sonunda kazandığı zaferle yeni bir Kemalist Türkiye’nin oluşmasını sağladı

İzmir’in işgali o günün etkin güçleri olan İngiltere, İtalya ve Fransa’nın arasını bozdu. Paylaşım kavgası büyüktü!!! Atatürk, Avrupa ülkelerinin iç çekişmelerini çok iyi değerlendirme şansına sahip oldu ve dış siyasetimizde bunu çok iyi kullandı.

 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ve 15 Mayıs Dünya İklim Günü

Öncelikle, çok mühim ve çok önemsediğim bu konular için sizlere birkaç yazımı sizlere sunuyorum.
Yaşadığımız Gıda Krizinde Ziraat Bankamızın Rolü başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
İklim Değişikliği ve Bedeli Yüksek Aymazlık başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Kirlenen Sularımız ve İstanbul’a Susuzluk Uyarısı başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
İklim Değişikliği: Ne Yapmalıyız? Başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
İklim Değişikliği ve Küresel Kuraklık ile ilgili Türkiye Gerçekleri başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Tüm yazılarımı okuyabilmek için bloğuma buradan ulaşabilirsiniz.
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü. Ülkemiz için çok önemli bir gün… Bu ara televizyonlarda bir reklam yayınlanıyor; “İş bankası Türk üreticisi ve köylüsünün gerçek dostudur”.

İş Bankası;

Ata’mızın talimatı ile Celal Bayar’a kurdurulmuş bir bankadır.
Büyük hisse sahibi olan Ata’mız hisselerini Cumhuriyet Halk Partisine bırakarak, oluşacak gelirin Türk Dil Kurumuna ve Türk Tarih Kurumuna aktarılmasını istemiştir. Günümüzde TDK ve TTK zedelenen, zarar gören kurumlarımız halinde; birçok bankayı hortumlayan ve birçok bankayı batıran muktedirlerin gözü İş Bankamızda!
Şimdi burada soru şu;
Kuruluş amacı Türk köylüsünü ve Üreticisini desteklemek olan TC Ziraat Bankası futbolcuları finanse eder iken acaba İş Bankasının Türk üreticisine sahip çıkması bu bankanın yetkililerini üzüyor mu?  
Hiç sanmam!
TC Ziraat Bankamıza üzülmekten öteye gidebilmemiz dileğiyle…

Bir sonraki yazımda 19 Mayıs günü olacak; Gençlik ve Spor Bayramı, ATATÜRK’ü anma günü…

Uzun yıllar ulusal televizyonlarda program yaptım ve yıllardır yazılar yazıyorum; ancak bu kez büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ü en anlamlı şekilde gençlere ve çocuklara anlatma görevi her kuruma ve basına düşüyor. Bilinçli herkesin fedakarlık yaparak, zaman ayırarak, milli tarihimizi ve yaşattığı güzellikleri yarınlarımıza aktarması gerekiyor. Sizlere geçen yıl yazdığım yazımı ileterek, bu yazımı tamamlıyorum.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Orhan Ayber
Dipnotlar;
(*) Mustafa Necati, Ata’mızın en yakın dostu ve en güvendiği arkadaşıydı ve üç dönem milletvekilliği yapmıştı. Ne yazık ki 35 yaşında hayatını kaybetti. Atatürk’ün onun vefatını öğrendiğinde göz yaşlarına hakim olamadığı söylenir. Mustafa Necati, tüm birikimi olan evini Türk ulusuna bağışlar, ancak daha sonra bu evin adı değiştirilerek Ata’mıza hakaret eden bir yobazın Nuri Pakdül adı verilir.
(**) Gerçek adı Osman Nevres.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun