Yalanlarda Gerçekler Aranmaya..!

Paranın kirinin, kanının, ellere bulaşıp…
Ar, edep, haya ile haysiyetsizliğin insanı, insanlığı ve ilişkileri güve misali yeyip, tüketmişliğinde…
Değil, sadece insanların, havanın, suyun, tuzun, ulu dağ zirvelerindeki karın, kilerdeki unun kirlenmişliğinde…
Vicdanların, gönüllerin, duyguların yalana, dolana, suça belenmişliğinde…
Masumiyetin ırzına geçilip, ellerimizle kendi suçlularımızı, katillerimizi, cellatlarımızı…
Hele, hele de en önemlisi kurbanlarımıza, kula, kulluğun allanıp, pullanarak piyasaya sunulması sonucu…
Saf, saf sefillerin el-pençe duruşları, yalakaları, kul-köleliği hayat biçimi ve geçim kapısı yaparak…
Türedi şaklabanların, insanların, insanlığın içini dışına çıkartıp, ortalığı safraların kaplamışlığında…
Yalanda ki gerçekleri aramaya ömür adayan işin ustalarının yalanda boğulup, telef olan ömürleri seçmeye, yetişememişliğinde…
İnsanlık var ettiği kuburlar da debelenip, pirince katılan taşlar misali…
İyilerin içine katılan kötülerin, hayatın, insanın ve insanlığın kimyasını bir solukta bozup, sonrada kenara geçip, eserleriyle övünürcesine…
Kendi çaldıklarında, kendileri kadar, kurbanlarını da oynatmışlığında…
Sadece Ahiret ve CENNET DEĞİL, hayat döndü kerhaneye, insan geçinen eblehlerin, metelik etmemişliğinde…
İnsanlar saf, saf katılarak pezevenkliğe, insanları kul-köle ettiler apış arasındaki o malum deliğe…
Soysuzluğun ne cinsiyetinin, ne de milliyetinin olmamışlığında…
Vicdanlar döndü çıktı, kilidi bozuk, kumbaraya…
Parayı verenin, düdüğü çalmışlığında, ahiretle, cennet bile düştü, piyasaya…
Sahte sofularla, dinsiz, din baronlarının, ortalıkta cirit atıp, fellik fellik dolaşarak…
Kurbanlarına, kurban ekleyip…
Kula kulluk edenlere, yanmaz kefenlerin satılıp, hurilerle, sabi-sübyan oğlanların…
Cennet denen, anlı-şanlı Çok Yıldızlı Kerhanenin Bonus’ u olarak, üste peşkeş çekilip, zevklere kurban, canavarlara yem edilerek…
Masum canlara, acımasızca ve vahşice kıyılmışlığında…
İnsanın, dünyanın ve hayatın, akının bokuna karışmışlığında…
İki ucu boklu değnek kılıklı Sülale Boyu Zübük’lerin, çakmalıkla, insan yerine geçip…
Pazarlara bereket, eski köye yeni adet getirerek…
İnsanların mal ve köle olarak alınıp, satılmış lığında ..
Şehirlerin orta yerinde, insanlığın utancı…
Zevk kurbanı sapıkların, gönlüne eğlencelikle, köle ve zevk aracı olarak satılan masum bebelerin…
Irzına geçilip, hayatlarının karartılarak, telef ve mundar edilip…
Sus payı olarak, ailelere verilen paralarla…
Çocuklarının namusunu, iki paraya satan ne idüğü belirsiz, sözde ebeveynlerle, ataların…
Yalaklara yem, sarhoş masalarına, meze, yataklara, sapıklara muta nikahıyla cinsel ihtiyaçlarını giderme aracı ve malı olarak satılıp…
Sözde namusluların başı, ahmak, GAVAT Deyyuslerin bey, paşa, efendi…
Dişiliğin ve kadınlığın yüz karası, utancı Kaşar hacana yosmaların…
Gözlerini kapatıp, dolmayan Para Cüzdanlarını açıp, kendi öz kızını, hayasızca pazarlamaya koyulmuşluğunda…
Bu kadar kiri-pası, Kloraklı Çamaşır Suyunun bile, ağartamayıp, paklamamışlığında…
Namus kumkumalarıyla, kendilerini sözüm ona namus bekçisi ve temizleyicisi ilan eden, Gavat sürüsüyle şerbetli
pezevenklerin adının / MUTEBER BEY EFENDİ / diyerek…
Son sistem albenili kartvizitlere, yaldızla yahut ta…
Paraya para demedikleri için parayı bastırıp, haysiyetleri aldığını söylemekten utanmaz GODOŞLARIN isimlerinin, altın suyuna batırılarak, yazılır olmuşluğunda…
İnsanın…
” -KIRK YILLIK KANİ, OLUR MU YAHNİ ” Diyesi geliyor, dilinin ucuna…
Ama suçluya suçlu diyen namuslunun, kodese tıkılırken ..
Gavat sürüsü yandaşın, pehlivan eskisi, mafya tetikçisi sözde sporcu DEYYUSLARIN, yönetim kurullara atanıp, baş tacı edilmişliğinde…
Namus nerede, haysiyet hangi çıkmaz karanlık sokağın köhneliğinde telef edilerek, kıyım kıyım, kıyılıp kesilip,
doğranmışlığında…
Başlanır oldu ..
YALANLARDA GERÇEKLER ARANMAYA..!
YALANLARDA GERÇEKLER ARANMAYA..!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya
24 / 06 / 2020 , Saat ; 20_20

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun