Ya Öyle Değilse

Vatan haini dediler ona. Oysa vatan haini diyenlerden daha çok seviyordu vatanını.

Şiirleri, ona vatan haini diyenlerin “düşüncelerinin” aksini anlattığı için, vatan haini ilan edildi.

Onlar da düşünüyordu. Nazım da!

Onlar da insandı, Nazım da!

Değil midir insanı hayvandan ayıran yegâne şey “düşünmek” fiili?

Öyleyse “düşünenlere” yapıştırılan nedendir, bu vatan hainliği?

Sen”vatan hainisin” dediler, hapse attılar Nazım’ı!

“Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya

Ona sorarsanız: ’Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman…’

Bana sorarsanız: ‘On senesi ömrümün…’

Bir kurşun kallemim vardı, ben içeri düştüğüm sene

Bir haftada yaza yaza tükeniverdi

Ona sorarsanız: ’Bütün bi hayat…’

Bana sorarsanız: ‘Adam sende bi hafta…’

Katillikten yatan Osman; ben içeri düştüğümden beri

Yedibuçuğu doldurup çıktı.

Dolaştı dışarda bi vakit,

Sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri, altı ayı doldurup çıktı tekrar.

Dün mektubu geldi; evlenmiş, bi çocuğu olacakmış baharda…

Şimdi on yaşına bastı, ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.

Ve o yılın titrek, uzun bacaklı tayları,

Rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldu çoktan.

Fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.”

Ömründen yıllarını aldılar diyorlar! Yıllar olur mu hiç?

Ömrünün bir bölümünü, hem de en güzel yaşlarda yaşayacağı ömrünü aldılar.

Gidenin sadece yıllar olmadığını, kendi şiirinde anlatmış zaten.

Vatan haini dedikleri Nazım’ın; öldükten sonra vatanına gömülmek idi vasiyeti.

“Belki de farkında bile olmadan yoldaşlar,

ölürsem o günden önce yani,

-öyle gibi de görünüyor-

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

Ve de uyarına gelirse,

Tepemde bir de çınar olursa

Taş maş da istemez hani…”

Bu ülke Nazım Hikmet’i tutukladı ne kazandı?

Serbest bırakınca ne kaybetti?

Vatandaşlıktan çıkarınca ne kazandı?

Hakkı olan vatandaşlığını iade edince ne kaybetti?

Bestelediği, seslendirdiği şarkılar ile ruhumuza dokunan insan; Cem Karaca…

Düşünceleri birilerini rahatsız ettiğinden ötürü yargılandı.

Ülkesinden sürgün edildi ve vatandaşlıktan çıkarıldı. Vatan haini dedikleri Cem Karaca, Yunanistan’dan ülkesine bakar ve şunları söyler:

“Şu adadan şu bodruma yüzesim gelir

Yüzsem de çıkamam ki of be

Kuş olup ta o yakaya uçasım gelir

Uçsamda konamam ki of be

Geceleri ben adadan Bodruma bakardım

Işıkları ben görürdüm of be

Türküleri ben koklardım gökyüzünü ben dinlerdim

Ve de nasıl özlerdim of be”

Onlar vatan haini dediler, o vatan hasretiyle yandı, tutuştu.

Sonra döndü memleketine, dönek dediler ona, şöyle yanıt verdi onlara:

Ben döneksem döndüm diye memleketime

Döndüm baba döndüm işte oh be”

Başınızı çevirin geçmiş tarihe doğru şöyle bir bakın, adı şanı bilinen yüzlerce, adı şanı bilinmeyen binlerce insan “vatan haini” damgası yemiş, tutuklanmış, sürgün edilmiş.

Yaptıkları tek eylem; düşünmek!

Tek silahları; yazdıkları kalemler!

Mermileri; kelimeleri oluşturan harfler!

Levent Ülgen’in TEDx konuşmasında dediği gibi:

Öyle değilse sorusunu sormaktan hiç vazgeçmeyelim. Lütfen araştıralım sorgulayalım ve itaat eden olmayalım. Çünkü; ya öyle değilse… ya 19 mayısta Samsun’a çıkan paşa vatan haini değilse,

ve bugün vatan haini olarak suçlananlar vatan haini değil de onları suçlayanlar gerçekten vatan haini ise….”

Birine vatan haini derken, birine terörist derken bir kez bir kez daha düşünün. Bin kez, milyon kez geçse de aklınızdan, siz bir defa bile söylemeyin.

Bırakın birilerinin hainliğine “bağımsız mahkemeler“, “evrensel hukuk” karar versin.

Buna siz karar vermeyin.

Çünkü; ya öyle değilse?

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun