Umuda Sarıldım

Ne kadar eşelersen eşele toprağı, cesedine ulaşacaksın. Ürpertin servileri kıpraştıracak. Kırık dallar, kuru otlar ve düşkün çam kozalakları. Ara ara kasımpatılar, zambaklar ve sardunyalar. Renkleri solgun, tozlu ve puslu. Toprak kahvesi saksılar, paslı tenekeler ve gri çöp kutuları. Kasvetli gökyüzü, kırık kanatlı güvercin ve “ezgili yürek”. Dua mırıltılarına karışan özlemlerin, anılarla bezenmiş yılların, susamış ve çatlamış dudak. Tomurcuklu düşler, esir bedenin ve yangılı sesin. Mürekkep lekesi, fırça darbesi, sözcükten resimler… Tekrar tekrar yaşadığın duygular, gelip konacak pencerene. “Güvercine Ağıt” yakacaksın. Haydi durma, haydi kanat çırpsana…

Ne kadar çabalarsan çabala, bir yerde tıkanacaksın. Kırgınlığın dağlarda yankılanacak. Duman durmuş, ulu ve karlı. Baharı bekleyecek, ırmak olup akmak isteyeceksin. Dikenli dallar, sümbüller ve mosmor böğürtlenler. Çalılar arası menekşe. Karga yuvası, yılan derisi, kurt iniltisi. Kan çiçekleri, kan teri, kan tutması. Kin kusması, sevgi vurgunu. Biçilmiş saçların, kazılmış bağrın, ekilmiş yüreğin. Umudunla yeşereceksin…

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun