Toprak Kokusu

Vatan neden kutsal?

Kendime sorduğum en ağır soru bu. Bu soruya maddi veya manevi olarak, dinen veya bilimsel olarak verilmiş hiçbir cevabı yeterli bulmuyorum. Örneğin, kaç yaşına gelirseniz gelin, çocukluğunuzun geçtiği yeri kutsal görür, orayı karşılıksız seversiniz. Okuduğunuz okul kutsal olur, ömür boyu seversiniz. Yaşadığınız yer kutsal olur, seversiniz. Hatta çalıştığınız yer de kutsal sayılır.

Kısa bir süre bir ülkede kalsanız, bir zaman sonra oradaki kaldığınız yeri özler, bir defa daha gitsem de, orayı bir görsem dersiniz. Oysa orası haritadan silinse, yok olsa bile kalbinizdeki yeri yok olmaz. Neden?

Doğduğunuz köy tamamen değişmiş, tamamen farklılaşmıştır; ama hala seversiniz. Neden? Hiç gitmediğiniz ilinizden bir gazetede, televizyonda bahsedilse, anında dikkatinizi çeker. Neden?

Ülke dışında olduğunuzda Türkiye’den bahsedilse, anında hazır olda durur gibi olur, merak edip, bahsedileni anlamaya çalışırsınız. Neden?

Bu karşılıksız sevgi, ‘yaşanılan vatan toprağı’ gibi bir açıklamayla anlatılamaz. Çünkü aynı vatan içinde bu defa yaşadığınız ili karşılıksız seversiniz. Yaşadığınız il içindeyken de bu defa köyünüzü karşılıksız seversiniz!

Bana göre bu olayda asıl mesele, yaşanılan toprak ile kişilik uyumu ve orayı seçimsiz bir yer olarak görme düşüncesi var.

Bu durumun ‘vatan sevgi’ gibi moda tabirle açıklanamaz bir olay olduğunu iddia edebilirim. Örneğin, bazı asker kaçağı olanlar, vatansever adı altında içeride adeta vatan sevemezleri (!) öldürmek isteyecek kadar gözü dönmüş kişiler oluyor. Ancak, kendileri bedelli veya asker kaçağı oluyor.  Asker nefreti olan biri bile konu vatan sevgisine gelince, anında vatan korumacısı oluyor.

 

Suriye kaçkınları İstiklal Caddesi’nde mili şarkıları çalınırken ağlaşıyorlardı; oysa ülkelerinden kaçtılar!

Ben bu durumu, yaşanılan toprakla, yaşanılan yerle,  yaşanılan anılarla, yaşanılan kokularla bütünleşmek olarak görüyorum.

19 Mayıs aynı zamanda bizim halkımızda ‘Vatan Kokusu’ ile bütünleşmiştir.

 

 

 

Toprak Kokusu

Gül demetli buket gibi,
Sarar ince damarlarımı.
Ve hırçınlaşır kanım,
Yaşatmak için vatanı.

Elim, kolum ateşli bir şelale,
Siper olur çocuklar için.
Asırlık acılarımın öcü,
Koru, der bu vatanı.

Bedeli ödenmiş sevdaların,
Ağır yüklü yolcusuyum.
Geçmişten aldığım emrin,
Nefer madalyalı vatanı.

Sabaha çıkmak zorunda değilim,
Halkımı yaşatmak zorundayım.
İşte bu nedenle çırpınırım;
Sevmeden ölmemek vatanı.

Doğmadan toprak kokusu,
Doğunca ana konusu.
Sevince yar kokusu,
Kokular cennet vatanı.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun