Şanslı Nesildik

22 Nisan 1983, 3. sınıf.

Yarın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Önlüğüm ve yakam ütülendi. Saçıma bağlanacak beyaz kurdele kolalandı. Kırmızı pabuçlarım parlatıldı. Beyaz ponponlu çorap alındı oda hazır. Sabah erkenden kalıp okula gidilecek. 1. ve 2. sınıflar katılmadığı için bayramı futbol sahasının tribününden yeşil erik yiyerek izlerdim. 3. sınıfa geçince o eğlencenin tam göbeğinde olacak olmanın sevinci, hiç bir yetişkinde yoktur. Öğretmenimiz bize “Dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayram bizde var.” dediğinde, gözlerimizde ki o gururlu parıltıyı görüntüleyip saklayamadık. Teknolojinin olmamasından dolayı, o çocuk kalbimizin gururla doluşunun gözlerimizden yansımasını kaydedemedik. Benim akranlarım iyi bilir. Biz de ailelerimiz de, milli bayramlarda mutlu olurduk.

Bando ekibimiz  önde. Arkasında rengarenk tütülü elbiseleri ile ront ekibi, allı yeşilli halk oyunları ekibi, jilet gibi ütülenmiş önlükleri, saçlarına takılmış beyaz kurdeleri, ponponlu beyaz çorapları, parlatılmış kırmızı pabuçları ile kız öğrenciler, podyeleri ve ütülü pantolanları ile erkek öğrenciler, başlar dik, uygun adım kutlamanın yapılacağı futbol sahasına gümbür gümbür yürürdük.

 

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim
sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
Dünyayı çocuklara verelim
Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler…

Nazım Hikmet Ran

23 Nisan yıl bilmem kaç.. Kaç yıl oldu bayramı anlattığım gibi kutlamayalı unuttum.  Bizler şanslı nesilmişiz. Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bayramı çoşkuyla, hak ettiğimiz gibi kutlayabildik. Z kuşağı bu konuda şanssız bayramlar yaşıyor. İster milli olsun ister dini, bayramlar çocukları mutlu eder. Çocuk mutlu olmak için bahaneler aramaz, çekinmeden, umursamadan mutlu olur. Biz mutlu insanlar görmekten ne zaman korkar olduk? Korkar oldukta, mutluluk sebeplerini yok etmeye kalktık? Başka açıdan sorayım. Mutluluktan korkan sevgisiz insanlara neden engel olmadık?

Bu makaleyi benim gibi düşünmeyen insanlara yazıyorum. İnsanın tüm mutsuzluğu, tek başına bir odada sessizce oturamamasından kaynaklanırmış. Tek başına sessizce oturursan, neden mutsuzum ben dersin. Ve nedenini mutlaka bulursun.

İnsan, paha biçilemez değerdir. Kendimizi; bizi mutlu eden şeylerden mahrum bırakmayalım. İçimizdeki aşkı serbest bırakalım gitsin. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun, ülkem insanı mutlu, huzurlu olsun.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun