Öfkenin Halleri

Öfkeliyim

Öfkelisin

Öfkeli

Öfkeliyiz

Öfkeliler…

Dünyaya ağlayarak büyük bir kızgınlıkla geliyoruz… Sakin, sıcak, dingin, huzurlu ve konforlu alanımızı nedenini bilmediğimiz bir sebepten dolayı terk ediyoruz ya da atılıyoruz… Rahatımız bozuluyor. Anlayamadığımız anlamlandıramadığımız bir öfke ile başlıyoruz hayata…

İnsan bilmediğinin düşmanı olurmuş; denir ya, bizde bilmediğimiz bu dünyaya düşman doğuyoruz. Acıkırsak mama verecek insaflı birine ya da altımızı kirletirsek temizleyecek vicdanlı bir çift ele ihtiyacımız var. Dibine kadar birilerine muhtacız!

Konuşamıyoruz derdimizi anlatamıyoruz, yürüyemiyoruz, elimizi bile nasıl kullanacağımızı bilemiyoruz. Dünyada ki hiçbir canlı insanlık kadar zavallı değil. Nefesimizin yettiği kadar, avazımızın çıktığı kadar bağırıyoruz. ”Duyun beni, sizde bebektiniz anlayın size ihtiyacım var!” der gibi… Empati kuramayan kimse, öfkemizi göremiyor… Yavaş yavaş muhtaç ola ola, dilene dilene, sürüne sürüne büyüyoruz… Gün geçtikçe hayatımızın kontrolünü ele alıyoruz. Konuşuyoruz, derdimizi anlatmaya, kelime dağarcığımızın yettiği kadar başarmaya başlıyoruz Çocuğu olan ebeveynler bilir terrible two (2 yaş sendromu) diye bir dönem vardır mesela, bu dönem çocuklar her şeyi anlar ama konuşma yetileri tam olarak oturmadığı için daha bir hırçın ve agresif olurlar yani bu öfkeli dönemin en büyük sebebi konuşamamaktır!

Kelimelerimiz arttıkça cümle kurmalarımız düzeldikçe hayata olan öfkemiz azalmaya, sakinleşmeye başlarız. Öfkemizin cahilliğimizle doğru orantılı olduğu farkındalığını yaşıyoruz…

Sonra ben sorgulamaya başlıyorum, sokakta ki öfkeli yüzleri… Toplum olarak misafir perverliğimizle güler yüzlülüğümüzle meşhur olan bizlerin trafikteki canavarlaşan hallerini gözlemliyorum… Hiç kimse evinde ki misafirine böyle davranmazken, sokakta ki tanımadığı insanlara nasıl bu kadar saldırgan olabiliyor diyorum… Maskeli mi yüzlerimiz? Gerçek biz hangisiyiz?

Çocuğuna sus diye bağıran anneler, eşinin haklı serzenişlerini verecek cevabı olmayan ve şiddete başvurarak onu susturmaya çalışan öfkeli kocalar ( ki aslında kadında gücü yetse, erkeğe aynı kontrolsüzlükle cevap verebilecek seviyede; şiddet sadece erkeğin üzerine kalacak bir tutum değildir!), yöneticilerine sesini duyuramadığı için ayaklanan halkı bastırmaya çalışan öfkeli devletler…

Artık büyümüşüz, konuşabiliyoruz, iletişim kurabiliyoruz; her işimizi kendimiz yapabiliyoruz! Neden öfkeliyiz? Eksik olan ne? Empati mi?

Eğer beyinsel bir sorunuz varsa zaten psikopatsınız demektir ve her an birine zarar verme ihtimaliniz olduğu gerçeği söz konusudur. (Neden kanunlar hayvanlara zarar verenlerin psikopat olduğunu kabul edip toplumu bu tarz insanlardan korumaz? Sorusunu da sormadan yapamıyorum.) Ama beyin ile ilgili bir sorununuz yoksa ve empati kuramıyorsanız ya da empatiye rağmen öfkeli davranış sergiliyorsanız siz de yetersiz olan bir şeyler vardır. Eminim.

Kelime dağarcığınız yetersiz olabilir ya da öfkeniz sizi bebekliğinizde ki gibi ‘herhangi bir açlığınızı!’ doyuruyor da olabilir. Bu öfkeli halinizden bir çıkarınız vardır mesela!!!? Sözünüzün ciddiye alınmasını istiyor, kendinizi öfkeli hallerinizde daha güçlü hissediyor da olabilirsiniz. Belki de hatalı ya da yanlış davranışınızı bu şekilde yön değiştirmesini sağlıyorsunuzdur.

Neden öfkeli davranışlara sahip olduğunuzun mutlaka bir bahanesi vardır, eminim siz her zaman haklısınızdır ama; son olarak kitap okuyan insanların daha az öfkelendiği çünkü; hem empati hem de kendini ifade edebilme yeteneklerinin daha yüksek olduğunu hatırlatmadan geçemeyeceğim… Öfke probleminiz varsa yetersizliğiniz dışarıdan görülebiliyor, lütfen fark edin ve kendinizi geliştirmeyi deneyin…

https://twitter.com/KemalistIlkay/status/1039225794852216837?s=20

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun