Nikola Tesla’nın Yaşam Serüveni

Nikola Tesla 9 Temmuz 1856’ da bugünkü Hırvatistan’ın Smiljan köyünde Sırp Ortodoks bir papaz olan Milutin Tesla ve ev hanımı Duka Tesla’nın ikinci erkek çocukları olarak doğdu. 1875’ te Gratz (Avusturya)’ da Politeknik okuduktan sonra Prag üniversitesini bitirdi.

Üniversite eğitimi sırasında, Almanca, İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı da öğrendi. 1880’ de Budapeşte’de lisansüstü eğitimi sırasında alternatif akım ile ilgili ilk çalışmalarını yapmaya başladı. 1881 yılında Budapeşte’de American Telephone Company’ye ait bir telgraf şirketinde çalıştı.

Kısa zamanda şirketin başmühendisi olarak, sonrasında da ülkenin ilk milli telefon sistemini kurmak için devlet tarafından görevlendirildi. Yugoslavya’nın ilk telefon sistemini kurdu. Bu dönemde telefon repetörünü geliştirdi. 1882’de Continenal Edison Company’de çalışmak üzere Paris’e gitti. Aynı yıl endüksiyon motorunu tasarladı ve 1888’de patentlerini de aldığı manyetik alanla çalışan birçok alet geliştirdi.

1883 yılında fırça ve komütatör kullanmaksızın ilk endüksiyon motorunu yapmayı başardı. 1884’te annesinin ölümünün ardından Edison’un Amerika’daki şirketinde çalışmak için New York’a gitti. Hemen hemen bir yıllık çalışmanın sonucunda, Edison’un sürekli aksaklığa sebep olan doğru akım şebekelerini düzeltti, ama anlaşmazlıklar sebebiyle şirketten ayrıldı.

Sistemin uzun mesafelerde çalışabilmesi için voltaj aktarabilen ince kablo tasarımı ile sistemini tamamladı. Amerikan Patent Dairesi’nde sistemin tüm tasarımı Tesla’nın adına 30 ayrı patent ile patentlendi. Fakat alternatif akım motorlarındaki ısrarı sebebiyle, finansal desteğini kaybederek şirketi kapatmak durumunda kaldı.

1888’de Westinghouse Şirketi Tesla’nın 40 önemli patentini satın aldı; icat ettiği jeneratörler Niagara şelalelerinde kullanılarak alternatif akım üreten ilk hidroelektrik santral kurulmuş oldu. Bugünkü Westinghouse imparatorluğu Tesla’nın buluşları üzerinde inşa edilmiş ve firma alternatif akım sistemini günlük yaşama sokan ilk şirket olmuştur. 1889 yılının sonlarına doğru Pitsburg’dan New York’taki laboratuarına döner dönmez yüksek frekans makineleriyle ilgili çalışmalarına kaldığı yerden devam etmiştir. Sonuç olarak farklı bir amaçla icat edilmiş de olsa 1891 yılında bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi başta olmak üzere, birçok elektronik ekipmanda kullanılan “Tesla Bobini”ni keşfetmeyi başarmıştır.

Tesla bobini, radyo frekanslarında yüz binlerce volta ulaşılmasını sağlayan yüksek frekans transformatörüdür. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden olmakta ve mavi kıvılcımlar çıkartmaktadır. Bu elektrik deşarjlarının bir alıcı tarafından kablosuz olarak alınabilmesi, elektrik enerjisinin kablosuz transferini sağlamış olacaktı. 1891 yılında Tesla’nın laboratuarında yaptığı küçük makineler sadece 10-15 cm’lik sıçramalar (deşarjlar) meydana getirebiliyordu.

Tesla, o yıl Kolombiya’da gerçekleştirilen “Yüksek Frekans” konulu AIEE Sempozyumu öncesi, son icatlarını sunduğu gösterisinde, kablosuz flüoresan ışıklandırmayı ve yeni yüksek voltajlı Tesla Bobinini sunarak “Elektriğin Sihirbazı” unvanını Edison’dan aldı. Tesla kendi basit vakum tüpünü kullanarak X ışınlarını araştırmaya başladı.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun