Kitaplarla Tanışmak

İlkokul öğretmenimin Gülten Dayıoğlu’nun Fadiş isimli kitap hediye etmesi ile başladı kitap sevgim.

Kitabı o kadar sevmiştim ki koskocaaa Kızılay kolu başkanlığını bırakıp kitaplık koluna geçmiştim.

O yıllar arkadaşımın marangoz babası üç kat raflı kitaplık yapmıştı; tahtadan, boyasız, kapaksız…
Sonra sınıfta ki herkesin birbirine kitap hediye etmesini istemişti ilkokul öğretmenimiz…

Üstüne çekiliş yapmıştık, herkesin ismi yazılıp torbaya konulmuş; kim kimin ismini çektiyse ona kitap hediye edecek, kitapları okuyup  o raflara koyacaktık.

Birbirimizin kitaplarını okumaktan çok keyif almıştık ki… Öğretmenimiz beğendiğiniz satırların altını çizin, çizin ki sizden sonra okuyanlar ayrıca oraya odaklanıp aynı hissi oluşturacak mı bakalım demişti.

Yaşım küçüktü anlayamamıştım, şimdi okuduğum kitaplarda altı çizgili gördüğüm satırlara ayrıca pür dikkat edip okuyorum. Bilinç altıma yerleşmiş olmalı, iyi de olmuş.

Birkaç dönemde bir sürü kitabımız olmuştu…

5. sınıfa geldiğimizde üç kat raflı boyasız tahta kitaplık sığmaz olmuştu.

Öğretmenimiz mezun olmadan önce, bizlerin ailesinden kim ne kadar para verebilirse versin, para toplayıp dolap alalım demişti.

Okul sonuna doğru kapaklı kitaplığımız olmuş, bizden sonra gelecek öğrencilere kullanmak üzere hazır hale getirmişti, Cemal Öğretmenimiz…

Kitap okumayı kitap sevgisini bizlere aşılayan öğretmenimiz o kadar farkındaydı ki gelecekte aydınlanma, ufkun genişlemesi, zamanı yakalama, hayal kurabilme, okuduğundan ders alıp, yaşama bir nebze hazır hale gelme yolunun kitap okumaktan geçtiğini…

O kadar farkındaydı ki…

Küçük ama anlamı büyük bir dokunuşuydu, öğretmenimizin bizleri kitap okumaya teşvik etmesi, çocuklar arasındaki dayanışma kitap alışverişini, bizden sonra geleceklere hazır kitaplık bırakmak.

Teşekkürler ilkokul Öğretmenim Cemal Bey’e teşekkürler.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun