Kıl payı

Herşeyi yolunda hissettiğimiz, oysa hayatımızın şaşmaz bir yolunda iken; bir an vitesi yükseltip gaza bastığımız anda; karşımıza çıkan bir çıkmaz duvara toslarken, hayatımızın yolu hayatın arzusunca devam eder zannederiz.

İnsan, mutluluğun tanımını arar. Yaşama sebebimiz mutlu olma arzusu ve yolculuğu gibi. Oysa, çoğumuz bir yerden sonra ölmediğimizden yaşar. Bizleri, umutlarımız mutluluklarımıza arzuyla yaşatır.. Mutluluksa, bize  mutlu olmaya yakın anlarda güler ve o mutluluk tokalaşarak geçer, gider hatta; ardından baktırmaya tarihte devam eder.

Amacımıza doğru yol aldığımız mesafedeki çabalar mı yalnız mutluluktu. Başkalarını mutlu etmek mi mutluluğumuzdu. Kıl payı hep kaçırdığımızı düşündüğümüz daimi şeyler mi mutluluktu?

İnsan ne istediğinde daimi bir karara sahip olmadığından belki, mutluluğa kavuşamıyor olabilir miydi?

Düşünürsek, mutluluk yollarımızda (yaşamımızda) arada mutlulukla yollarımız kesişti. Fakat, geçmişteki mutluluklarımızın günümüzde hiçbir şey ifade etmemesi; günümüzdeki ve geçmişimizdeki benliğimizin farklı olmasından, bugüne dünkü mutluluktan eser veya etki kalmıyor gibi. Mutlu olamamızda yaşımızla değişmemizin etkisi sahi nedir…

Bu yazdıklarım sadece kendi içimizdeki başarısızlıklardan ya da hasarlı yaratık olmamızdan kaynaklanıyor. Dahası… Bulunduğumuz coğrafyanın kader oluşu, zamanın getirdiği zorluklar ve ne kadar geride oluşumuz da mutlu olmamızın önünde aşılması zor duvarlar olarak karşımızda duruyor.

Hayatın tuaf bir şekilde bizim hayatımıza sokulup iç sesimize değin etkisi var. Bazen karşımızda gördüğümüz şey, bazen en acil yardım eden olarak karşımızda çıkarken; peki biz ne istediğimizi ve ne istemediğimizi bilmezsek; kıl payı yakın olduğumuz o daimi mutluluk anlarını kaybetmeye mahkum olmaz mıyız? Üstelik evrenin tüm kanunları bizim için birlikte hareket etse de yine de mutlu olmayı yüzümüzden eksik eden biz miyiz?

Hayatı ciddiye almakta mı başarısızız yoksa, yolumuzdaki olasılıkları hesaba mı katarak hareket etmiyoruz. Ömrümüzü mü uzun sanıyoruz yoksa, ömrümüzün yeteceği kadar doğruları bulmakta mı başarsızız.

Novari’nin kitabında, insanlık tarihi için insanın mutluluğu yakalayamadığını iletmişti, peki sebep neydi. Bilmiyorum. Beynimde sorular zinciri hayli çok. Hayatımdaki tecrübelerimi düşününce ben de başarılı değilim. Mutluluğu vicdan rahatlığıyla karıştırdığımı fark ettim.

Kıl payı kaçıracağımız mutluluklar olmasın, ya bir ironi değil de gerçekten daimi mutluluk mümkünse. Mutluluk için hazır bekleyelim, o tokalaşıp geçecekken ona daimi sıkıca sarılalım. Mutluluğu seçebilmeyi öğrenirsek, yaşamı seçmiş olacağız diye düşünüyorum.

Mutlulukla kalın, kıl payı kaybetmeyin.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun