İte Dalağına…

Akıtıp boşaltsam öfkemi, nehirler taşar ummanlar yükselir …
Taş taş omuz üstünde baş koymamacasına sunar ölümü, söndürür hayatları, ocakları, yuvaları …
Tasam o’ki şimdi, bünyem kaldırıp; ruhum, iyi-kötü hükmederken duygularıma, öfkeme …
Yarın kuru ağaca, duvar artığı hisara, harabeye dönmüşlüğümde …
Zapt edememişliğimde nasıl felaketleri yaşar/yaşatır, hasarlar veririm kendime ve insanlara .
Ondandır demem …
Hamur suyuyla ıslat yumuşak tut ruhunu, gönlünü, duygularını …
Düşün öfke kontrolünü yitirdiğinde yaşatacaklarını, yaşayacaklarını ve başına gelecekleri ?
Öfkenin atına değil binmek, bağlama kapı ağzına, hane duvarına öfke isimli atını …
Soy eyerini, dola başına, yularını dehle; yolla öfkeni ulu dağlar ardına, ne sen onu gör …
Ne de onun yolu kesişsin seninle …
Unutma, der ki atalar …
” – İte dalanacağına, çalıyı dolan …..!
…. İte dalanacağına, çalıyı dolan …..! ”


Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

14 / 08 / 2020, Saat ; 13_41

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun