Aydın’da Aydınların Yaşam Mücadelesi

18 Haziran 2020’de izlediğim bir haber, son yıllarda izlediğim haberlerden farklı bir iz bıraktı. Aydın’daki köylülerin protestosunu destekliyor ve onları çok taktir ediyorum. Konuya geçmeden biraz orası ile ilgili geçmiş zamanlarda dikkatimi çeken bazı olaylardan bahsetmeliyim.

Öncelikle Aydın’da aktif olan eletrik santralleri ile ilgili bir kaynağı sizlere referans olarak iletmeliyim, lütfen bu bağlantıyı tıklayıp, ne kadar çok santral olduğunu incelemenizi istiyorum. https://www.enerjiatlasi.com/sehir/aydin/

Aydın, günümüzde kanser şehri olarak biliniyor. Çevre, o kadar zara gördü ki üretim yapılamayacak hale gelen köylüler de çıkmazda. Ailenizdeki bireyler kanser olsa, onları ancak anlayabilirdiniz.

Sağlık ülkemizde eskisi gibi de değil maalesef. Ülkemizde kanser hastalarına ilaçlar karşılanmadığı gibi, birçok rahatsızlıkta da birçok hastamız mağdur.

Fabrika atıklarından sular etkilenirken, doğa orada hep kirleniyor. Hayvanlar ve ağaçların da kanser oranlarını araştırmak gerek!

Aydın, özellikle nohut ve kuru fasulye üretiminde ülkemiz için de ayrı bir beşeri öneme sahip. Fakat ülkemizdeki yanlış politikalardan ne bizler ucuza bu ürünleri alabiliyoruz, ne de çiftçiler geçimini sağlayabiliyor. Bir haber de Kolombiya’dan ithalat olarak aldığımız bu ürünler yüzünden yine Aydın’lı çiftçiler hüzünlerini iletmişti.

Ülkemizde üretimi gerileyen bakliyatlar için size güzel bir araştırma makalesini sunuyorum, okumanızı öneririm. https://www.millermagazine.com/dunya-kuru-fasulye-nohut-pazari/.html

İnsanlar iki yıl önce de seslerini işitiremediler, pardon dinlenmediler! Asıl etkilendiğim haber ise;

Gelelim izlediğim ve etkisinde kaldığım güzel insanların haberine, yani artık yazıma yeni başlar gibiyim. Bu konudaki zararları bize kimya mühendisi olan Sn Sacide Uluğ Hanım bir yazısında bizlere aktarmıştı ki o da Mersin’de yapılması planlanan santraller için bizleri uyarmıştı. Yazısını okumanızı öneririm.http://xn--gndemarivi-9db80j.com/gundemarsivi.com/nukleer-enerjiye-mahkum-muyuz/

Eylem Adı: Temiz Hava

Havama, Suyuma, Toprağıma ve Yaşam Hakkıma Dokunma!

Bu slogana bakınca, insan devletten babalığı unutmuş; zarar vermeyin zehirlemeyin yeter, dercesine yorumladım. Bir yaşam hakkımızı bırakın, sağlıkla yaşayalım diyorlar.

Köylerine yeniden yapılacak olan Jes’lere karşı çıktılar, köylerini ve yaşamlarını daha da kötü olmaması için seslerini duyurmaya çalıştılar.

Aydın’da Aydınlar pandemi döneminde üstelik maskeleri takılı olarak eylem yaptılar! Devlet durur mu, polislerini göndertip, 37 kişiye 3 bin 150’şer lira sosyal mesafe cezası kestiler. Bu yoksul yaşlı ve devrimci Aydınlı, Aydın Köylülerimize. Tarım ürünleri yetiştiremiyorlar! Onların yerinde olsanız, derdinizi anlatmak ve çareler üretmek istemez miydiniz? Aydın Adiyesinine yürüyüp orada konuşmaya ve haklarını savunmaya gittiler. Video da izlerseniz Adiye’nin önünde konuşan beyefendi, bir gün titreye titreye ölümü kanserli beklerken ne yaptığınızı anlayacaksınız diyordu; ama nafile. Maalesef onlara bir şey olmuyor.

“Siz parayı savunuyorsunuz, biz yaşamı savunuyoruz!”

Zenginler empati yapamaz, evlerinin dibinde santrallerden zehirlenen ne çocukları var ne de ekmek kapılarını törpüleyecek ciddi sorunlar var. Onlar emreder, biz mağdur oluruz. Onlar yola devam eder, bizler yolda kalırız!

“Dünyayı korumaktan başka çaremiz yok!”

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun