Girdi Gireceği Kadar, Büyüğü Geride diyor!

Güzel bir masal ile geldiler.

Önce hükümete liyakatsiz zihniyetle girdiler, pardon, geldiler.

Sonra devletin yüz yıllık kıymetlerine harami zihniyetle girdiler. Kıymetlerin geneli haraç mezat gitti. Şimdi devletin temel işlevi enerjiye girdiler harami zihniyetle. Akaryakıta gün gün zam giydiriyorlar, doğal gaz ve elektrikle toplu girdiriyorlar. Utancını saklamaya çalışan duruma güncelleme diyor.

1 Nisan’da yemekten sonra uzanmıştım, yüreğim tutmuş. ‘Üç kıta yanıyor, bizim Saray Eşrafı Atatürk Ormanı’nda ağaç kabuklarını kemiriyor. La havle’ diyerek yekinmişim!

Nisan’a mı girdik, nisan mı bize anlamadık. Sayın Reis-i cumhur Camız Yoğurdu, Kestane Balı, Medine Hurmasına sardı. Sanki Saraçoğlu programındayız. Sabaha mahsus Ayıboğan Macunu da önermiş midir, sevgili yoldaşı sayın Bahçeli’ye de! Merak ettim!

Dedim ya önce liyakatsizler hükümet olarak devlete girdi. Sonra organlarına, daha sonrada kılcallarına girdiler. Karşı gelen – çıkan terörist! Elebaşı Kılıçdaroğlu ve Akşener! Her şey Haramilere beleş!

Cüppeli Melanet gibiler niçin Peygamberimizin ‘Bir günlük adalet altmış yıllık ibadete bedeldir’ sözünü hiçbir hutbede ya da tv konuşmasında söylemez. Acep içindeki kazanlara ne fısıldar bu melanetler!

Rusya Ukrayna’ya girdi. Ukrayna’nın sesi ABD, AB’ye girdi.

Sebep sonuca, sonuç enflasyona, enflasyon yükü Millet’e girdi. Saray Eşrafının bir yanı beleş bir yanı birkaç maaş, cereme yine Millet’e girdi.

İçerinin bir kısmı buraya kadar! Eloğlu durur mu?

Rusya’dan, İran’dan, Azarbaycan’dan, Cezayir’den gaz girdi, akaryakıt girdi. Girmeye devam etmezse Leyla her yerde Leyli. Kardeş milletin firmasının adı resmen; Sokar! Az gelmiş ABD’den de Kaya Gazı girecek, miş!

Et ve etlik hayvan deyince giren çok, çıkan yok gibi. Bazen plansız alımlardan dolayı dışarı satış bile yapıyoruz. Beslemeye saman ve yem bile dışarıdan giriyor. Karkas ve canlı hayvan aldığımız devletlerde de İslami kural arayışı yok. Hiç mi üretici İslam devleti yok yahu!

Üç yanı deniz olan ülkeye Norveç, Fas ve İspanya’dan Balık ve deniz ürünleri girer. Kabuklusu da var.

Kendine yetemeyen ülkeye her yandan bir şeyler girer. Tayland’dan egzotik meyve girer. Hükümetin canı sıkılınca Asya’dan girecek başka memleket bulur. Niş ürünler Avrupa’dan girer. Müşterisi özeldir!

Cips’in hası ABD’den girer. Atıştırmalık gıdanın hası Almanya, Hollanda, İtalya’dan girer!

Devlet Bütçesi hazırlanırken üretimden kıstıkça süt ve süt ürünleri de öncelikle İrlanda ve Yeni Zelanda’dan girer! Az gelirse kimlikten Reis Peker’in dediği Venezuela’dan peynir içinde, Ekvador’dan muz altı Kokain girer! Çek Mastor çek.

Kapıların açık olursa giren çok olurmuş. Ataların dediği hırsız evin içinden olursa önlem boş olurmuş.

Sevgili Okur; daha yazmadığım birçok ana kalem var. Örneğin her alanın hammaddesi, sebze, meyve, patates soğan, güle güle Erdoğan diyesim var. Bütün teknolojik altyapılar, malzemeler. Akıl ve bilime dayanan neyi yaptık diyorlarsa yarısı dışarıdan giriyor. Eğitimli çocuklar yurt dışına gitmek için fırsat arıyor. Bakan Nebati ve diğer emir erleri önündeki nota bakarak Elhamdulillah diyor. Girenin götürüsü sürekli döviz oluyor.

Sinek beşlisini söylemeden yeni beşliler listelerde kendini gösteriyor. Hepsi hükümet destekli, hepsi hükümet korumalı. Bir de İngiliz koruma kucağı var işin içinde. Düşün bir, 101 oynuyorsun joker lazım. Sinek beşliyi çekiyorsun. Joker yerine sayıyorsun! Küçük Horoz Kılıçdaroğlu korkuyu verdikçe, Ethem Sancak gibi emanet kasaları şimdi resmi görevlerinden ayrılıyor sudan sebeplerle.

Yaş altmışa dayandı. Bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde ülke üretimi kendine yeterdi ve artanı da dışarı satılırdı. Melanet Darbeciler sonrasında hükümete gelen sağ siyasa politikalarından sonra ülke açık Pazar oldu. Üretimler geriledi.

Sorarsan her şeyi ülkeye Erdoğan getirdi. Erdoğan öncesi millet mağarada yaşayıp dereden su içiyordu. Erdoğan sonrası Uzay Çağındayız. Miller hafta sonu kahvaltıya Ay’a, Mars’a gidiyor! Küçük Damat Türkiye’nin Tony Stark’ı olmuş ya da Elon Musk’ı!

Ar – haya olmayınca Millet ne yapsın. Elektrik mi vardı diyor. Herkes Menderes’i yol kralı, Demirel’i barajlar kralı bilir. Özal ülkenin en büyük barajını yaptı elektrik ve tarım üretimi için. Cumhuriyet’i suçlayacağım diye resmen savunduğu sahiplendiği öncülerine hakaret ediyor!

Basit örnek; Kanada mercimeği bizden tanıdı, aldı, yetiştirdi. Şimdi bize satıyor. Hükümetin kızaracak bir yeri kalmadığı için böyle konuları prompter dışı bırakıyor.

Saray – Saltanat, yardımcıları, danışmanları, bakanları, müsteşarları, kayırdıkları, Millet için boş ve zulüm. Sandık zamanı bunları unutma, unutturma!

Bahattin Avcu

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun