Geçmişe Özlem Duymak İstemiyorum

Geçmişe, nostaljiye özlem; bugünün kaygıları, gelecek korkusu, siyasi, toplumsal, finansal belirsizlikler, en büyük neden…
Hayat koşullarının zorluğu olmasa;
İnsanlar kaliteli şeyler üretse, imkan verilse, paranın gücün her şeyin önüne geçmese;
Sevgi, saygı ve hoşgörünün karşılıklı olarak değeri bilinse bu değerler kaybolmasa…
Kim bilir belki geçmiş insanlara bizlere bu kadar cazip görünmez, geçmişe bu denli özlem duymazdık..
Artık geçmişe özlem duymak istemiyorum…
Bir toplumun gelecek kaygısından oluşan mutsuzluğunun sebeplerinin ne olduğunu tespit edip, çözümüne ulaşma zamanı çoktan geldi de geçmiyor mu?
Vakit kaybetmeden bizlere, insanlığa, halka, gelecek nesillere kimler faydalı olabilir; ışık olur, yol gösterir, devlet imkanlarını halka en adil en eşit şekilde sunacak kişi, şahıs, vekil kim olabilir, yönetime kim geçmeli, bizleri kimler yönetmeli,
düşünerek ona göre hareket ve karar almakla başlayabiliriz.

En taze dediğimiz yıllarında, evlendiğin çocuklarının babası
Eşinden, beklediğin ilgiyi, sorumluluğu, kıymeti görmemişsindir.

Bu yüzden;
Geçmişte babanın şefkatle sarılıp seni öptüğü fıstığım dediği günlere özlem duyarsın. Neden fotoğrafıma beğeni yapmadın, neden beni övmedin, erkek arkadaşım ile aramı neden yapmıyorsun, aileme söylediğim yalanlara ortak olmuyorsun, akşam saatleri bizi kafede bırakıp evine dönüyor bize uyum sağlamıyorsun gibi sudan bahanelerle biten sözde dostluklara denk gelince…

Geçmişte bahçelerde çamur içinde
oynadığın, çocukluk arkadaşına özlem duyarsın.
Peşinden aylarca koşup, gerek sosyal medya gerekse gerçek yaşamda, nereden yürüdüğü iletişim kurduğunuz önemsiz…
Senin onunla gerçekten uyumlu olabileceğine ikna edip, görüşmeyi fırsat vermeyi kabul ettiğinde, sana sevgilim diyerek, üç kişiyi aynı anda idare eden, sözde adamlar, kadınlar karşına çıkınca. Lise yıllarında bakıştığın, saçına dokunamayan, elini tutamayan, seninle konuşurken heyecanlanan, yüzü renkten renge geçen, masumane davranışlara, hislere özlem duyarsın.

Günümüzde özel okullara kaydedilip, babanın referansıyla okul notlarının tavana çıkarıldığını, göz göre göre haksızlık yapıldığına şahit olduğunda. Geçmişte başarı kurdelelerinin önlüğüne takıldığı, okul sonrası eve gelip verilen ödevleri özenle tekrar ede ede yapıp, sayfanın sonuna papatya çizdiğimiz ders çalışarak, bilgiye göre karne notunun verildiği,
Geçti, pekiyi, iyi notlarını görünce o anın verdiği mutluluğa, özlem duyarsın.
Günümüzde bu kızın bacağı sütun, kalçası şekilli, yüzü güzel, saçları rüzgarda uçuşuyor ne tahrik edici düşüncesi olan, taciz edici bakışlar, gün ağarırken sokağa çıkan kadın kızların yollu olduklarını düşünüp, salyalarını akıtarak bakan insan müsveddelerinin, tecavüzden ölüme kadar varan insanlık dışı muamelelerini görüp dehşete kapılınca…

Geçmişte elinde tespihi beyaz pantolon gömleği ile dik yürüyüşüyle sokağa çıkan etrafa “selam / günaydın” diyen, yanından geçen genç kızlara bakmamak, onları rahatsız etmemek için, gözlerini yan tarafa çeviren mahalle delikanlılarını, abilerini özlersin…

Gününüzde bilim insanına, öğretmenlere, fikir insanına, doktorlara, hukukçulara, gazetecilere, sanatçılara aydın olduğu düşünülen her kesime uygulanan psikolojik, siyasal, fiziksel şiddetler gün geçtikçe artıyorken…
Geçmişte mekteplilere saygı duyulduğu, onlardan fikir görüş almanın onur duyulduğu dönemlere özlem duyarız.

Betonlaşmanın her geçen gün doğa katliamına sebebiyet verdiğini, yeşil alanların yok olduğunu, çarpık kentleşmeyi görünce;
Geçmişte teyzeme yardım etmek amaçlı, hasat edilecek ekinleri ellerle toplamak için ağustos sıcağında,
söylene söylene gittiğimiz buğday tarlasını, kolumuza batan buğday saplarını, o yorgunluğu,
öğlen yemeğini tarla kenarındaki dut, meşe çam ağaçlarının gölgesinde, teyzemin elleriyle yaptığı, peyniri, tereyağını, yoğurtlu buğday çorbasını, tandır ekmeğini, yer sofrasını
özleriz.

Artık geçmişe özlem duymak, geçmişe takılıp kalmak
istemiyorum…
İnsanlığın gücünün farkında olacağı, kendi ellerindeki gücü başkasına vermemeleri gerektiğini, kendilerine vekil tayin edecekleri kişileri sorgulayarak, akıllı(!) karar verecekleri umuduyla.

Funda

Kitaplarla Tanışmak

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun