Dünya Çevre Günü

Bir sevgili yakınlığı kurmak doğayla…

Ama öyle olmuyor günümüzde. Sadece ülkemizde de değil üstelik, dünyanın pek çok yerinde doğa kırımları, insan kıyımları…

İnsan kendisine, başkasına ve doğaya karşı bir yabancılaştı mı, ya da yabancılaştırıldı mı; kendisine de başkalarına da doğaya karşı da vahşeti giderek artıyor.

Bu yüzden sarsıntı geçiriyor bütün bir yeryüzü. Dağlar, derler, göller, denizler, ovalar insanın bu vahşetine direnmekte zorlanıyor.

İnsanın kendisiyle birlikte, ağaçların, kuşların, otların ve börtü böceğin de geleceği tehlikeye giriyor böylece.

Kapitalizm, kurbanlarına bindiği dalı kestiriyor.

Tüketimin pompalanması, hız; önce insanı insanlıktan düşürüyor ve onu ele geçirince / teslim alınca sıra doğayı ele geçirmek ve teslim almak kalıyor.

4 Haziran 2022 tarihi saat 18.00’de Çanakkale Özgürlük Parkı’nda İda Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen Dünya Çevre Günü etkinliğinde dünyanın önde gelen iklim bilimcilerinden Prof. Dr. Murat Türkeş’i dinlerken aklıma gelen şuydu:

Bir sevgili yakınlığı kurmak doğayla… Böyle bir şey bilinç gerektirir kuşkusuz, birikim ister… Dahası doğayla bir sevgili yakınlığı kurmak her şeyden önce bir vicdan işi.

Sistem tarafından, insanın insanlıktan düşürülmeye zorlandığı koşullarda doğayla bir sevgili yakınlığı kurmak şimdilik bir ütopya… İnsan olmak doğuştan kazanılan bir edim olmadığı gibi, sistem de insanın insanlaşmasının önünde engel çünkü. Sistem, insanı bencil, kendi gereksinimlerinden başka bir şey düşünmeyen, hazlarının peşinden giden bir zavallıya dönüştürmüyor sadece, başkalarının acıları karşısında da kılı kıpırdamayan bir nesneye çeviriyor ne yazık ki. Duyarsızlaştırıp nesnelerin uzantısı durumuna sokuyor. İnsanın kendisine, başkalarına, doğaya yabancılaşması dediğim tam da bu.

Kuşkusuzuz değiştirilebilir bir durumdur bu. Bu değişime katıldığı ölçüde de insan insanlaşacaktır ki her şeye rağmen gelişme bu yöndedir..

Bugün karşımızda soru sormayı, sorgulamayı, düşünmeyi, düş kurmayı bir şekilde engelleyen; demokratikleşmeye, özgürleşmeye kapalı bir sistem var. Bu değişime katılan insanın bu gerçekliği ve ona karşı verilmesi gereken mücadeleyi göz ardı etmesi düşünülemez.

Murat Türkeş’i dinlerken bunlar da gelip geçiyordu kafamdan.

Şimdiye kadar çevre ile ilgili böylesine kapsamlı, böylesine derinlikli; problemlerin nerden kaynaklandığını gören, çözüm için öneri sunan, çıkışlar gösteren başka bir konuşma dinledim mi, hayır! Kesinlikle hayır! Bu perspektifte yayınlar okudum mu? Bir sürü yayın okudum aslında ama hepsi bu düzeyin altındaydı. Murat Türkeş’e tek başına bir üniversite demek mi gerek? Yoksa daha fazlası mıdır Murat Türkeş.

Çanakkale Özgürlük Parkı’nda yüzlerce insan vardı; Murat Türkeş, Çevre ile ilgili konuşma yaparken. Ama etkinliğe ayrılan yerde dinleyici sayısı 40-50 kişiydi. Diğer insanlar kendi keyfindeydi… Belki de konuşmanın zaman zaman yükselen sesleri onları rahatsız ediyordu. Dünyaya ve Özgürlük Parkı’na yaşamaya gelmişlerdi çünkü. Onlar için özgürlük buydu. Böylesi bir konuda, dünyanın en yetkin insanlarından birinin verdiği bilgileri not almak üzere ne ilden, ne belediyeden tek yetkili yoktu. Gazeteciler de yoktu. Çevre aslında cins, milliyet, sınıf, düşünce farkı gözetmeksizin herkesin ortak sorunu olduğu halde ve çevre sorunları insanlığın öncelikli birkaç sorunundan biri olduğu halde siyasi partiler de yoktu Murat Türkeş’i dinleyenler arasında… Sol partiler mi? Onlar da yoktu.

Söyle bana seni ülkede, ilde, belediyelerde kimin, kimlerin yönettiğini; söyleyeyim sana kim olduğunu. Kentte yaşayan yurttaşlar doğal olarak yönetenlerini mahcup düşürmemişlerdi. Sistem herkesi istediğine benzetmiş adeta. Böyle bir konuşmayı dinlerken bir yandan mutlu oluyordum, bir yandan da insanların bu anlatılanlardan habersiz olduğu için kalbim acı doluyordu.

Kaz Dağları’nda Kanadalı Maden Şirketi Alamos Gold’un üç yüz bin ağacı katlettiğinin söylendiği günlerde diş problemi yüzünden bir diş doktoruna uğramış, arada bu katliamdan da söz etmiştim… Adamcağız; “eğer başımızdakiler bunu uygun görüyorsa bir bildikleri vardır, demek ki ülkenin çıkarınadır” diyerek beni paylamıştı. Murat Türkeş’i dinlerken bu da aklıma gelmedi değil…

Murat Türkeş, karşısındaki 40-50 kişiyi çok ciddiye aldığı belliydi konuşmasını yaparken. Akarsu gibiydi. Devrime gider gibiydi sesi. Aydınlıktı. Acıyı bal eyler gibi konuşuyordu. Acım, acısını hissediyordu Murat Türkeş’in

Onun anlattıklarını özetleyebilir miyim diye düşündüm bu yazıyla. Boyumdan büyük bir iş olduğunu anlamakta gecikmedim.

Ancak şunu salık verebilirim: Murat Türkeş’in 5 Haziran Dünya Çevre Günü ile ilgili makalesine Yeşil Gazete’den ulaşmak mümkün. Sayfasında bile var. Yazı bir bakıma konuşmasının da özü. Yazıyı çevre konusunda ne biliyorsanız unuttuktan sonra okumalısınız bana kalırsa. Kendinizle yüzleşmek için de müthiş bir fırsat.

O yazının bir yerinde şöyle diyor Murat Türkeş: “Geldiğimiz noktada yapılacakların başında, yaşadığımız Dünya’ya, biyosfere, doğaya, ormanlara, denizlere, göl ve akarsulara, kuşlara, böceklere, sürüngenlere, bitkilere, kısaca tüm canlılara ve ortamlarına başka bir felsefeyle, başka bir dünya görüşü ve anlayışı ile bakılması geliyor.”

Dünya bize; “kör olasın demiyorum / kör olma da gör beni” diyor adeta.

İda Dayanışma Dernek Başkanı Ekrem Akgül’e teşekkür etmeyi unutur muyum hiç! Ekrem Akgül’ün Açılış konuşması muhteşemdi. Bilgi doluydu, birikim doluydu, deneyim doluydu. İda Dayanışma Derneği ciddi bir etkinlik sergiledi. Görseller de çok şeyi anlatıyordu açıkçası. Etkinliğin sonuna doğru İda Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Erenal’ın sunduğu Dünya Çevre Günü Bildirisi Murat Türkeş’in konuşmasıyla adamakıllı örtüşüyordu. Etkinliğin sonu İbrahim Gül’ün yönetiminde müzikle taçlandı ki bu da güzelliğin başka boyutuydu..

İda Dayanışma Derneği’ne üye olur olmaz onlara da ifade edeceğim ve pek çok yerde dile getirdiğim şu önerimi: Şiiri devrimden sonraya bırakmayalım.

Şiarımız, bir sevgili yakınlığı kurmak doğayla…

Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. Hayrettin Geçkin

 

***

Editörün Notu: Sayın Murat Türkeş‘in 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Yerküremiz ‘Tek Dünya’ Yeni Gazete’deki yazısına buradan ulaşabilirsiniz. (Değerli üstadımın bu güzel yazısında ilettiği bu mühim makaleyi okumak isteyenlere kolaylık sağlamak için bu linki sizlere ilettim. Kemalist İlkay)

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun