Türkiye, BRICS’e Katılır Mı?

Sayın Cumhurbaşkanımızın Soçi’de Rusya lideri ile yaptığı ve yaklaşık 4 saat süren toplantının önemli sonuçları:

a) Rusya bir kez daha Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptı! Böylece Türkiye’nin Suriye topraklarına yapmayı planladığı müdahale etme şansı yok oldu.
b) Toplantı sonucu alınan en önemsediğim karar ise “iki ülkenin Rusya’nın sattığı gazın ruble ile ödenmesinin karara bağlanması.”
c) Rusya kendisine dost olmayan 48 ülkeye sert yaptırım uygulamaya karar verdi. Türkiye ise bunun dışında… Türk diplomasisi bunu değerlendirmelidir, özellikle Yunanistan’ın dost olmayan ülke kapsamına alınması Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasının önünü açmasını sağlayabilir.
d) Bu toplantıda alınan bir başka önemsediğim bir karar ise, Türkiye’nin BRİCS üyeliğine davet edilmesidir.

Soçi toplantısına muhalefetten de katılan olmalıydı. Ama davet edilen olmadı demek ki… TÜRK demokrasisine saygınlık kazandırırdı.

Her zaman Türkiye’nin ulusal çıkarlarının Avrasya coğrafyasında olduğunu savunuyorum, bu arada en önemli soru şu: Türkiye’nin gözü nerede?

Faik Öztrak “Biz Nato’nun genişlemesinden yanayız.”

Sayın Kılıçtaroğlu “Allah’ın izni ile iktidara geleceğiz Allah’ın izni ile adalet getireceğiz ve NATO 21. yüzyılda demokrasimizin güvencesi.” 

Uzun yıllar siyaset yaptığım ve çok fazla bedel ödediğim bu partinin, dünyanın en çağ dışı savaş örgütü NATO’yu övmelerini üzülerek karşılıyorum.

ABD temsilciler başkanı Nancy Pelosi, ABD’nin iç siyaseti adına Dünya Barışını tehlikeye atan bir kadının öyküsü!!!

Çin’in en üst düzeydeki siyasetçilerinin uyarılarına rağmen ve güvenlik nedeni ile elektriklerin kesildiği Tayvan’ı ziyaret etti. Bu ziyaret ABD başkanının önerisi ile gerçeklese de Pentagon yetkilikleri bu ziyaretin gereksiz olduğunu iletmesine rağmen gerçekleşti… Bu hanımefendi bugün de Güney Kore’yi ziyaret edecek.

Kore, 1950’ye kadar uzun yıllar Japonya’nın işgalindeki bu ülkede halkı ikiye böldüler, yani ortak kaderi paylaşan ülke halkı iki devlete bölündü…

BM kararı ile oraya gönderilen ve çoğu haritada bile Kore’nin nerede olduğunu bilmeyen askerlerimiz hiçbir hazırlık yapmadan savaşa sokuldu ve ne yazık ki Türk Tugayı yalnız bırakıldı ve 1000’in üzerinde zayiat verdik!!!!

Güneydoğu Asya’yı karıştırmak isteyen Pelosi’nin son durağı ise sanırım Japonya olacak hem de Hiroşima’ya atılan atom bombasının yıldönümünde; oysa Japonya savaşta yorulmuştu ve şerefli bir barış isterken atom bombasını attı ki maalesef aynı anda 200 bin kişi hayatını kaybetti.

ABD’nin amacı bütün dünyaya nükleer gücünü göstererek dünyayı hizaya getirmek ve tüm dünyada hakimiyet kurmaktı.

Bu acımasız bombadan geriye büyük şairimiz Nazım Hikmet‘in Kız Çocuğu şiiri kaldı:

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kağıt gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Nazım Hikmet Ran

BRİCS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika)

Bu ülkelere son günlerde katılım için çok başvurulara tanık oluyoruz. Arjantin, Mısır, İran sadece bir kısmı ABD’nin IMF’sini devre dışı bırakan bu örgüt için Türkiye’de mutlaka katılmalı!

Afganistan’daki Talibanın kadınlara yaptığı zulüm çağımıza yakışmıyor ve ayrıca pek çok Afgan genci ülkesini terk ediyor ve başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyayı rahatsız ediyor ve özellikle yine, başta ülkemiz olmak üzere taşıdıkları çok miktarda uyuşturucular ile ülkemiz insanlarını hatta bilhassa gençlerimizi zehirliyorlar! Uzmanların uyarılarına göre ülkemizde uyuşturucu alışkanlığı 13 yaşına kadar düşmüştür!!!

BRICS ile ilgili Afganistan için Çin’e bir önerim var:

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e; siz Afganistan’ın Tüm zenginliklerini yönetiyorsunuz. Yaklaşık 1,5 Trilyon dolarlık çıkar sağladığını biliyoruz. O zaman yapacağınız / oluşturacağınız uluslararası bir güç ile Talibanı yok etmek ve Çağımıza yakışmayan Afgan kadınlarının özgürlüğüne kavuşturmanızdır. Ben bugüne kadar ülkemizin ve dünyanın çıkarlarını Avrasya’da aradım, ancak Afgan kadınlarını özgürlüklerine kavuşturmazsanız size olan güvenim sarsılacaktır.

İklim değişikliği, aşırı hava olayları ve küresel ısınma

Öncelikle şu gerçekleri bilimsel bir bakış ile değerlendirelim.

İnsanlık için ne Mars’ta ne de bir başka gezegende yaşama şansı yok bu gerçek ile hareket eder isek bugün elimizdeki tek gerçek varsa o da dünyamız, ancak onu koruma konusundaki çabamız çok yetersiz ve elimdeki arşivimde çok belge var, zaten benim yazılarımı paylaşan arkadaşlar tanıktır; yaklaşık 25 yıldır bu konularda uyarılarım oldu.

İklim değişikliği insanlığı yok edebilir tehlike arz ediyor!

Acil önlem alınmaz ise kıtlık ve salgın kaçınılmaz dediler. Öngörüm şöyle; bu küresel iklim değişikliği bir süre sonra tüm dünyayı etkileyecek ve tüm ülkeler ortak hareket etmek zorunda olacaklar ve işte o zaman tüm dünya tek bir konuya yoğunlaşacak: Dünyamızı Kurtarmak! Şu anda küresel ısınmanın en büyük bedelini iki küresel güç Çin ve ABD ödüyor.

Almanya’dan bir haber “aşırı sıcaklar en az 3 bin can aldı”Bu tarz haberler o kadar çoğaldı ki bütün ülkeler olağanüstü tedbirlere başvuruyorlar.

Son sözlerim: Küresel ısınma dünyayı ortak kullanma iradesi olabilir, bundan sonra iklim değişikliği konusundaki yazılarıma devam edeceğim.

Orhan Ayber

ABD, Haydut Devleti Tarih Sahnesine Nasıl Çıktı? 12 Eylül Dönemi, İzmir’de Bir Toplantı, Afganistan ve Sudan’da Kadın Devrimleri, 26 Eylül Dil Bayramı…

 

Uluslararası İlişkilerimizde Yapılan Çok Büyük Hatalar

Türkiye’nin Uluslararası İlişkilerindeki Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun