NÛPELDA’YA ŞİİRLER (IX-XIII) – MÜJDAT GÜVEN

  IX Nûpelda  senin ellerin ne güzel yağmur dokundukça sırılsıklam bir ülke toprağı filizlenir sürgünlüğümün   şarabın günahıyla hazzı arasında ince bir hançerdir koynun gelir göğsüme saplarım   X Nûpelda […]

Çocukluğumu Verseler

Köy denince Çocukluğum düşer usuma İlk çobanlığım Ağlamalarım Gülmelerim Haylazlıklarım Başaklar içinde gelin donlu gelincikler Anızlarda çekirgeler yeryüzü kuşları Aralarında dolaşan ben   Kara değirmen de vardı Fabrikalar köyde Bentleri […]

Seninle Özgür Olmak

Seninle aramızda Bir şeyler var hala, Sustuğumuz şeyler, Cesaret edemediğimiz, Konuşamadıklarımız gibi. İçinde kaybolduğumuz Şehirler, İçimizde kaybolmuş Hayatlar… … Bazen seni Yanı başımda, İçimde, İçerimde görüyorum. Bana bakıyorsun Gülümseyerek, Gözlerime […]

Susmayacağız

Susmayacağız Susmayacağız Deve değiliz Çökmeyeceğiz Bilin istedim   Gül dökülmedi Yollarımıza Zehir katıldı Sularımıza Biliyoruz İçtik zehri Susmayacağız   Deve değiliz Çök denince çökecek olan Eşek değiliz Sopa ile yol […]

Fidan

Öyle bir fidan olsa ki Kuşlar fışkırsa dallarından Yapraklarından çocuk sesleri Toprakla buluştuğunda   Her yöne büyüse Barışa, geleceğe, gökyüzüne Şiir açsa günü geldiğinde örneğin Şarkılar söylese meyveler eşliğinde   […]

Satır Aralarım

Derinlerimde Kalmış Anlatamadıklarımın şahidiydim ben, çabam sevilmek için değildi, çabam sevdiğim içindi, her satırına eklediğim yaşadıklarımın… Sözcüklerimle Saklambaç oynuyordum Her seferinde görüyorlardı beni Saklandığım cümlelerimin içinde Söbelendim harf harf Şimdi […]

LORCA Üstüne

“İspanyol şair Frederico Garcia Lorca ‘ ithafen naçizane yazılmıştır.. Boşa giden sözler krematoryumu.. Öksüzlüğün başkenti Granada Bunun üstüne yazmalıydı her şey Buna akıl erdirmeli insan.. Majör aşklara Minör adımlar.. Ürkeklik […]

Geriye, Rengarenk Öyküler Kalır…

Sırtından hançerlenen bedenlerin, ömürlerin, ruhların kentindeyim. Her köşesinden, yitik ömür öyküleri… Öykülere kurban, hayatların… Kente ve sokaklara sinen, ağır mı ağır Şehir efsanelerinde dillenen renk renk hüzünlerin, Demet demet savruluşlarını […]

Bavul

”Hayat da bavulum gibi: Herkesi, herşeyi oraya alınca – her şey yerli yerine oturur – her şey sığar zannedip ben de yoluma giderim – sanıyordum. Onları da oraya koyup kendimle […]

Pekmez Zamanı

Önce arpa girerdi ambara Atlara yiyecek Öküze de düşerdi hapaz ile Buğdayın bir kısmı aşlık Bulgur Unluk Mısırlarda ayrılınca calazından Hevenk olup asılınca saçaklara Pekmez yapmanın vakti Ellerde değnekler Sırtlarda […]