Çanakkale’de Şiiri Çoğaltmak

11 Mayıs 2022 günü saat 17’de Çanakkale Kent Konseyi Kültür Sanat Meclisi ve Çanakkale Kültür Sanat Derneği’nin Çanakkale Seramik Müzesi’nde ortaklaşa düzenledikleri şiir etkinliğinin konuğu olmanın onurunu yaşadım. Ve çok sayıda şiirsever arasında kendimi çiçek bahçesindeymişim gibi hissettim.

Son şiir kitabım Dağlara Çıkan Piyano üzerine oldu söyleşi, şiirler okundu kitaptan. Söz alıp konuşanlar oldu.

Dağlara Çıkan Piyano ağaçların, kuşların, börtü böceğin ve suların imdadına koşan yaşam savunucularından esinlenen şiirlerden oluşuyor. Dünyanın ortasında bir çığlık ama dünyadaki savaşları, yoksullukları, haksızlıkları işaret eden; doğa kırımları ve insan kıyımları karşısında bir çıkış yolu da imleyen şiirlerden…

İstediğim, etkinliğin bir kitap tanıtımından çok bir şiir şöleni olması yönündeydi. Öyle de oldu. Kör bir makastır / hiç şiir okumayan bahçıvanın / güle dokunan eli dizeleriyle selamlayacaktım şiirseverleri ama vaz geçtim. Olur ya orada bize hizmet veren müze çalışanlarından hiç şiir okumamış biri olur ve yok yere incitmiş olurum insanları.

Etkinliği, çaldıkları parçalarla, yaptıkları müzikle güzelleyen dostlarım Gazi Tuğrul Ertuğrul ve Tülin Ekinci’ye;

Konuşmaları ve okuduğu şiirlerle yine dostlarım Şerife Ergün, Naci Hasanefendi, Murat Türkeş, Suat Karataş, Orhan Orhan ve İbrahim Gül‘e;

Eşim Zeynep Geçkin’e;

Etkinliğin organizasyonunu yapan, akışını düzenleyen, sunumunu gerçekleştiren değerli öğretmen arkadaşım Asude Bayram’a;

Müze çalışanlarına;

Beni dinlemek üzere oraya gelen, etkinliği izleme inceliği ve duyarlılığı gösteren şairlere, yazarlara, sanat insanlarına ve şiir severlere nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum aslında.

Çanakkale’de şiiri çoğaltmaktı asıl olan.

Sahiden de barışın kenti olsundu Çanakkale. Dünya şiirin incelttiği bir dünya…

Kaz Dağları mücadelesi, Dağlara Çıkan Piyano’yla şiir tarafından da kayıt altına alınsın içindi.

Kent belleği oluşsun içindi bir yandan da. Gelecek yapımına katılması içindi de insanların…

Adil, özgürlükçü ve eşitlikçi bir yaşamı savunmaya omuz vermek içindi.

Yukarıda andığım kurum ve kişiler bunu yapmaya çalıştı aslında. Bana kalırsa çok da güzel oldu. Etkinlik sonrası Şiirseverlere Dağlara Çıkan Piyano kitabımı da imzaladım..

Etkinliği mesajlarıyla güzelleyenleri unutursam olmaz:. Didim’den Şennur Akbulut, Tekirdağ’dan Müjdat Güven. Sağ olsunlar! Kendilerini yanımda hissettim.

Duygulu anlar yaşadığımı herkes gördü. Bu konuda fazla bir şey söylememe gerek yok.

Bu etkinliğe ön ayak olan kurumları, şiir okuyan, duygu ve düşüncelerini paylaşan, etkinliği takip eden, mesaj gönderen herkesi, hiçbir kitabıma almadığım ama bir duyarlılık olarak yaşamıma aldığım Bellek adlı şiirsel bir metinle selamlamak istiyorum…Çanakkale’yi, güzel ülkemi ve dünyayı:



Belleği olmalı bir kentin. Duyarlılıkları olup bitene karşı. Şairleri olmalı… Sarkmalı dizeleri gelecek zamanlara. Çekip gitseler, müthiş bir diş ağrısı tutmalı kenti, deprem korkuları geçirmeli, uyku girmemeli gözüne.

Belleği olmalı bir kentin. Kim bilir, kaç yüzyıl sonrasının güneş gözlü çocukları, yırtıp geçmede kullanmalı zamanı; dizelerden elde ettikleri bir ışıkla, zorlu bir kazı sonucu.

Hiçbir renk, sığmamalı sevincine. Gökteki yerine dönmeli kuş yuvaları. Uçurtmalar, gülüşünü kıskanmalı çocukların.

Belleği olmalı bir kentin. Düşleriyle hafifleyebilmeli. Koca bir atlas gibi açılmalı önünde, tasarladığı dünyalar. Şairleri olmalı bu kentin.

Bir kentin belleği olmalı

Hayrettin Geçkin

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun