Bu Kutsal Vatanın Kılına Dokunamayacaklar!…

Bursa Milletvekili Muhittin Baha Bey, Yüce Meclisimizin kürsüsünde şöyle haykırıyordu:

“Efendiler, buraya gelen her birey, her üye; küçük yavrusunu gözyaşları ile bıraktığı, eşi ile helâllaştığı, babasının elini öperek evinden ayrıldığı zaman yemin etmişti. Ya bu devleti tam istiklâl ile yaşatacak, bu milleti tutsaklıktan kurtaracak ve babasına bıraktığı küçük yavrusuna, yarın şeref ve şan vererek dönecek ya da bu meclisin bütün bireyleriyle birlikte düşman önünde ölecek!

Efendiler, tam bir inançla söylüyorum, bu millet için ölmek yoktur. En güçsüz zannedildiği ve en yardımsız kaldığı anlarda, düşmanlarının en güçlü göründüğü zamanlarda bile, akla ve hayale gelmeyen olağanüstü başarılar göstererek insanda hayranlık uyandıran bu millet batmaz!…

Efendiler; silah yok, top yok dediler; Osmanlı Ordusu çürümüştür dediler, genel savaştan yoksul ve perişan çıktı dediler, yaşlıları umutsuz, gençleri korkak, çocukları tutsaklığa layıktır dediler… Gençlerin özverisine bakın. Bütün dünyayı karşılarında gördükleri halde, dünyanın bütün fabrikalarının yakıcı silahlarını düşmanlarının elinde gördükleri halde, ellerindeki kırık tüfeklerle onların üzerine hücum ettiler ve onları yendiler.

Efendiler, yenilmiş olan bütün milletler, güçlü ya da güçsüz bütün milletler hayret içinde. Güçsüz olmayan, güçsüzlük hissetmeyen bir millet var. O milleti siz temsil ediyorsunuz, onunla övününüz…

Efendiler, bir ölüyorsak on doğuruyoruz; bir kişi eksildikçe ruhumuzda on kişilik güç buluyoruz. Avrupa denen ‘uygarlık’ kitlesi, bu alçaklar ve benciller kitlesi, üç yüz yıldan beri ellerinden geleni yaptı. Onların bizde yarattığı yangınlar, ruhlarımızdaki külleri dağıtmak için şimdi birer rüzgar oldu. Yananlar yanarken, ölenler ölürken; doğanlar şimdi daha güçlü, daha dirençli ve daha kararlı.”

Muhittin Baha Bey’in bu konuşmasından hemen sonra Mustafa Kemal kürsüye geldi.

“Cennetten vatanımıza bakan merhum Kemal; ‘Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini, yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini’ demişti. İşte ben, bu kürsüden, bu yüksek meclisin başkanı olarak, yüksek kurulunuzu oluşturan bütün üyelerin her biri adına ve bütün millet adına diyorum ki: ‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”

Bu kutsal vatanın kılına dokunamayacaklarının nedeni bu ruh ve inançta yatıyor. Türk gençliği ve Cumhuriyet kadınları tıpkı ata babalarımız ata analarımız gibi, dün olduğu gibi bugün de Adaletsiz muktedirlere yine diz çökmeyecektir, kimsenin şüphesi olmasın!

Yüce Türk ulusuna saygıyla…

Mehmet R Aşar

mr_asar@hotmail.com

 

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun