“Bir Şairin Hayatı Bütün Hayatlardır”

(Haziranda kaybettiğimiz Ahmed Arif, Cahit Zarifoğlu, Kemal Özer ve Nazım Hikmet’e…)

Öyle diyor Pablo Neruda: “Bir şairin hayatı bütün hayatlardır!” Bir şair yalnızca kendisini yaşamaz çünkü. İçinde ne yaralı, ne laftan anlamaz, ne bıçkın çocuklar vardır kim bilir.

Düşlerden ülke gibidir bir şair. Gidilmemiş kıyıları vardır hemen düşucunda. Dokunulmamış güzellikler, yaşanmamışlıklar… Sonsuza öyle bir yakındır ki… İstediği an buluşabilir sonrayla… Gönlü her daim pır’dır, kuş gibi oradan oraya.

Ve bir kaleci gibi sağlamdır, dönmez sırtını arkadaşlarına, dostlarına, halkına… Yarın güzel olacaklar alır, güzel olacaklar satar… Düş fiyatına.

Sözcüklerden bir dünyadadır. Şiirgezer bir haldedir, her nereye gitse. Birkaç yıldız ötede bir düşte konaklamak iyi gelir ona.

Adil, özgürlükçü ve eşitlikçi bir dünya şekillendikçe kafasında, şairliği kıvam alır. Bilgeleşir, kâhinleşir de gitgide.

Uykusuzluğu bilir. Açlığı, susuzluğu… Yalnızlıklardan adalar topluluğudur içinin derinlikleri.

Nelere tanıktır! Ne aymazlıklara, ne çirkinliklere, ne güzelliklere… Çoğunlukla acıyı bal eylemek düşer şaire.

O yüzden her yaştandır; her yerden, her cinsten, her renkten… Her dildendir yazdıkları, kendi dilinde yazsa bile…

Nereye gitse kendisini de götürür. Geçmişini de, gelecek tasarımını da… Bir başucu kitabı gibidir onda insan sevgisi. Dinlerin en büyüğü ile yani aşkla sever çünkü insanı.

Bilir yarımlığını insanın. Bilir de bu ona acı verir. Çevreye karşı duyarlıklarını ortaya koyan, demokrasi ve özgürlük arayan insanlara tazyikli su sıkan, biber gazı püskürten görevlilerin yerine de koyar kendini… Onların çocukları karşısındaki boynu bükük hallerine bürünür… Utanca girer onların yerine insanlık karşısında.

Gücünden aldığı cesaretle zalimleşen kralları anlamaya çalışır elverdiğince. Sesini duyar toprağın. Suyun nefesini, dünyanın dönerkenki çıkardığı sesi… Gitmekte ve gelmekte olanı algılayıverir hemencecik. Duyarlıkları günde yirmi dört saat açıktır.

Olaylar sırasında polis kurşunuyla ölen birine asla acımayan, ama görevini kötüye kullanan polis için namazının sonunda; “rabbim ona yardım et, ceza almasın” diyerek dua eden sıradan birinde bile insani yanlar araştıran bir gezgindir şair.

Aşkın, edebiyatın ve sanatın incelttiği bir dünyada yaşayabilmektedir aklı fikri. Barışın, kardeşliğin, bölüşebilmenin ve adaletin olduğu bir dünyada… Düşbazdır çünkü.

“Bir şairin hayatı bütün hayatlardır”, dünyayı ve geleceği savunur sözcüklerle…

Hayrettin Geçkin

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun