Bir Ekonomi Cahili’nin Sorunları

Bendeniz, Uzman bir Ekonomi cahiliyim ve ekonomik sorunlarım var.

Zavallı bir insan olarak biliyorum ki dağa çıkıp tek başıma yaşamımı idame ettirebilecek kadar kapsamlı bir insan olabilme ihtimalim yok. Doktora, öğretmene, terziye, inşaat ustasına hatta karşı cinse, aşka, sevmeye, sevilmeye ve aklıma gelmeyecek kadar çok şeye ihtiyacım olduğunun farkındayım.

Toplum; bireylerin bir arada yaşayabilmesi için birbirine sahip çıkmasıdır. Birinin yapamadığını diğerinin yapması, birinin düşünemediğini diğerinin onun yerine düşünmesidir!? Yanılıyor muyum?

Domates üreticisi ya da esnaf olmazsa toplumun eksik kalacağı gibi ekonomi uzmanı olmazsa da eşit oranda toplum eksik kalır.

Kendisinden BÜYÜK olana saygı duyması öğretilmiş olan Anadolu insanı ekonomimizi yöneten zat-ı kendinden büyük zanneder ve yüksek gördüğü kişilerin karşısında el pençe durup boynunu eğer. Benim tahminim Andımız’da yer alan ”Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak”  sözlerinde geçen büyüklük kavramını yanlış algılamış olmalı Anadolu insanımız.

Bir kerede olsa sormaz ”Ben de insanım sen de insansın, Tanrı seni benden üstün yaratmış olamaz, ikimizden biri eksik olursa toplum, toplum olmaktan çıkar neden sen zenginsin ve neden ben fakirim?” diye.  Ve hatta düşünemez, düşünebilse dahi bunu sesli dile getirmeye cesaret edemez.

Hakikaten bu kadar iyi niyetli ve saygılı mıyız yoksa aynı gücü ele geçirsek daha da vicdansız olabilme kapasitesine sahip miyiz? Bilinmez…

Benim ekonomiden anlamıyor olmam ve benim haklarımı koruman için sana yetki vermiş olmam huzurlu yaşamak için değil midir?

Yani demek istiyorum ki; Her ay düzenli sigortamı ödüyor isem yaşlılığımda rahat etmek içindir. Yaşlılığımı düşünMeMek içindir. Ya da ekmek alırken bile vergi ödüyor isem öğrencilerin kaliteli eğitime ulaşabilmesi içindir. Bir öğrenci okula giderken otobüs parasını hesap ediyor ise toplum olmamızın anlamı nedir?

Toplumsak, bir arada yaşıyorsak, benden sorumlusun, benim senden sorumlu olduğum kadar!

Her konudan ben anlamak zorunda değilim, sende anlamak zorunda değilsin!

Sigortamı ödemez isem ne olur? Her ay bu ödemeyi mesela altına yatırsam, yaşlanınca ne kadar birikimim olur(?) gibi küçük hesapların yapmadan hatta düşünmeden, gelecek kaygısına kapılmadan yaşamam gerekmiyor mu!?

Tıpkı senin domates yetiştiriciliğini, telefon tamirciliğini, giyim mağazasında raf yerleştirmeyi bilmek zorunda kalmadan her anını güvenle yaşıyor olman gibi benim de kendimi güvende hissetmek hakkım değil mi?

Ekonomi cahili olarak birinin benim bütçeyi doğrultması gerekiyor. Ve şundan eminim bu ben değilim! Her sabah biraz daha fakir uyanmamın sorumlusu ben değilim!

Her sabah biraz daha yoksul uyandığım ülkemde, ekonomiden anlamak zorunda olmadığımı bilmek suç olmamalı!?

Asgari Ücret 5500 TL olduysa en düşük emekli maaşı neden 3500 TL? Bunun anlamını biri bana açıklayabilir mi? Adı üstünde Asgari Ücret!!!

Ekonomiden tek anladığım para biriktirip tatile çıkmak, araba almak, ev almak olmalı…

Ekmek alamamayı, et alamamayı tasarruftan sayacaksam(!) ben neden vergi ödeyip, ülkenin ekonomik alanda uzman kişilerine maaş ödüyorum. Bu insanlar ne için oradalar, ne yapıyorlar?

Emekli olunca iş aramak ve buna şükretmek neden?

Emekliyi kötü ekonomi ile aç bırakan Tanrı mı ki şükretmemiz öğütleniyor? Ekonomi bilimi neden var?

Eksik olan nedir? Biri bu cahile açıklasın!?

Ya da boş verin ben anlayacağımı anladım bu ülkede eksik olanın ne olduğu ortada;

Biraz şu nûkteyi lûtfen görün sezâ-yı nazar:

‘’Edip olur kişi sermâye-i hayası kadar!’’

 

 

Dilek

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun