Bilim İnsanlarımızın Öldürülmesi, Bilim Katilleri, Uluslararası Siyasi Cinayetler…

Bilim insanlarımızın öldürülmesi,

a) Yıl 2007… Isparta’da bir uçak kazası; Uçakta çok önemli bilim insanlarımız var Türkiye’nin nükleer enerji uzmanları şaibeli bir kazada onları kaybettik. Görevleri ülkemizde en çok bulunan Toryum madeninden enerji üretmekti. Hedefleri 50 ton toryum!!! Türkiye’nin enerji ihtiyacı karşılanabilirdi…

Not: Ülkemiz dünyanın en büyük toryum madenine sahiptir.

Uçak Isparta üzerinde iken kaptan pilot Antalya’nın ışıklarını görüyoruz diyor,  kuleden ise yanıt: “Hemen yükselin, gördüğünüz ışıklar Isparta ışıkları.” Bu son konuşmalar oluyor ve uçak bir dağa çarpıyor.

Kaybettiğimiz bilim insanlarımız:

Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Berkal Doğan, Engin Abad, Doğuş Üniversitesi Fen Bilimleri Prof. Dr. Şener Boyda, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan.

Uçak üreticisi ABD kara kutuyu aramak için kaza yerine geldiğinde kara kutuyu buldu ancak bilim insanlarımızın oradaki evraklarının hiç birisi yoktu (!!!)

b) Aselsan (askeri enerji sanayisi)  çalışan mühendislerimizin şüpheli ölümleri;

(Not: Aselsan 1975 yılında kurulmuştur.)

1) Hüseyin Başbilen milli tank projesi üzerinde çalışıyordu. Evinden çıktıktan sonra boğazı kesilerek öldürüldü.

2) 17/01/2007 ODTÜ mezunu Aselsan mühendisi Mülsem Ünal aracında ölü olarak bulundu katil kafasına ateş ederek öldürmüştü.

3) Zafer OIuk; 10/5/ 2008’de elektrik çarpması sonucu öldüğü iddia edildi.

4) Hakan Öksüz 25/01/ 2012 günü trafik kazasında öldüğü iddia edildi, kazadan sonra arabada telefonu ya da diğer evrakları bulunamadı.

5) Erdem Uğur F16 projesinde çalışıyordu, Ankara’daki evinde ölü bulundu.

6) Kerem Parıldar yerli savunma sanayi sistemleri üzerinde çalışıyordu. Kaldığı binanın 14. katından atlayarak intihar ettiği iddia edildi.

Bu yaşama çok bağlı hayat dolu gençlerimizin şüpheli ölümlerinin araştırmasını Fetöcü savcıların engellediği iddia edildi.

Fetö deyince aklıma ABD gelir. Yani dünyanın en acımasız katili!!!

Bu değerli gençlerimizin şaibeli ve acı sonlarını yazmamın sebebi: şimdilerde de çok değerli bilim insanlarımızı bu katillerden korumalıyız…

ABD pek çok ülkeden devşirdiği bilim insanlarını silikon vadisinde çalıştırır. (Bunlar arasında 5 bin kadar Türk gencimiz de var.)  Burada çalışanlar ABD emperyalizmine hizmet ederler.

Bir zamanlar Çinli ve Hintli bilim insanları da orada çalışıyorlardı ancak ülkeleri onları geri çağırdı ve bugün her iki devlet de bilimde çok aşama kaydettiler.

Türkiye de oradaki bilim insanlarımızı geri çağırmayı ilke edinmeli diye düşünüyorum.
 

Bilim katilleri

İran’da bir yılda 5 nükleer fizikçi öldürüldü; bunlardan Muhsin Fahrizade nükleer programın en önemli kişisiydi. Uydudan kontrol edilen ve yapay zekâya sahip bir silah ile öldürüldü. Sadece kendisi hedef alındı.  25 santim yanında bulunan eşine hiç bir şey olmadı! Bu olay cinayet teknolojisinin nerelere kadar geliştiğinin bir göstergesi.

Bu cinayetin İsrail + ABD tarafından yapıldığını düşünüyorum.

Uluslararası Siyasi Cinayetler


1) Rusya’nın Türkiye’deki büyükelçisi bir sergide bir ABD ajanı tarafından öldürüldü. Bu büyükelçi kısa bir süre önce Sibirya’da çok büyük bir eyaletin zenginliğini Türkiye’ye vermek ve kazancı ortak bölüşmek teklifi getirmişti… Sibirya’yı ekonomiye açmak ABD’nin kara listesindeydi.

Çünkü Rusya Sibirya’sı çeşitli madenler, nadir minerallere sahip bir coğrafya tüm dünyanın geri kalan bölgelerinden daha zengin.

Cinayet bu nedenle işlendi, üstelik katil birkaç dakika sonra öldürüleceğini bilerek bu cinayeti işledi.

2) Özdemir Sabancı cinayetinin tek sorumlusu ise Alman gizli servisi BND; çünkü aile tüm yetkileri Özdemir Sabancı’ya vermişti. O’da Japon yapımı Toyota arabalarını Avrupa’ya pazarlıyordu ki Almanya araba sanayi bundan çok zarara uğramıştı. Özdemir Sabancı daha sonra tüm beyaz eşyada Japon teknolojisini getirmek istiyordu ki bu da Alman ekonomisine büyük bir darbe demekti ve çok iyi korunmasına rağmen ofisinde öldürüldü. Cinayeti planlayan kadın şimdi gizleniyor ve ülkemize iade edilmeyecek bu cinayette faili meçhul olarak kalacak gibi görünüyor.

4) Son uluslararası cinayet ise Rus lideri Putin’in danışmanı özellikle Avrasyacı yaklaşımı ile bilinen Aleksander Dugin’in kızı Darya Dugin…  Babası Aleksander Dugin miydi hedef bilmiyoruz. Ancak bu cinayette Ukrayna gizli örgütü ve Polonya devleti suçlanıyor bu cinayet daha sonra dünya barışı için çok sıkıntılar yaratacak gibi görünüyor.

Bu arada ben Aleksander Dugin ile bir anımı paylaşmak isterim. İşçi Partisi (daha sonra Vatan Partisi adını aldı) geniş kapsamlı bir toplantı düzenlemişti ben Talat Paşa Komitesi ve Ulusal Strateji Başkanı idim. Sayın Perinçek misafirlerimizden Aleksander Dugin’i benim ağırlamamı uygun gördü.

Görüşme İngilizce olacaktı benim yeterli bir İngilizcem olmadığı için bir tercüman eşliğinde konuşuyorduk.  Aklımda kalan bir kaç satırdan söz etmeliyim.  Kendisine şu soruyu sordum. Siz Ruslar uzun zamandır sıcak denizlere açılmak isterdiniz,  artık bunun için savaşa gerek kalmadı,  Türkiye ile dostsunuz.  “Sizin ülkeniz bir adım atsın biz on adım atarız mesela bu gün güney Kıbrıs Rum kesiminde en az üç yüz milyon dolarımız var bunu bir gün içinde oradan alır kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetine taşırız.” dediğini anımsıyorum.

Daha sonra 15 Temmuz günü yine ülkemizde idi ve darbe başladığında ülkesine döndü. Bildiğim kadarı ile meclisi ziyaret etti ve orada da bazı açıklamalarda bulundu. Dugin’in kızı Darya için ABD’nin yaptırım uygulamasını anlamış değilim… Cinayetin hedefi de gerçek faili de meçhul.

Kısa bir sürede olsa tanıdığım Dugin’e baş sağlığı diliyorum.

Son Sözlerim:

Ağustos bizim zafer aylarımızdan biri; büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ü bol bol anmak isterim. Sakarya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Dumlupınar Savaşı ve ATA’MIZIN liderliğinde kahraman ordumuzun uçakla değil, trenle değil otobüsle değil koşarak İzmir’e dokuz günde ulaşmasının efsanesidir.

İşte bu kahramanları yazacağım, gücüm yettiğince…

Orhan Ayber

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun