Bektaşi Fıkraları

Bektaşi fıkraları genellikle sadece güldürmek için anlatılmaz. Anlatılan fıkralar bir hikmeti içerir. Hayatın hakikatini ya öğretir ya da hatırlatır. Bektaşi fıkralarının fıkralar gurubu içinde ayrı bir yeri vardır. Toplumumuzun her kesimine mal olmuş Bektaşi fıkralarında herkes kendisine ait bir şeyler bulmaktadır…

1-Bektaşi’nin birini Şarap içtiği için yakalayıp kadıya götürürler. Kadı Bektaşi’yi görür görmez “Be hey kâfir! Bu yaşta hâlâ içiyorsun bu zıkkımı utanmıyor musun! Bilmiyor musun haram olduğunu?” Deyince Bektaşi “Sırtınızda ki ipek kaftan da haramdır” der. Kadı “Bunun içine pamuk katarlar be adam.” Bektaşi “Dünyada doğru adam mı kaldı Şaraba da yarı yarıya Su katıyorlar ” 

2-Bir mecliste, Kuran’ın eşsizliğinden ve olağanüstü olduğundan söz ediliyormuş. Odanın bir köşesinde kendi halinde çubuğunu tüttürmekte olan Bektaşi söze girer. “Evet haklısınız, Allah’ın kelâmı cidden eşsizdir. Lâkin yazısı biraz berbattır. Dinleyenler hiddetle “Nereden biliyorsun” deyince Bektaşi “Alnımın yazısından, mirim alnının yazısından”

3-Bir Bektaşi her ne olursa “Allahtan” dermiş. Bir gün külhanbeyi Bektaşi’nin ensesine okkalı bir tokat patlatmış. Bektaşi dönüp bakınca Külhanbeyi “Baba efendi ne bakıyorsun, Allahtan” demiş. Bektaşi “Eyvallah evlât. Bende biliyorum Allahtan olduğunu. Ama hangi pezevengin eliyle yaptırdı diye merak ettim

4-  Bir toplantıda ahlâk bozukluğundan söz açılmış. Birisi “Böyle giderse, dünya alt üst olacak” diye hayıflanmış. Bektaşi söze girmiş. “Ne dertleniyorsun yahu! Belki altı üstünden iyidir”

5- Bektaşi’yi camiye götürmüşler. İmam vaazında alkolün kötülüklerin den bahis ediyormuş. Cemaate dönüp sormuş. “Efendiler, eşeğin önüne bir kova su ve rakı koyun. Hangisini içer?” Cemaat bağırmış “Suyu hocaaam”… Neden ey cemaat deyince susmuşlar. Bektaşi seslenmiş “Eşekliğinden, eşekliğinden”

6-Bektaşi camiye gitmiş. Hoca şarabın kötülüğünü anlatıyor. “İçmeyenler her türlü defa sürüp, verilen 40 huri ile eyleşecekler. İçenlerin boyunlarına da şarap şişeleri asılıp öyle dolaştırılacaklar” Bektaşi sorar “Hocam şişeler boş mu, dolu mu?” Hoca ağır olsun diye “Dolu” der. Bektaşi “Boşalınca dolduruyorlar mı” Hoca kızar. “Orası meyhane mi mendebur” der. Bektaşi “Hurilerle eyleşenlerin gittiği yer kerhanemi?!.”

7-Bektaşi camiye gider. Secdeye eğilince, koynundan şarap şişesi düşer. Cemaat namazı bırakıp söylenmişler. “Günaha vesile olan alet ile namaza gelinir miii, dışarı da neden bırakmadın?” Bektaşi de “Sizler zina aletlerinizi dışarıda mı bıraktınız?”.

8- Ramazanda Bektaşi’yi şarap dergisi ile yakalarlar. Zaptiye amiri “Ver bakayım testiyi” der. Bektaşi testiyi yukarı kaldırıp bakar ve “Şarap ol yaaa mübarek” deyip verir. Zaptiye bakar içine, şarap.Baba erenler bu sefer dileğin oldu. Başka zaman olmayabilir. Bu kadar güvenme yukarıya” der.

9- 4’ncü Murat zamanı. Bir Sünni ile Bektaşi içki içerken yakalanır. Kadıya götürürler. Kadı Sünni’ye sorar “Neden içtin?” Sünni hık-mık… ses yok. Kadı “Atın zindana. 90 kırbaç vurun” der. Götürürler. Bektaşi’ye sorar “Sen neden içtin zındık” der. Bektaşi “Ben Müslüman değilimdir efendi kadı hazretleri. Hristoyum” der. Kadı ”Salın gitsin’ der. Bektaşi “Efendilerin efendisi kadı hazretleri. Ben olur isem Müslüman, salar mısın dostumu?” Kadı ”olur” der. Kelimeyi şahadet getirir ve arkadaşı ile salarlar. Sokağa çıkınca sünni sorar. ”Ne oldu da salgılar bizi”. Bektaşi “Sus arkana bakmadan yürü. Bir Hristiyan oldum kendimi kurtardım. Sonra Müslüman olup seni kurtardım.”

10- Rumeli Hisarı post-nişi Nafî Baba’ya dervişler sorar. “Baba erenler, bu yıl bağda çok üzüm oldu, ne yapalım” Baba “konu komşuya dağıtın” der. Dağıtırlar. Yine sorarlar “Baba halâ çok üzüm var?” dedikten sonra ”Küfelerle yola çıkarın bedava dağıtın” der. Dağıtırlar. Yine gelirler “Bitmedi baba!” derler. Baba da “Suyunu sıkın, küplere doldurun. Allah ne eylerse güzel eyler” der. (Kaynak: Bedri Noyan, Dedeba.)

11-Bektaşi ve Neyzen Tevfik Beşiktaş’ta sandalcılık yapar, Üsküdar’a yolcu taşırmış. Bir akşam Sultan ve veziri tebdili kıyafet sandala binmişler. Sahilden biraz uzaklaşınca livari açıp testiyi çıkarmış. (Livar =Ayak altındaki gizli bölme ) “Beyler içer misiniz?” demiş. Sultan “Evet “ demiş. Birer bardak vermiş. Şaraplar bitmiş. Neyzen “Birer tane daha içer misiniz?” deyince Sultan “Bre densiz ben Sultanım bu da vezirim” deyince Neyzen elini sallayarak “Ulan bir bardak içtiniz. Biriniz sultan biriniz vezir oldunuz. Birer daha daha içseniz, biriniz Allah biriniz peygamber olursunuz. Yok ulan size şarap” der.

12- Bektaşi ile arkadaşı sünni mezarlığın duvarının dışına dayanmış içiyorlar. Cenaze korteji geliyor. Bektaşi “Sor bakalım rahmetli içiyor muymuş.” Arkadaşı gider-gelir. “Çok içiyormuş” der. 5 dakika sonra bir cenaze daha getirirler. Yine ”bir sor” der. Çünkü gider gelir. “Hiç içmiyormuş” Deyince Bektaşi “Ulan içenle içmeyen arasında 5 dakika var. Haydi şerefe!” der.

13-Softanın biri Bektaşi’ye “Eyy erenler iyisin, hoşsun, ilim irfan sahibisin; birde oruç tutup namaz kılsan bizim nazarımızda da itibarın olur” deyince Bektaşi “Sizin nazarınızda itibar kazanmak için, Tanrı önündeki itibarımı zedeleyemem!” der.

14–Bektaşi derviş köyleri geziyor. Bir köye gidiyor. Gece ağırlanıyor. Sabah olunca bir gürültü patırtı duyuyor. Bakıyor millet toplanıyor. “Ne oluyor” deyince köylüler “Yağmur duasına gideceğiz, sen ende gel” diyorlar. Takılıyor peşlerine. Defa kenarına gidip imama uyarak  huşu ile dua ya başlıyorlar. 1 saat, 2 saat, 4 saat yağmur yok. Derviş sıkılıyor. “Çekilin bir de ben deneyeyim” diyor. Çekiliyorlar. Derviş gömleğini çıkarıp derede yıkamaya başlıyor. Ağaca esas, 5 dakika sonra hava kararır. Şiddetli bir yağmur başlar. Sorarlar “Hangi duayı ettim erenler” Derviş “Dua falan etmedim. Yukarıdaki ile eden iyi değil. Ne zaman gömleğini yıkasam, inadına yağmur yağdırır.

15- Bektaşi ile papaz iyi dostmuş. Her gece içerlermiş. Bir gün kiliseden çağırırlar Bektaşi’yi. “Papaz ağır hasta sende gel” diye. Gidip bakmış, papaz gidici. Papazın dudakları oynuyor bakarak Bektaşi’ye. Hemen ağzını kapatıyor Bektaşi papazın. Ölüyor. Bektaşi’ye “Neden böyle yaptın” diyorlar. Bektaşi’ye “Ben bu pezevengi iyi tanırım. Şimdi bir besmele çeker cennete gider. Baba yer kalmaz” der.

16- Bektaşi papaz dostuna sormuş “Neden devamlı istavroz çıkarıp öpüyorsun” Papaz “Dinsizler Hz. İsa’yı çarmıha çakıp öldürdüler” der. Bektaşi “İyi ki kazığa oturtmamışlar. Sonra nereyi öperdiniz!” der.

Alimle sohbet etmek zümrüdü candır, cahille sohbet etmek can acıtır.

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun