Beklenenler…

İnsanın gidebilme özgürlüğü olmalı bir de dönebilme… Gitmek eylemi kadar kolay olmalı, dönmek eylemi de…

“Ait olmak” ne demek?

Neden tek bir yerde kalmalı insan? Yörük atalarımın gezginci ayak izleri damarlarımda dolaşıyor.

Kim koyuyor yüreklerin kanununu, kim yazdı yerleştiğin kalpte sonsuza kadar; kaidesiz, sorgusuz/sualsiz kalacaksın diye?

İnsanın insana yapabileceği en büyük kötülüklerden biri bu olsa gerek. Sahiplenmek!

Neden gittin, diyor. Bilmediğim bir sorunun cevabını kendi kendime aramanın derdine düşüyorum, zihnimin ücra köşelerinde…

Duygularım ölüm döşeğindeki hasta gibi yerinde sayıyor olsa ne kolay olur yaşamak; bazen burada mutluyum bazen başka diyarda hüzünlü, hayat bu değil mi zaten.

“Hep mutlu yaşadılar” masallarını ben yazmadım ki; garantili aşkların sözleşmesini imzalayayım…

Kendi kendime kapattığım kapıların sonsuza kadar bir daha açılamayacağını sonradan anlıyorum.

Ben mi kapatıyorum gerçekten bütün kapıları? Dönüyorum dönmesine de döndüğüm yerler kapı, duvar; ne eski güneş kalmış ne eski ağaç; bütün duygular, heyecanlar, coşkular toplanmış, gitmiş. Buz kesmiş ortalığı…

Bıraktığım gibi bulabilsem keşke döndüklerimi…

Ayaklarım, beynim ve yüreğim birbirinden bağımsız, kal diyen yok, dur diyen yok; öyle bütün doğrulardan bağımsız…

‘’Hadi gidelim’’ diyor ruhum önce söz dinliyorum ve gidiyorum, bana asi diyorlar, külliyen yalan! Bak gidelim diyen bütün organlarıma itaatkarım. Kim beni suçlayabilir ki gitmek istedim diye; kim sebepsizce, anlamsızca terk ettiğimi söyleyebilir, terk etmek nedir ki zaten evrenin bütünselliğinin içinde nereye ve kime aidim ki?

Sonrada olmadık zaman da ‘’hadi dönelim’’  diyen bir başka ben var içimde ve ona verdiğim cevaplar beni de tatmin etmiyor açıkçası…

Dönerim dönmesine de ya bekleyen yoksa döndüğüm yerde…

İçimi bir hüzün kaplıyor, pişmanlıkla karışık… Oysa hiçbir yere ait değilken kimden gidip kimden döndüğüm yok yere pişmanlık yaşatıyor ne saçma…

Bedenim, terki diyar etmeyince içim sıkışıyor nefesim daralıyor. Süreklilik, sonsuza kadar kalmak ne demek bilmiyorum.

Her zaman bir kapım olsa keşke özledikçe döneceğim, beni olduğum gibi uçarı kaçarı, hercai  hallerimle, tanrısal eşitlikte sevebilen…

#KendimeMuhalifYazılar

 

Dilek

Bekleyenler…

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun