“Aynı”lar…

Yerinde sayan ”aynılar”…

Bazı iletişim çeşitleri size yerinizde saydığınızı hissettirir.

Dünya dönüyordur, hayat akıyordur ama siz hep aynı konuları aynı şeyleri, ”aynıları” konuşuyor, duyuyor, görüyorsunuzdur.

Farklı insanlar, farklı dünyalar, aynı konuşmalar…

Duygular aynı, bakışlar aynı, tepkiler aynı, fikirler aynı, geceler aynı, gündüzler aynı; aynılıklardan, zihninizin kokuşmuş kokusu gelir burnunuza. Çürümeye başladığınızı hissedersiniz…

Hep aynı yerde kaldığımı düşündüğüm an; ayaklarımın altına iğneler batmaya, yanmaya, karıncalanmaya, uyuşmaya başlar.

Hiperaktivite, diyor doktorlar ve  bilirsiniz doktorlar hep aynılık sever. Aynı okul sıralarında aynı kitap ve soru türlerini tekrar tekrar çözebildikleri için doktor olmuşlardır zaten. Aynılıkta gösterdikleri üstün başarıdan dolayı okul sıraları onlara ödüldür. Her ay aynı maaşı alıp, aynı harcamaları yapıp, aynı yarınlara doğru yol almayı sevenler.

Oysa biz farklılık sevenlere bir baltaya sap olamamak!!! yakışır, uzun süre aynı yerde duramadığımız için evrenin uyum içinde ki aynılığının birer parazit gibi oradan oraya savruluruz. Şanslıysak yolumuza sanat çıkar, farklı sesler, farklı görüntüler, farklı ayrıntılar yakalayarak mutlu etmeye çalışırız aynıların dünyasında kendimizi.

Entropi, denilebilme ihtimali var mı? Bir umut… işe yaramazlık hissinden kurtulmak için… Karmaşık görünüp, düzensizlikler içinde kendi düzenini kurmuş, aynı olmadan aynılıklara imza atmış varlıklar olma çabası da olabilir.

Yerimde saymayı bünyem kabul etmiyor, yerinde saydıran hayatları, yerinde saydıran işleri, günleri, insanları da… Tarihi tekrar tekrar tekerrür ettirmenin sıkıcılığı bedenimi ele geçiriyor ve ruhumda çöküşe sebep oluyor…

Asi zihnimin karmaşıklığı davranışlarıma yansıdığı için olacak ki aynılar da beni çıkarıp atıyor bünyelerinden…

Oysa ben, ne çok insanı sığdırmıştım yüreğime, hep umutluydum! Değişimle bir adım öteye gideceğimizden. Sağa gidiyor, sola gidiyor arkaya gidiyor; itiyorsun, kakıyorsun yine de öne gitmiyor ”Aynılık” sevenler… Enerji ve zaman israfı, diyorum kendime ve küskünlüğümün elinden tutup uzaklaşıyorum aynıların mahallesinden.

Biri çıkıyor; aynı giyineceksiniz! diyor ve milyonlar peşinden gidiyor, burası aynıların dünyası, der gibi!!

Farklı düşünmek yasak, farklı konuşmak yasak, farklı yaşamak yasak!!! Faşizm!!!

Aynı günaydınlar, aynı kavgalar, aynı gürültüler, aynı manzara. Artık heyecanlandırmıyor kimseyi… Aynılığın sıkıcılığını kabul etmedikleri için ruhları azap içinde, hırçın ve saldırgan olduklarının farkında değiller…

Aynılıklar olmasaydı her şey daha da güzel olacaktı sanki!!! Bu kadar yavaş ilerlemeyecekti günler. Bende boğulmayacaktım aynılıklardan…

Alice Harikalar diyarına geçiş yapmanın zamanı gelmedi mi sizce? Küçücük bir kapıdan kocaman başka dünyalara kapılarımız açılsa mesela… AIWS desinler, hiç önemli değil, ben mutluysan kime ne? Tedavi etmeye çalışmasın aynılık sevdalısı doktorlar. Şaşıra şaşıra, heyecanlana heyecanlana farlılıklar kapısından geçsek ve birden rengarenk olsa dünya? Gök kuşağı gibi… Dört mevsim gibi… Farklılıkların coşkunluğu içinde süratle aksak yer yüzünden.

 

 

 

#KendineMuhalifYazılar

 

“Farklı”lar

 

Dilek

Yeni Dünya Sınırsızlıkları

Son Soru

Bir varmış, hep varmış

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun