30 Ağustos Zafer Bayramı, Zafer haftamıza gölge düşüren olaylar, Türk dilimiz üzerine, Sosyalist Güç Birliği, Türkiye – Yunanistan gerginliği

Bugün bütün gazeteleri aldım, hatta kimi yorumcuların ifade ettikleri; iktidara daha yakın basında bile Ata’mızın önderliğinde kazanılan destansı savaşın övgülerine tanık oldum…

Anıtkabir’deki törende Sayın Cumhurbaşkanı ve ana muhalefet başkanı Sayın Kılıçdaroğlu dahil hepsi törendeydi. Buradan anlaşılan bugüne kadar hiçbir konuda uzlaşamayanlar Ata’mız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün büyük zaferinin kutlanmasında bir araya gelebiliyorlar!!! 

En değerli arşivim Ata’mızla ilgili bilgi ve belgelerin olduğu arşividir; bu yıl bu çok zenginleşti.

Yine bir milli bayramda da Anıtkabir’e Erdoğan’ı selamlamak için gelenler avluda iken, Atatürk’ü ziyaret etmek isteyen millet ise dışarıda saatlerce bekletildi. Ülke kurucusu ile milletinin arasına neden engel konulur ve neden bu eziyet!

Benim için Zafer haftası 9 Eylül’e; ülkemize göz dikenler denize dökülene kadar devam edecektir. Bu büyük zaferin ülkemizde ve dünyadaki etkilerini yazmaya çalışacağım.

 

***

Zafer haftamıza gölge düşüren olaylar

a) Son günlerde bazı din adamlarının(!!!) söyledikleri; Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Ebubekir Sifil “Hilafet çağrısı yaptı, namaz kılmayanların öldürülebileceğini” söyleyebiliyor.

b) Aynı din adamı ülkemizdeki yazıları çok okunan Yılmaz Özdil için de “öldüklerinde camiye sokulmasın.” diyebildi. (Not bu kişilerin bu çağımıza yakışmayan sözlerinden daha fazla söz etmek istemiyorum.)

c) Bu şahısların sözlerine bugüne kadar ülkemizde genellikle gerici bir rejim olarak bilinen Suudi Arabistan’dan bir yanıt ile cevaplamak isterim. Suudi Arabistan’ın Kâbe-i Şerif imamı (bu ülkenin en önde gelen din adamı bizim ülkemizdeki diyanet işleri başkanın eş değeri olabilir.)  Salih el Talip bir hutbesinde, “Kadın ve erkeklerin birlikte konserde eğlenmeleri dini açıdan uygun değildir” sözleri üzerine yargılanarak 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı!!!

d) Yine Sedat Peker’in açıkladığı rüşvet dosyaları güne damgasını vurdu…

Televizyonda Anıtkabir’i ziyaret edenleri izliyorum yüzbinler Anıtkabir’e büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün mozolesine akın akın gidiyorlar. Çok mutluyum…

***

Türkçe; Wilson ilkelerinden Sevr antlaşmasına demografi (nüfus bilimi)

Bu yazı tarihçi Sinan Meydan tarafından 9 Mayıs 2022’de kaleme alınmıştır. Başta Hatay şehrimiz; çoğunluk Türkçe konuştuğu için Anavatana katılmıştır… Wilson’un Ermenilere sahip çıkmasıyla o bölgelerde; Ermenice çoğunluk olmamıştır ayrıca aynı sorun İzmir için gündeme getirilmişse de Türklerin ve Türkçenin çoğunluğu sayesinde İzmir anavatanımıza kavuşturulmuştur…

Şimdi Ata’mızın kazandığı büyük zaferden sonra bugün ülkemizde ve başta Hatay olmak üzere Türkçe ikinci dil olmuştur, özellikle İstanbul da pek çok yerleşim yerinde hemen hemen Türkçe tabelaya rastlamak bile mümkün değil.

***

Türkçe ile kazandığımız Ülkemizi Arapça, Afganca, Pakistanca ve diğer diller nedeni ile kaybedecek miyiz?

Bizim ülkemiz ülkelerindeki savaştan kaçan korkakların değil 100 yıl önce yurt dışında yaşar iken Anavatanına Kemal Paşa’nın kurtuluş destanına koşan yiğitlerin ülkesidir ki onlar daha çok genç yaşlarda yaşamlarını kaybetmişlerdir… Çiğiltepe’de Atamıza verdiği sözü yerine getiremediği için yaşamına son verenlerin ülkesidir.

Bu ülke erkeklerini, savaşa gönderen kadınlarımızın İnebolu’dan cepheye kağnılarla cephane taşıyan ve cephaneler yağmur yağınca ıslanmasın diye çocuğunun battaniyesini cephanenin üstüne örten kadınlarımızın ülkesidir. Böyle kahramanları olan bir ülkeden birkaç milyon dolar için vatandaşlık verilen bir ülke olamaz, olmamalı. Benim önerim şimdi altılı masaya; Bu para karşılığı verilen vatandaşlıkların tamamının yasal olmadığının savaşını verin de altılı masa değil altın masa olun!!!

***

Çok önemsediğim bir kuruluş; Sosyalist Güç Birliği; Türkiye Komünist Partisi, Sol Parti, Türkiye Komünist Hareketi ve Devrim Hareketinin oluşturduğu bir siyasi hareket;

Bu kuruluş belki ülkemiz için çok önemli (pek çok aydınımız desteklediğini basında paylaştı).

Bugün başta Latin Amerika olmak üzere (Büyük bir ihtimalle Brezilya’da sosyalist Lula da kazanacak.) ve pek çok Afrika ülkeleri de sosyalizme dönüşür iken bu kuruluş ülkemiz için belki de geç kaldı. Ben kendilerine yolunuz açık olsun diyorum ve bence öncelikle ülkemizde en çok ezilen Türk üreticilerine sahip çıkılmalı / çıkmalıyız…

***

Sayın Büyükelçimiz Onur Öymen’e açık mektup:

Siz son demecinizde Türkiye – Yunanistan gerginliğine NATO’nun arabulucu olmasını öneriyorsunuz. Sizin bu görüşünüze asla katılmıyorum. Önce şunu ifade edeyim. ABD Yunanistan’a çok fazla silah yardımı yapıyor. Adeta tüm Yunanistan ABD üssü oldu.

NATO ise ABD’nin silahlı örgütü… Yunanistan ve ABD’ye verilecek en önemli karar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tanınmasıdır. Siyasi gücünüzü bu konuya yoğunlaştırmanızı beklerim.

***

Bir sonraki yazımda;

Bugünkü yazımı sonlandırırken çok önem verdiğim iki konuyu 5 Eylül tarihine ertelemek zorunda kaldım.

1) Türkiye’mizdeki adı konmamış bir mücadeleye tanık oluyoruz; Kemalizm ile ABD’nin ülkemize dayattığı ılımlı İslam arasında her geçen gün Hegemonyasını kaybeden ABD bu mücadelesini kesinlikle kaybederken diğer tarafta Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün her gün küresel dünyada artan sevgi seli ile beslenmesi…

2) Çağımızın en büyük felaket küresel ısınma ve iklim krizi ve Türkiye ne yapmalı, ne gibi önlemler almalıyız?

Orhan Ayber, 30,08,2022

Bir cevap yazın ya da yorumda bulunun