Zerdüştlük

Kültürü, sanatı ve gelenekleriyle çok köklü bir geçmişi olan İran, Zerdüşt ve onun öğretisi Zerdüştlük’e de ev sahipliği yapmıştır. Zerdüşt’e atfedilen pek çok özellik İran’da edebiyatı geliştirdiği gibi Nietzsche, Voltaire gibi yazarlar da Zerdüşt’ten etkilenmiştir. Üç büyük semavi dindeki cennet – cehennem kıyamet melek ve şeytan gibi kavramlara sahip olan Zerdüştlük’ün hala saklı kalan yerleri var.

Zerdüştlük dininin kurucusu Zerdüşt ya da Zarathustra Antik Pers, yani günümüz İran ve çevre bölgelerinde yaşamış bir bilge ya da peygamberdi. Zerdüşt’ün eski İran’ın tanınmış ailelerinden Spitama’ya mensup olduğu babasının Pourushaspa annesinin de Dughova olduğu söylenmektedir. Yaşadığı tarihle ilgili olaraksa, ayrı teoriler bulunur. En yaygın olanı ise, milattan önce 660 yılında doğduğudur. İkinci teori M. Ö. 1768 üçüncüsü ise M. Ö. 6600 yılında doğduğudur. Bu dini şahsiyetin öğretileri Zerdüştlük adlı dini bir hareketin temeli haline gelir. Anlatılar Zerdüşt’ün yirmi yaşında on yıllık bir inzivaya çekildiği bu zaman zarfında doğayı dünyayı iyilik ve kötülüğü tanrıyı düşünüp irdelediği ve Zerdüştlük’ü de bunların temeline kurduğunu belirtir.

O güne değin İran bölgesinde çok tanrılı bir dinî yaşam vardı. Zerdüşt ise Eski İran’a tek ve aşkın bir varlığın olduğunu gösterir. Tanrı Ahura Mazda’ya ibadet, onun meleklerine saygı, iyilik gibi kavramlar Zerdüştlük’ün temelini oluşturur. Bu inanç sistemi maddi ve manevi kötülüklerden arınmak için gerektiğini, insanın dünya amacının bu olması gerektiğini de vurgular. Zerdüştlük tek tanrılı bir dinden bahsettiği için Zerdüştü’ü bir peygamber olarak görenler de vardır. Bunun yanında; şaman derviş olarak da görmüşlerdir. İran’ı önemli derecede etkileyen Zerdüştlük; cennet ve cehennemden ahiretten kişinin bu dünyada yaptıklarından ötürü sorgulanacağı bir başka dünya olduğundan bahseder.

Avesta eski İran dili Pehlevice ile yazılıp zamanla güncel İran Farsçasına çevrilir. Zerdüşt’ün yirmi yaşında ailesine karşı gelip onlardan ayrılması ve neticede inzivaya çekilmesi, insana dair pek çok kavramı uzun yıllar düşünmesi sonunda, onu Tanrı Ahura Mazda’ya yakınlaştırır. Bu inancın kutsal kitabı olan Avesta bunun sonucunda Zerdüşt’ün yazdığı ve ‘’Gatalar’’ denen dörtlüklerden meydana gelir. Aveta Zerdüştlük’ün temellerini anlatan belge niteliğindedir. Avesta 21 ciltten oluşmasına rağmen İskender’in işgali sonrası 17’si yok olur ve yalnızca 4 kitap kalır.

Ahriman’dır. İkisi arasında ve insanlar üzerinden giden iyi kötü savaşımı hesap günü geldiğinde Ahura Mazda’nın galibiyeti ile son bulacaktır. O zamana dek yaşayan herkesin iyiliğin safında olması gerekir. Zerdüştlük tek tanrılı bir inanç sistemi olarak ortaya çıksa da geçen uzun zamanlar, onun düalist bir yaklaşıma evrilmesine sebep olur.

Zerdüştlük inancındaki önemli değerlerin başında kadın – erkek eşitliği gelir. Zerdüşt inancının yaygın olduğu bölgelerde tek eşliliğin arttığı ve çok eşliliğin azaldığı görülür. İnsanlara iyiliğin safında toplanmalarını öğütleyen bu inanç sistemi; yoksullara cömert olma tembel olmayıp bir üretimde bulunma güleç ve misafirperver olma gibi değerleri esas alır. Köpek ve kedi temiz hayvanlar sayıldığı için kesilmesi öldürülmesi gibi her türlü zarar günah sayılır. Avesta’da belirtildiği üzere; şarkı ve şiir de Zerdüştlükte önemli bir yere sahiptir.

Zerdüştlükte ateş kutsal sayılır ve ‘’Kral’’ gibi yakıştırmalarla anılır. Özel bir dinî yere sahip olan ateşe saygı gösterilmesi gerekir. Din adamları da ibadet ve ritüeller esnasında ateşin kirlenmemesi için eldiven giyer ve ağızlarını bir mendil ile kaparlar. Ateşe gösterilen bu saygı gereği zaman içerisinde Zerdüştlerin ateşe tapanlar olduğunu düşünülür. Oysa kaynaklara göre ateşin yalnızca Tanrı Ahura Mazda’yı simgelemesidir.

Zerdüştlükte yıllık ve günlük ibadetler vardır. Günün belirli zamanlarında dualar okunur. Yıllık ibadetler ise dinî bayram ritüel ve özel günlerde uygulanması gereken ibadetlerdir. Bayramlar Maidhyoi-zaremaya (İlkbahar ortası) Paitishahya (Hasta bayramı) gibi isimlere sahiptir.

Zerdüşt’ün Avesta’da tanrıya seslendiği ve Gatalar olarak bilinen bölümden bir örnekle bir somutlaştırma yapalım: “Ey Mazda ne zaman insanlar aydınlığı görecek doğruluk kapısına koşacaklar? Ne zaman hikmetli sözlerinle murada erdirirsin onları? Ne zaman temiz huylu kimseler yardıma koşar? Umutluyum sevinç ve sabırla beklerim bana nasip edeceğini.”

Kaynak: Felsefe Düşünce

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun