Yeme, İçme, Çiftleşme

Mülteci ya da yalnız oy verdiği için bankasına her ay maaş yatan insanlarda, ahlaksızlıklar neden çok diye düşününce; YEME, İÇME, ÇİFTLEŞME üçlüsüne ulaştım.

Üretim yok, kitap okumak yok, iş yok!..

Ekmek elden su gölden, (bu ekonomik sıkıntılardan) hiç tasa yok!..

Dert yok, keder yok… Açlık yok, soğuktan donmak yok… Hiç sıkıntı yok!..

Yiyorlar, içiyorlar hatta nargilerine kadar dumanlanarak; akşama kadar da çiftleşme derdini tasa edip geziyorlar!..

Yeme içme için düşünmelerine gerek yok, çiftleşme dışında düşündükleri de yok… Onlar için gerek de yok!..

Virüs gibi her yere hızla yayılıyorlar, ürüyorlar, arta arta atmosferimizi kirletiyorlar!..

Laf çok, hadis çok, dedikodu çok, her şeye cevapları çok, saygısızlıkla dolu hadsiz söylemleri de çok!..

2 Arapça kelimeyle bilge sanılanları da var bunların, başka bildikleri de yok, bu yüzden uydurdukları da çok!..

Kendilerine göre dini de kolaylaştırmışlar, biatçıları da çok! Dogmatikler, makineleşmişler!..

Çevrelerinde bir tane üç haneli IQ’lu kimseleri de yok! Sorgulayanları da yok!..

Bunlar Yeme/sinler, İçme/sinler, Çiftleşme/sinler!..

Yorulduk, ziyadesiyle ziyan olanlara üzülmekten yorulduk artık!..

Defolsunlar! Hatta insanlık için intihar etsinler! Zarar vermesinler!..

***

Sabah kalkıyorlar kahvaltılarını yapıyorlar, evden çıkıyorlar; bir yerlere giderken kadınlara ya da çocuklara taciz edici bakışlarıyla rahatsız ediyorlar. Bir yerde oturup akşama kadar oturup, ona buna bakıyorlar, tek düşündükleri çiftleşme! Gözlerinden okunuyor sapıkların! Sonra eve geliyorlar yemeklerini yiyorlar, yallak çiftleşmeye…

Çoğu mülteci de damsız girdiği için içeri, sapıtarak suç işliyor; yalnız sınır dışı olan tek mülteci haberi görmedim!

Böylesi erkekler sapıtmayacak da kim sapıtacak? Taciz bunlardan çıkıyor, tecavüz bu kesimden, ensest ilişkiden çocuk istismar suçlarına kadar hep bu kesim suç işliyor!..

Ailelerindeki cinsel problemlerden toplum da zarar görüyor. Bu kafadaki zihniyetlerin yetiştirecekleri çocukların sağlıklı olması imkansız! Kadınları türbansızları suçlar, sapıtır. Çocukları büyür ailesinden gördüklerini uygular.

Adalette kanunlar da bu sapıklar ile çocukları evlendirmek yönünde işledi. Tecavüzcüsüyle hangi siyasetçi çocuğunu evlendirmiş de bu kanununa karar kılabilmiş? Bu acımasızlığa nasıl vicdanları el vermiş? Vicdan olmazsa adalet de olmuyormuş, yazık insanımıza!..

En çok çocuk istismarı yapan yaşlı hocalar, onlarında güçleri çocuklara yetiyor. Sokaklarda bile çocuklara sürtünerek geziyorlar. Diyelim bir hoca bir çocuk tecavüzüyle (çocuğun ailesi de fukara diyelim, mahalle baskısından korkup, namus belasından) evlendirildiği vakit, o çocuk korunmadan ne anlayacak, nüfus yapacak büyümeden! Peki sapık adam duracak mı birle, durmaz! Arap kafasında arttırmak isteyecek kadını, tecavüze devam ederse bir başka olayla da zamanla kanunlar çıkmaza girer, yeni kanunlar gerekir; çoklu evliliklerin önü açılır kadınlar mutsuz olur, ama oy için nüfus ürer! Bunca insanın ahına demokratik oy çoğunluğu değer mi derseniz, vicdan yok adalet aramayın!..

Tarikatler badelenenlerden ünlendi, kadınlarını kapı önlerinde bekleyen onursuz erkeklerden ünlendi. Eş cinsellik bunlar yüzünden arttı, eşcinsellere de bunlar suçlayarak yaşam alanı bırakmadılar (ne kadar ilginçtir ki badelenenen ile eşcinsel bir erkeğin yaşadıkları haz, birbirinin de aynıdır). Kerhaneler arttı, birçok kadın ve çocuk kayıp oldu! Eee, hani din hani ahlak? İnsanlık nerede?..

Hocalar da zıvanadan çıktı, günde 5 kez ezan okuyup yüksek maaş alıp, barınakları da veriliyor. Erken emekli olacak bu şahsiyetlere verilen imtiyazlar çok!.. Rahatlık çok, az iş çok boş zaman! Çocuk istismar suçlarına kadar suçları örtbas ediliyor!..

Mahallelerde Kuran bilenler, hocalık ile evlerinde kurs veriyor, sonra olaylar olaylar… Mahalle baskılarından korkan aileler çocuklarının istismara uğradığını söylemeye çekiniyor. Tecavüzcünün suçlanmadığı tecavüze uğrayanın haksız olduğu hakim algı oluştu. Ne kötü bir toplum olduk!..

***

Bunca çocuk istismarından da çocukların sağlıklı büyüme imkanları neredeyse yok! Ne geliyorsa fukaranın başına geliyor!.. Psikoloğa götürecek para da olmuyor, dertlerine çare bulacak insanlara da ulaşamıyorlar. Ötekileşiyor yavrucaklar!..

Birçok işsiz SSK’sına para yatıralamadığından hastalarıyla ya da kendileri (hasta olunca) hastanenin kapısından geçemezken, diğer maaşlı boş gezenlerin böyle tasaları yok… Özel hastaneye kadar beleş yaşıyorlar. Birçok mülteciye devlet barınak da sağlıyorken, bizim evsizimiz artıyor.

Bizim askerimiz Arap ülkelerinde soylarını bitirip şehit olup toprak altına girerken, mülteci Araplar toprak üstünde gezerken, kelle kesip nüfus üretiyor. Irkımızın gelecekteki nüfusu da tehlikeye giriyor. Suriyeliyi ferah yaşatıp, askerimizin şehit olmasına sebep olan kimselerin, şehitlik tepesini dolduruyor olmaları da ironik bir söylem!..

Şehit tepesinden dönen kim, Arap toraklarında ölen askerler vatan için savaşmadan nasıl şehit sayılıyorlar?

Bunlar rahat yaşıyor diye çocuklarımız evlere hapis ve biz kadınlara özgürlük yok!.. Zaten bu toplumda kadın olarak yaşam zor, üzerine saçmalıklar yüzünden baskı çok!..

Mülteciler, ülkelerinde adam keseceklerine kızlarımızı kesiyor! Biz şehit acısı yaşarken onlar, sadece çiftleşme derdi yaşıyor!

Günah işleyen çok, taktir varsa Allak’a kalmış! İnşallak cehennem vardır, inşallak! Yoksa mazallak!!!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun